önceki Hikmetler sonraki

Gördüğü zaman inanan Ebâ Bekr-i Sıddık'dır

Eski Türkçe Aslı (Latinize) Günümüze Aktarımı
HİKMET-42
Körgen zamân inangan Ebubekr sıddıkdurGördüğü zaman inanan Ebâ Bekr-i Sıddık'dır
Üstün bolup tayangan Ebubekr sıddıkdurÜstün olup dayanan Ebâ Bekr-i Sıddık'dır;
 
Munglaşkanda yığlagan kullukla bel bağlaganDertleşende ağlayan, kulluğa bel bağlayan,
İç bağrını dağlagan Ebubekir sıddıkdurİç bağrını dağlayan Ebâ Bekr-i Sıddık'dır;
 
Bir kavlidin kaytmagen sırrın hergiz aytmagenBir sözünden dönmeyen, sırrını asla demeyen,
Gafil bolup yatmagan Ebubekr sıddıkdurGafil olup yatmayan Ebâ Bekr-i Sıddık'dır;
 
Cân cânânege kavşurgen kızın koldın tapşurgenCan canana kavuşturan, kızını elden veren,
Kol kavşurup yalbargen Ebubekr sıddıkdurEl bağlayıp yalvaran Ebâ Bekr-i Sıddîk'dır;
 
Aytgen sözige yetken nefs u hevâdın ketgenDediği sözüne yeten, nefs ve hevadan giden,
Hak Resülnı berkitgen Ebubekr sıddıkdurHak Rasul'u güçlendiren Ebâ Bekr-i Sıddîk'dır;
 
Muhammedge kaynata kılgan emes heç hatâMuhammed'e kayınbaba, kılmış değil hiç hata,
Boynığa salğan futa Ebubekr sıddıkdurBoynuna koyan futa Ebâ Bekr-i Sıddık'dır;
 
Kul Hâce Ahmed kıl tasdik yâr-ı ğârıng kıl tefrikKul Hcra Ahmed tasdik eyte, mağara dostunu ayrı tut
Ariflikde bil sâdık Ebubekir sıddıkdurAriflikte bil sâdık Ebâ Bekr-i Sıddık'dır;
 
HİKMET-141
Tevbe kılıp Hakk'a yanğan âşıklarğaTevbe eyleyip Hakk'a yanan âşıklara
Uçmağ içre tört arığda şerbeti barCennet içinde dört pınarda şerbeti var.
Tevbe kılmay Hakka yanmağan gafillergeTevbe kılmayıp Hakk'a yanmayan gâfillere
Tar lahedde katığ azâb hasreti barDar kabirde sert azab hasreti var.
 
Uçmağ mülkin uman kullar tevbe kılsunCennet mülkünü uman kullar tevbe eylesin
Tevbe kılıp hazretige yavuk bolsunTevbe eyleyip Hazret'ine yakın olsun;
Hûr u kusûr ğılman vildân hâdim bolsunHûri kusûr, gılman, vildan hizmetçi olsun
Elvân elvân kiyer teşrif hil'atı barRengarenk giyer şeref kaftanı var.
 
Tevbe kılğan âşıklarğa nûrı erürTevbe eyleyen âşıklara nuru erer
Tüni küni sâim bolsa köngli yarurGece gündüz oruçlu olsa, gönlü ışır
Kaçan ölüp gorğa kirse gorı kengrürNe zaman ölüp kabre girse, kabri genişler;
Oğan İzim Rahim Rahmân rahmeti barKadir Rabb'im, Rahim, Rahman rahmeti var.
 
Tevbesizler bu dünyadın keçmez bilürTevbesizler bu dünyadan geçmez sanır
Ölüp barsa gor azâbın körmez bilürÖlüp gitse, kabir azabını görmez sanır
Kıyâmet kün tang arasât atmaz bilürKıyamete gün Arasat'ın tanı atmaz sanır
Heyhât heyhât nevha feryâd künleri barHeyhat-heyhat, feryad-figan günleri var.
 
