Türk Bitig: Haydar Baba'ya Selam

Haydar Baba'ya Selam

Azerbaycan-İran coğrafyasında konuşulan Türkçe'nin en güzel şiir örneklerinden biri şüphesiz ki Tebrizli Muhammed Şehriyar'ın "Haydar Baba'ya Selam" şiiridir. Mutlaka okuyalım, okutalım.

    Not: Şair, doğup büyüdüğü,Tebriz'e bağlı Hoşgenab köyünden ayrı kalmıştır. Bu şiirinde, uzun yıllar sonra çocukluk anıları ve köyünün özlemiyle, köyünde bulunan "Haydar Baba Dağı"na seslenmektedir. Şiirde sıkça geçen "kend/kent" kelimesi bizdeki "köy" manasına gelir.

Şairin kendi sesiyle Haydar Baba



Haydar Baba'ya Selam
Azerbaycan-İran Türkiye
Heyder Baba, ıldırımlar şakanda,Haydar Baba, yıldırımlar çakanda,
Seller, sular şakkıldayıb akanda,Seller, sular şakıldayıp akanda,
Kızlar ona saf bağlayıb bakanda,Kızlar ona saf bağlayıp bakanda,
Selâm olsun şevkatize, elize,Selâm olsun şevketinize, elinize,
Menim de bir adım gelsin dilize.Benim de bir adım gelsin dilinize.
 
Heyder Baba, kehliklerin uçanda,Haydar Baba, kekliklerin uçanda,
Kol dibinden dovşan kalkıb, kaçanda,Çalı dibinden tavşan kalkıp, kaçanda,
Bahçaların çiçeklenib açanda,Bahçaların çiçeklenip açanda,
Bizden de bir mümkün olsa, yâd ele,Bizden de bir mümkün olsa, yâd eyle,
Açılmayan ürekleri şâd ele.Açılmayan yürekleri şâd eyle.
 
Bayram yeli çardakları yıkanda,Bayram yeli çardakları yıkanda,
Novruz gülü, kar çiçeği çıkanda,Nevruz gülü, kar çiçeği çıkanda,
Ağ bulutlar köyneklerin sıkanda,Ak bulutlar köyneklerini sıkanda,
Bizden de bir yâd eyleyen sağ olsun,Bizden de bir yâd eyleyen sağ olsun,
Derdlerimiz koy dikkelsin dağ olsun.Dertlerimiz koy dikelsin dağ olsun.
 
Heyder Baba, gün dalıvı dağlasın,Haydar Baba, gün sırtını dağlasın,
Üzün gülsün, bulakların ağlasın,Yüzün gülsün, bulakların ağlasın,
Uşaklarun bir deste gül bağlasın,Uşakların bir deste gül bağlasın,
Yel gelende ver getirsin bu yana,Yel gelende ver getirsin bu yana,
Belke menim yatmış bahtım oyana.Belki benim yatmış bahtım uyana.
 
Heyder Baba, senin üzün ağ olsun,Haydar Baba, senin yüzün ak olsun,
Dört bir yanın bulak olsun, bağ olsun,Dört bir yanın bulak olsun, bağ olsun,
Bizden sora senin başın sağ olsun,Bizden sonra senin başın sağ olsun,
Dünya kazov-kader, ölüm-itimdi,Dünya kazov-kader, ölüm-yitimdir,
Dünya boyu oğulsuzdu, yetimdi.Dünya boyu oğulsuzdu, yetimdir.
 
Heyder Baba, yolum senden keç oldu,Haydar Baba, yolum senden ayrı oldu,
Ömrüm keçdi, gelenmedim geç oldu,Ömrüm geçdi, gelemedim geç oldu,
Heç bilmedim gözellerin neç oldu,Hiç bilmedim gözellerin niçe oldu,
Bilmezidim döngeler var, dönüm var,Bilmez idim döngeler var, dönüm var,
İtginlik var, ayrılık var, ölüm var.Yitginlik var, ayrılık var, ölüm var.
 