Namaz roze tevbe üzre barğanlarğaNamaz, oruç, tevbe üzere varanlara,
Hak yolığa kirip kadem koyğanlarğaHakk yoluna girip adım atanlara
Uşbu tevbe birle anda barğanlarğaBu tevbe, ile oraya varanlara,
Yarlikanmış kullar birle suhbeti barBağışlanmış kullar ile sohbeti var.
 
Namaz birle rozeleri otın alarNamaz ile oruçları ateşini alır
Alem halkı süynüp anı Hak'dın tilerAlem halkı sevinip onu Hakk’dan diler
Kıyamet kün körüp anı alar tınglarKıyamet günü görüp onu onlar dinler
Ne kul ermiş bu saadet nusreti barNe kul imiş bu saadet, nusreti var.
 
Ol arığlar kimge turur bilgil anıO pınarlar kimedir, bil onu
Tevbe kılğan âşıklarğa içürür anıTevbe kılan âşıklara içirir onu;
Tevbesizler ol arığdın içmes ba veliTevbesizler o pınardan içmez suyu;
Anga içrür zehir zakküm şerbeti barOna içirir zehir-zakkum şerbeti var.
 
Kıyametni bir küni ellik ming yılça bolurKıyametin bir günü elli bin yıl kadar olur
Bu dünyanı sanıça bil neçe bolurBu dünyanın sayısı ile bil nice olur
Kıyamet kün yetmiş ming yıl otta kalurKıyamet günü yetmişbin yıl ateşte kalır
Tevbe kılgan kullar küymez mühleti barTevbe eyleyen kullar yanmaz mühleti var
 
Her kim Haknıng kulı bolsa Hakka yansunHer kim Hakk'ın kulu olsa, Hakk’a yansın
Hakka yanmaz özin degen narı barsunHakk'a yanmaz kendisi diyen ötye gitsin
Kul Hâce Ahmed neçük munda orun tabsunKul Hoca Ahmed nasıl burada makam bulsun;
Keçe kündüz korka turur heybeti barGece gündüz korka durur, korkusu var...
 
HİKMET-142
Hikmet birle ol ademdin bar eylediHikmet ile o yokluktan var eyledi;
On sekkiz ming kamuğ âlem hayrân erürOn sekiz bin cümle âlem hayrandır.
Kâlu belâ degen kullar uluş aldı"Kalû belâ" diyen kullar pay aldı;
Sükut etken kullar dini veyran erürSükut eden kulların dini virandır.
 
Hak te'âlâ imân âtâ kıldı bizgeHakk Teâlâ iman armağan eyledi bize;
Ol Mustafa Hak resûlı idi bizgeO Mustafa Hakk Rasûlu idi bize;
Dürûd aytsang kuvvet berür dinimizgeSalât-selâm söylesen, kuvvet verir dinimize;
Yok erse men kılğanlarım yalğan erürYok ise, benim yaptıklarım yalandır.
 
Evvel "elestü bi-rabbiküm" dedi HudâÖnce "elestü birabbikum?" dedi Hüda
"Kâlü belâ' deban rûhlar kıldı sedâ"Kalû belâ" diyerek ruhlar eyledi seda;
Yığlap keldik eşiğingge cümle gedâAğlayıp geldik eşiğine bütün kullar
Lutf eyleseng yüz ming âsi handan erürLutfeylesen, yüz bin âsi sevinçlidir.
 
Tevbe kılsam keçer mukin Kâdir ilâhTevbe eylesem, bağışlar mı Kadir İlâh;
Yok erse netküm anda men rû-siyâhYok ise ne yaparım orada, ben yüzü siyah;
Tangla barsam elk ayağ barça güvâhSabaha varsam, el ve ayak bütün tanık;
Hak kaşıda barça işler âsân erürHakk önünde bütün işler kolaydır.
 
Yığlamay mu ötti ömrüm eya şâhımAğlamayım mı, geçti ömrüm, ey sultanım;
Kabsab keldi karanğuluk çıkkıl mâhımKabsab geldi karanlık, çık ayım
Sendin özge yok penâhım tekyegahımSenden başka yok kurtarıcım, sığınağım;
Keçe kündüz tilegenim imân erürGece gündüz dilediğim imandır.
 
Ümmet üçün Resûl dâim kayğu yediÜmmet için Rasûl daima kaygı çekti
Tilep ümmet günâhını Hakdın aldıDileyip ümmet günahını Hakk’tan aldı;
Keçe kündüz kâim turdı Tengrim bildiGece gündüz namazda durdu, Tanrı’m bildi;
Tilde ümmetmen der dilde yalğan erürDilde ümmetim der, gönülde yalandır.
 
Ümmet bolsang Mustafâ'ğa peyrev bolğılÜmmet olsan, Mustafa'ya bağlı ol
Aytğanların cân u dilde sen hem kılğılDediklerini can ve gönülde sen de eyle
Keçe kâim kündüzleri sâim bolğılGece namazda, gündüzleri oruçlu ol
Çın ümmetni rengi misl-i saman erürGerçek ümmetin rengi tıpkı samandır.
 
Sünnetlerin mehkem tutup ümmet bolğılSünnetlerini sıkı tutup ümmet ol
Keçe kündüz dürüd aytıp ülfet bolğılGece gündüz salat-selâm söyleyip yakın ol
Nefsni tefip mihnet yetse râhat bolğılNefsi tepip mihnet yetse, rahat ol
Andağ âşık ikki közi giryân erürÖyle âşık iki gözü giryandır.
 
Kul Hâce Ahmed nefsdin müdâm suvâ bolğılKul Hoca Ahmed, nefsten daima ayrı ol
Küyüp pişib derdi birle eda bolğılKavrulup pişip derdi ile tamam ol
Keçe kündüz tınmay yığlap gedâ bolğılGece gündüz dinmeden ağlayıp kul ol
Derdin tartsang Hâce senden rızâ erürDerdini çeksen, Tanrı senden râzıdır...
 
HİKMET-143
Behişt duzah talaşur talaşmakda beyân barCennet cehennem çekişir, çekişmekte beyan var;
Duzah aytur: "Men artuk mende Fir’avn Hâmân bar"Cehennem der: "Ben üstün, bende Firavn, Hâmân var"
 
Behişt aytur: "Ne dersen sözni bilmey aytursanCennet der: "Ne dersin, sözü bilmez söylersin;
Sende Fir'avn bolsa mende Yusuf Ken'ân bar"Sende Firavn olsa, bende Yûsuf Kenân var."
 
Duzah aytur: "Men artuk bahil kullar mende barCehennem der: "Ben üstün, cimri kullar bende var
Bahillerning boynıda otluğ zencir-kişen bar"Cimrilerin boynunda ateşli zincir-kelepçe var."
 
Behişt aytur: "Men artuk peygamberler mende barCennet der: "Ben üstün, peygamberler bende var;
Peygamberler aldıda kevser u hûr u ğılmân bar"Peygamberler önünde Kevser, hûri-gılman var."
 
Duzah aytur: "Men artuk tersa, cuhûd mende barCehennem der: " Ben üstün, tersa, cuhûd bende var
Cuhûd, tersâ aldıda türlüg azâb-suzân bar"Cühud tersa önünde türlü azap-inleme var."
 
Behişt aytur: "Men artuk mü'min kullar mende barCennet der: "Ben üstün, mü'min kullar bende var;
Mü'minlerni aldıda türlüg ni'met-elvan bar"Müminlerin önünde türlü nimet-elvan var."
 
Duzah aytur: "Men artuk zâlim kullar mende barCehennem der: " Ben üstün, zâlim kullar bende var
Zâlimlerge berürge zehr ü zakkûm çendân bar"Zâlimlere vermeğe zehir, zakkum çokça var."
 
Behişt aytur: "Men artuk âlim kullar mende barCennet der: "Ben üstün, âlim kullar bende var
Alimlerni könglide âyet hadis Kur'an bar"Alimlerin gönlünde âyet, hadis, Kur'an var."
 