Heyder Baba, igit emek itirmez,Haydar Baba, yiğit emek yitirmez,
Ömür geçer efsus bere bitirmez,Ömür geçer esef bere bitirmez,
Nâmerd olan ömrü başa yetirmez,Nâmert olan ömrü başa yetirmez,
Biz de vallah unutmarık sizleri,Biz de vallah unutmarık sizleri,
Görenmesek helâl edin bizleri.Göremezsek helâl edin bizleri.
 
Heyder Baba, Mir Ejder seslenende,Haydar Baba, Mir Ejder seslenende,
Kend içine sesden-köyden düşende,Kent içine sesden-küyden düşende,
Aşık Rüstem, sazın dillendirende,Aşık Rüstem, sazını dillendirende,
Yadındadır ne hövlesek kaçardım,Yadındadır ne hövlesek kaçardım,
Kuşlar tekin kanad çalıb uçardım.Kuşlar tekin kanat çalıp uçardım.
 
Şengülava yurdu, aşık alması,Şengülava yurdu, aşık elması,
Gâh da gedib orda konak kalması,Kâh da gidip orda konak kalması,
Daş atması, alma-heyva salması,Taş atması, elma-ayva salması,
Kalıb şirin yuhu kimin yadımda,Kalıp şirin uyku gibi yadımda,
Eser koyub, ruhumda her zadımda.Eser koyup, ruhumda her zadımda.
 
Heyder Baba, Kuru gölün kazları,Haydar Baba, Kuru gölün kazları,
Gediklerin sazak çalan sazları,Gediklerin ıslık çalan sazları,
Ket kövşenin payızları, yazları,Kent-köycenin baharları, yazları,
Bir sinema perdesidir gözümde,Bir sinema perdesidir gözümde,
Tek oturub, seyr ederem özümde.Tek oturup, seyr ederem özümde.
 
Heyder Baba, Karaçemen caddası,Haydar Baba, Karaçimen caddesi,
Çovuşların geler sesi, sedası,Çavuşların gelir sesi, sedası,
Kerbelâ’ya gedenlerin kadası,Kerbelâ’ya gidenlerin kazası,
Düşsün bu aç, yolsuzların gözüne,Düşsün bu aç, yolsuzların gözüne,
Temeddünün uyduk yalan sözüne.Medeniyetin uyduk yalan sözüne.
 
Heyder Baba, şeytan bizi azdırıb,Haydar Baba, şeytan bizi azdırıp,
Mehebbeti üreklerden kazdırıb,Muhabbeti yüreklerden kazdırıp,
Kara günün ser-nüviştin yazdırıb,Kara günün alın yazısını yazdırıp,
Salıb halkı bir-birinin canına,Salıp halkı bir-birinin canına,
Barışığı beleşdirib kanına.Barışığı bulaştırıp kanına.
 
Göz yaşına bakan olsa, kan akmaz,Göz yaşına bakan olsa, kan akmaz,
İnsan olan hancer beline takmaz,İnsan olan hancer beline takmaz,
Amma hayıf, kör tutduğun burakmaz,Amma hayıf, kör tutduğunu burakmaz,
Behiştimiz cehennem olmakdadır,Cennetimiz cehennem olmakdadır,
Ziheccemiz meherrem olmakdadır.Zilhiccemiz Muharrem olmakdadır.
 
Hazan yeli yarpakları tökende,Hazan yeli yarpakları dökende,
Bulut dağdan yenib kende çökende,Bulut dağdan inip kente çökende,
Şeyhülislam gözel sesin çekende,Şeyhülislam güzel sesini çekende,
Nisgilli söz üreklere deyerdi,Nisgilli söz yüreklere değerdi,
Ağaçlar da Allah’a baş eyerdi.Ağaçlar da Allah’a baş eğerdi.
 
Daşlı bulak daş-kumunan dolmasın,Taşlı bulak daş-kum ile dolmasın,
Bahçaları saralmasın, solmasın,Bahçaları sararmasın, solmasın,
Ordan keçen atlı susuz olmasın,Ordan keçen atlı susuz olmasın,
Deyne bulak, hayrın olsun, akarsan,Deyin ey! bulak, hayrın olsun, akarsan,
Ufuklara humar-humar bakarsan.Ufuklara kumar-kumar bakarsan.
 