Duzah aytur: "Men artuk münâfıklar mende barCehennem der "Ben üstün, münafıklar bende var
Münâfıklar boynıda otdın işkel-kişen bar"Münafıklar boynunda ateşten tasma-kelepçe var. "
 
Behişt aytur: "Men artuk zâkir kullar mende barCennet der: "Ben üstün, zâkir kullar bende var
Zâkirlerni könglide zikr ü fikr-i Sübhân bar"Zâkirlerin gönlünde Sübhan'ın zikri ve fikri var."
 
Duzah aytur: "Men artuk binamazlar mende barCehennem der "Ben üstün, namazsızlar bende var
Bi-namâzlar boynıda yılan birle çıyan bar"Namazsızlar boynunda yılan ile çıyan var."
 
Behişt aytur "Men artuk didâr körmek mende barCennet derki: "Ben üstün, cemal görmek bende var
Didârın körsetürge Rahim atlığ Rahmân bar"Cemalini göstermeğe Rahim adlı Rahman var.
 
Duzah anda tek turdı behişt özrini aydıCehennem orada tek durdu, cennet özürünü söyledi,
Kul Hâce Ahmed ne bildi bildürgüvçi Yezdân barKul Hoca Ahmed ne bildi, bildirici Yezdan var...
 
HİKMET-144
Bişek biling bu dünyâ barça halkdın öter aŞüphesiz bilin, bu dünya bütün halktan geçer ha;
İnanmağıl mâlıngga bir kün koldın keter aİnanma malına, bir gün elden gider ha.
 
Ata-ana-karındaş kayan ketti fikir kılAta, ana, kardeşler nereye gitti, fikir eyle
Tört ayağlığ çûbın at bir kün senge yeter aDört ayaklı tahta at bir gün sana yeter ha.
 
Dünyâ üçün ğam yeme Hakk'dın özgeni demeDünya için gam yeme, Hakk'tan başkasını deme,
Kişi mâlını yeme sırât üzre tutar aKişi malını yeme, Sırat üzerinde tutar ha.
 
Ehl ü ayâl karındaş heç kim bolmaydır yoldaşÇoluk-çocuk, kardeş hiç kimse olmuyor yolda ş,
Merdâne bol ğarib baş ömring yel dek öter aYiğit ol garip baş, ömrün yel gibi geçer ha.
 
Kul Hâce Ahmed tâat kıl ömring bilmem neçe yılKul Hoca Ahmed ibadet eyle, ömrün bilmem kaç yıl,
Aslıng bilseng âb u gil yene gilge keter aAslını bilsen su ve toprak, yine toprağa gider ha...
 
MÜNACÂT
Münâcât eyledi Kul Hâce AhmedMünâcât eyledi Kul Hoca Ahmed;
İlâhi kıl bendengge rahmetAllah'ım eyle kuluna rahmet.
 
Garib Ahmed sözi hergiz karımazGarip Ahmed sözü aslâ eskimez;
Eger yer astığa kirse çirimezEğer yer altına girse, çürümez.
 
Yene mensûh bolup ol hâr bolmazYine mensuh olup o hâr olmaz;
Okuğan bendeler bimâr bolmazOkuyan bağlılar hasta olmaz.
 
Okuğanğa kılurman anda şefkatOkuyana eylerim orada şefkat;
Kıyâmet künide kılğum şefâatKıyamette eyleyim şefaat.
 
Hudâyım kılsa in'âm menge cennetAllah'ım eylese nasip bana cennet,
Okuğanlarnı kılurman men şefâatOkuyanlara eylerim şefaat.
 
Tileki her ne bolsa Tengri bergeyDileği her ne olsa Tanrı vere;
Muhabbet şevkini könglige salğayMuhabbet şevkini gönlüne koya.
 
Cemâlin körsetip PerverdigarımCemalini gösterip Perverdigâr'ım,
Özin yolığa salsun Bir ü BarımKendi yoluna koysun Bir ve Var'ım.
 
Hudâyım eylesün mahşerde hurremAllah'ım eylesin mahşerde sevinçli
Kıyâmet kün arığ Zât'ığa mahremKıyamet günü temiz Zâtına sırdaş.
 
Duâğa yarı berse her müsülmânDuaya katılıverse her müslüman,
Öler vaktda eltgey nûr-ı imânÖlür vaktinde götürür iman nuru.
 
Meni hikmetlerim âlemğe tolğanBenim hikmetlerim âleme dolan;
İşitmey her kim ölse kılğay ermânİşitmeden her kim ölse, eyler arzu.
 
Meni hikmetlerim derdlikke dermânBenim hikmetlerim dertliye derman;
Kişi boy eltmese ol yolda kalğanKişi pay götürmese, o yolda kalan.
 
Meni hikmetlerim âlemde destânBenim hikmetlerim âlemde destan;
Ruhum, kelse kılur sohbetni bostânRuhum gelse, eyler sohbeti bostan.
 
Meni hikmetlerim kân-ı hadisdürBenim hikmetlerim hadis hazinesidir
Kişi boy eltmese bilgil habisdürKişi pay götürmese, bil habistir.
 
Meni hikmetlerim talibni rızkıBenim hikmetlerim talibin rızkı
Eger çendiki bolsa cürmü fikriEğer binlerce olsa cürmü, fikri.
 
Meni hikmetlerim fermân-ı sübhânBenim hikmetlerim Sübhan'ın fermanı
Okup bilseng heme mana-ı Kur'anOkuyup bilsen, hepsi Kurân'ın anlamı.
 
Meni hikmetlerim âlemde sultanBenim hikmetlerin âlemde sultan;
Kılur bir lahzada çölni gülistânEyler bir anda çölü gül bahçesi.
 
Meni hikmetlerim şevk-i muhabbetBenim hikmetlerim muhabbetin şevki,
Közini yaşığa kılğay tahâretGözünün yaşına eyleye teharet.
 
Namazığa Resûlullâh imâmıNamazına Resulullah imamı;
Anı kavmi melâyikler tamâmıOnun soyu melekler tamamı.
 
Şikestelik birle kılğan namâzıKırılmışlık ile kıldığı namazı,
Kabul bolğay anı Hakk'a niyâzıKabul olur onun Hakk’a niyazı.
 
Meni hikmetlerim âşıkka aytıngBenim hikmetlerimi âşığa söyleyin
Dili âine dek sâdıkka aytıngGönlü ayna gibi sadıka söyleyin.
 
Heme kor u ker ü bâtını gezâfTamamı kör, sağır, bâtını boş;
Tamâm iklimni kezdim tapmadım sâfBütün iklimi gezdim, bulmadım sâf.
 
Meni hikmetlerim sarrâfğa aytıngBenim hikmetimi sarrafa söyleyin;
Hudâyım bâ-kerem Vehhâb'ğa aytıngAllah'ım, Kerem sahibi Vehhabâ söyleyin.
 
Adâlet pâdşahı bir atı sâdıkAdalet padişahı, bir adı sâdık;
Kılur bir lahzada vaslığa lâyıkEyler bir anda vaslına lâyık.
 
Meni hikmetlerim nâdân işitmesBenim hikmetlerimi cahil işitmez;
Dîli köngli kara pendimni almasGönlü-kalbi kara, öğüdümü almaz.
 
Hatâdın bi-haber Allâh'ğa münkirHatadan habersiz; Allah’a inkarcı
Edebsiz bi-edeb dünyâda bi-pirEdepsiz, hayasız, dünyada pirsiz.
 
Hatını bitse her kim nesr bitsünYazısını yazsa her kim, nesir yazsın;
Veli nesri bitip maksudğa yetsünNesirle yazarak maksada yetsin.
 
Dini imânı yok İslâmı veyranDini, imanı yok, İslâmı viran;
Kıyâmet tangı atsa yolda kalğanKıyamet tanı atsa, yolda kalan.
 