Heyder Baba, dağın daşın seresi,Haydar Baba, dağın daşın seresi,
Kehlik okur, dalısında feresi,Keklik okur, dalısında feresi,
Kuzuların ağı, bozu, karası,Kuzuların akı, bozu, karası,
Bir gedeydim dağ-dereler uzunu,Bir gideydim dağ-dereler uzunu,
Okuyaydım: 'Çoban, kaytar kuzunu'.Okuyaydım: 'Çoban, kaytar kuzunu'.
 
Heyder Baba, Sulu yerin düzünde,Haydar Baba, Sulu yerin düzünde,
Bulak kaynar çay çemenin gözünde,Bulak kaynar çay çimenin gözünde,
Bulakotu, üzer suyun üzünde,Bulak otu, yüzer suyun yüzünde,
Gözel kuşlar ordan gelib keçerler,Güzel kuşlar ordan gelip geçerler,
Halvetleyib bulakdan su içerler.Halvetleyip bulaktan su içerler.
 
Biçin üstü sünbül biçen oraklar,Biçin üstü sümbül biçen oraklar,
Ele bil ki, zülfü darar daraklar,Öyle bil ki, zülfü tarar taraklar,
Şikarçılar bildirçini soraklar,Avcılar bıldırcını soraklar / ararlar,
Biçinçiler ayranların içerler,Biçiçiler ayranların içerler,
Bir huşlanıb, sondan durub biçerler.Bir hoşlanıb, sonra durup biçerler.
 
Heyder Baba, kendin günü batanda,Haydar Baba, kentin günü batanda,
Uşakların şamın yeyib yatanda,Uşakların [ak]şamın yiyip yatanda,
Ay bulutdan çıkıb kaş-göz atanda,Ay buluttan çıkıp kaş-göz atanda,
Bizden de bir sen onlara kıssa de,Bizden de bir sen onlara kıssa de,
Kıssamızdan çoklu gam u gussa de.Kıssamızdan çoklu gam ve husa de.
 
Karı nene gece nağıl deyende,Karı/yaşlı nene gece masal diyende,
Külek kalkıb kap-bacanı döyende,Yel çıkıp kapı-bacanı dövende,
Kurd keçinin Şengülüsün yeyende,Kurt keçinin yavrusunu yiyende,
Men kayıdıb bir de uşak olaydım,Ben de dönüp bir de uşak olaydım,
Bir gül açıb ondan sora solaydım.Bir gül açıp ondan sonra solaydım.
 
‘Emmecan’ın bal bellesin yeyerdim,‘Emmecan’ın bal bükmesini yerdim,
Sondan durub üs donumu geyerdim,Sonra durup üst donumu giyerdim,
Bahçalarda tiringeni deyerdim,Bahçalarda tiringeni derdim,
Ay özümü o ezdiren günlerim,Ay özümü o ezdiren günlerim,
Ağac minib, at gezdiren günlerim.Ağac binip, at gezdiren günlerim.
 
Heçi hala çayda paltar yuvardı,Heçi hala çayda paltar yuvardı,
Memmed Sadık damlarını suvardı,Mehmed Sadık damlarını suvardı,
Heç bilmezdik dağdı, daşdı, divardıHeç bilmezdik dağdı, taşdı, duvardı
Her yan geldi, şıllak atıb aşardık,Her bir yana şıllak atıp aşardık,
Allah, ne koş, gamsız-gamsız yaşardık.Allah, ne hoş, gamsız-gamsız yaşardık.
 
Şeyhülislam münâcatı deyerdi,Şeyhülislam münâcatı der idi,
Meşed Rahim lebbâdeni geyerdi,Meşed Rahim lebbâdeni giyerdi,
Meşdâceli bozbaşları yeyerdi,Meşdâceli bozbaşları/nohutları yer idi,
Biz hoş idik, hayrat olsun, toy olsun,Biz hoş idik, hayrat olsun, toy olsun,
Fark eylemez, her n’olacak, koy olsun.Fark eylemez, her n’olacak, koy olsun.
 
Melik Niyaz verendilin salardı,Melik Niyaz tüfeğini salardı,
Atın çapıb kıykacıdan çalardı,Atını çapıp kıykacıdan çalardı,
Kırkı tekin gedik başın alardı.Kırgı/şahin değin gedik başın alardı.
Dolayıya kızlar açıb pencere,Dolayıda kızlar açıp pencere,
Pencerelerden ne gözel menzere.Pencerelerden ne güzel manzara.
 