Pir-i kâmilni körmey şeyh-i Sen'ânPir-i kâmil’i görmeden Şeyh-i Şan'an,
Hudâ kılmas kabûl okusa Kur'anAllah eylemez kabul, okusa Kur'an.
 
Özini şeyh alur kölbârı hâliKendini şeyh sanır, torbası boşmuş;
Yigirme beşke yetmey anı aliYirmi beşe yetmeden onun yaşı.
 
Nasihatlar kılur pir ü cevannıNasihatlar eyler yaşlı ve gence;
Özi fehm etmeyin yahşı yamannıKendisi ayırd etmeden iyi-kötüyü.
 
Alarnı sözleri zalimi zaldurOnların sözleri zalimi saldır,
Şeriat ehli bu eldin hicaldurŞeriat ehli bu gibilerden utanır.
 
İnansun dep munı bir neçe bi-aklİnansın diye bunu bir nice akılsız
Kılurlar evliyâlardın munı naklEylerler velilerden bunu nakil.
 
Koyup dâmın güzergâhlarğa bi-pirKoyup tuzağını geçitlere pirsiz.
Tili mekr ü hile kılğanı tezvirDili yalan ve hile, yaptığı tezvir.
 
Anı mekri erür şeytândın a'lâOnun hilesi olur şeytandan üstün
Kobar yüzi mahşerde tanglaKalkar yüzü kara mahşerde tanla.
 
Alarnı körmengiz yüzini hergizOnların görmeyin yüzünü asla
Anıng dek lanetidin eyleng perhizOnun gibi lânetliden eyleyin perhiz.
 
Zebân-ı hâl ile amânı ayttımHal dili ile ben görmezi söyledim
Hakikat söz birle câhilni sögtimHakikat söz ile cahili çekiştirdim.
 
Eger âlim bolsa cânım tasaddukEğer alim olsa, canım sadaka
Dürr ü gevher sözümni işitip okİnci ve cevher sözümü işitip anla.
 
Dürr ü gevher sözin âlemge saçsaİnci ve cevher sözünü aleme saçsa,
Okup oksa kelâm-ı Haknı açsaOkuyup anlasa, Hakk'ın kelamı'nı açsa.
 
Oşal âlimge cân kurbân kılurmanO âlime can kurban eylerim;
Tamâmî hânumân ihsân kılurmanBütün ev-barkımı ihsan kılarım.
 
Kanı âlim kanı âmil yârânlarHani âlim, hani amel işleyen dostlar?
Hudâdın sözlese siz cân beringlerAllah'dan söz etse, siz can veriniz.
 
Çın âlim yastukın taştın yarattıGerçek âlim yastığını taştan yaptı
Nime oktı anı âlemğa ayttıNe anladı onu âleme söyledi.
 
Özini bildi erse Hakk'nı bildiKendini bildi ise, Hakk'ı bildi;
Hudâdın korktı yu insafğa keldiAllah'dan korktu ve insafa geldi.
 
Meni hikmetlerim dânâ işitsünBenim hikmetlerimi bilgin işitsin;
Sözüm destân kılıp maksudga yetsünSözümü destan eyleyip maksada yetsin.
 
Meni hikmetlerim feri yu kavliBenim hikmetlerim fiili veya kavli
Dili könglide bolsa, zikri MevliKâlbi gönlünde olsa Mevla’nın zikri.
 
Meni hikmetlerim bir pîr-i kâmilBenim hikmetlerim bir pir-i kâmil;
Kayu bende Hudâğa bolsa mâyilHangi kul Allah'a olsa mail.
 
Meni hikmetlerim hoblarga aytıngBenim hikmetlerimi çok kişilere söyleyin
Dua tekbir kılıp rahmetge batıngDua-tekbir eyleyip rahmete batın.
 
Meni hikmetlerin pîr-i zeberdestBenim hikmetlerim kudretli bir pir;
İşitkenler bolur bi-huş u sermestİşitenler olur sarhoş ve şuursuz.
 
Tiring bolsa cehânda hâr bolmazDiri olsa cihanda hâr olmaz;
Okuğan bendeler bimâr bolmazOkuyan bağlılar hasta olmaz..
 
Kıyâmetde anga hâdi bolurmanKıyamette ona yol gösterici olurum;
Eger derdlig bolsa dâru bolurmanEğer dertli olsa, dermanı olurum.
 
Eger yüz yıl ömr körse karımazEğer yüz yıl gösterici olurum
Eger yer astığa kirse çirimezEğer yer altına girse, çürümez.
 
Hudâ kılğay anı duzahdın âzâdAllah eyleye onu cehennemden âzad;
Behişt-i câvidânda eylegey şâdEbedi cennetinde eyleye şâd.
 
Eğer hikmet okusa eyyühennasEğer hikmet okusa insanlar
Erür ferzend menge ol talib-i hasOlur oğul bana o has talib.
 
Eşitip hikmetimni goşğa alğanİşitip hikmetimi kulağa alan
Atâ kılğay öler vaktıda imânArmağan eyler ölür vaktinde iman.
 
Yesevi hikmetin dânâ işitsünYesevi, hikmetini bilgin işitsin;
İşitgenler hemme maksudga yetsünİşitenler bütün maksada yetsin.
 
Cevâhir kânıdın bir nükte alsunMücevher hazinesinden bir parça alsın;
İşitmegen barı hasretde kalsunİşitmeyen hepsi hasrette kalsın.
 
Kişi hikmet işitse cânı birleKişi hikmet işitse canı ile,
Çıkar canı anı imânı birleÇıkar canı onun imanı ile.
 
Kulakğa almağay bu sözni nadânKulağa almazsa bu sözü cahil
Anı âdem deme ol cins-i hayvânOna insan deme; o hayvan soylu.
 
Hudâyım sözidin çıkkan bu hikmetAllah'ım sözünden çıkan bu hikmet,
İşitkenge yağar bârân-ı rahmetİşitene yağar rahmet yağmuru.
 
Meni hikmetlerim kim tutsa mehkemBenim hikmetimi kim tutsa sıkı
Hudâ kılğay anı elbette bi-gamAllah eyleye onu elbette gamsız.
 
Kirer cennet içige şad u handânGirer cennet içine şen-şakrak
Hudâyım eylegey mesrur u şâdânAllah'ım eyleye sevinçli ve neşeli.
 
Meni hikmetlerim Hak'nı senâsıBenim hikmetlerim Hakk'ın övgüsü
Muhabbet ehlini derdi devâsıMuhabbet ehlinin derdinin devası.
 
Meni hikmetlerim kend u aseldürBenim hikmetlerim şeker ve baldır
Hemme sözler içinde bi-bedeldürBütün sözler içinde baha biçilmezdir.
 
Meni hikmetlerim inâm-ı AllahBenim hikmetlerim Allah'ın nimeti
Seher vaktda dese "estağfirullah"Seher vaktinde dese, "estağfirullah".
 
Anı şeytân-lâin tutmas yolınıOnun lanetli şeytan tutmaz yolunu;
Muhammed Mustafa alğay kolınıMuhammed Mustafa alır elini.
 
Peygamber ümmetim deb mehri tavlarPeygamber ümmetim deyip mehri ister
Azazilni Hüdayım özin kavlarŞeytanın Allah'ım kendisini yakalar.
 
Meni hikmetlerim derdsizge aytmangBenim hikmetlerimi dertsize söylemeyin;
Bahâsız gevherim nâdânğa satmangBaha biçilmez cevherimi cahile satmayın.
 
Yesevi hikmetin kadrine yetkilYesevi hikmetinin değerini anla,
Hum-ı ışkdın meyni bir katre tatkılAşk küpünden meyi bir damla tad.
 
Hum-ı ışkdın kişi bir katre tatgayAşk küpünden kişi bir damla tadınca
Hüdanı vaslıga bir yola batgayAllah'ın vaslına bir yola batar...
 
Soru ve tavsiyeleriniz için: İletişim