Heyder Baba, kendin toyun tutanda,Haydar Baba, kentin düğün tutanda,
Kız gelinler hena, pilte satanda,Kız gelinler kına, fitil satanda,
Bey geline damdan alma atanda,Bey geline damdan elma atanda,
Menim de o kızlarında gözüm var,Benim de o kızlarında gözüm var,
Aşıkların sazlarında sözüm var.Aşıkların sazlarında sözüm var.
 
Heyder Baba, bulakların yarpızı,Haydar Baba, bulakların yarpızı,
Bostanların gülbeseri, karpızı,Bostanların gülbeseri, karpuzu,
Çerçilerin ağ nebatı sakkızı,Çerçilerin ak nebati sakızı,
İndi de var damağımda, dad verer,Şimdi de var damağımda, tat verir,
İtgin geden günlerimden yad verer.Yitgin giden günlerimden yad verir.
 
Bayram idi gece kuşu okurdu,Bayram idi gece kuşu okurdu,
Adaklı kız bey çorabın tokurdu,Adaklı kız bey çorabını dokurdu,
Herkes şalın bir bacadan sokurdu,Herkes şalını bir bacadan sokardu,
Ay ne gözel kaydadı şal sallamak,Ay ne güzel kaideydi şal sallamak,
Bey şalına bayramlığın bağlamak.Bey şalına bayramlığını bağlamak.
 
Şal istedim men de evde ağladım,Şal istedim ben de evde ağladım,
Bir şal alıb tez belime bağladım,Bir şal alıp tez belime bağladım,
Gulam gile kaçdım, şalı salladım,Gulam gile kaçtım, şalı salladım,
Fatma hala mene çorab bağladı,Fatma hala bana çorap bağladı,
Han nenemi yada salıb ağladı.Han ninemi yada salıp ağladı.
 
Heyder Baba, Mirzemmed’in bahçası,Haydar Baba, Mirzemmed’in bahçası,
Bahçaların turşa şirin alçası,Bahçaların turşu-şirin alçası/eriği,
Gelinlerin düzmeleri, tahçasıGelinlerin düzmeleri, tahçası
Hey düzüler gözlerimin refinde,Hey düzülür gözlerimin rafında,
Heyme vurar hatıralar sefinde.Çadır kurar hatıralar safında.
 
Bayram olub, kızıl palçık ezerler,Bayram olup, kızıl balçık ezerler,
Nakış vurub, otakları bezerler,Nakış vurup, odaları bezerler,
Tahçalara düzmeleri düzerlerTahçalara düzmeleri düzerler
Kız-gelinin fındıkçası, henası,Kız-gelinin fındıkçası, kınası,
Heveslener anası, kaynanası.Heveslenir anası, kaynanası.
 
Bakıçının sözü, sovu, kağızıBakıçının sözü, savı, kağıdı
İneklerin bulaması, ağızı,İneklerin bulaması, ağızı,
Çerşenbenin girdekânı, möviziÇarşambanın cevizi kuruüzümü
Kızlar deyer: “Atıl-matıl, çerşenbe,Kızlar der ki: “Atıl-matıl, çarşamba,
Ayna tekin bahtım açıl, çerşenbe”.Ayna değin bahtım açıl, çarşamba”.
 
Yumurtanı göyçek, güllü boyardık,Yumurtayı güzel, güllü boyardık,
Çakkışdırıb sınanların soyardık,Çakıştırıp kırılanı soyardık,
Oynamakdan birce meğer doyardık,Oynamaktan birce meğer doyardık,
Eli mene yaşıl aşık vererdi,Eli bana yeşıl aşık vererdi,
İrza mene novruz gülü dererdi.Rıra bana Nevruz gülü dererdi.
 
Novruz Ali hermende vel sürerdi,Nevruz Ali harmanda düven sürerdi,
Kâhdan enib küleşlerin kürerdi,Bazen inib samanları kürerdi,
Dağdan da bir çoban iti hürerdi,Dağdan da bir çoban iti ürerdi,
Onda gördün ulak ayak sahladı,O-anda gördün eşek ayak sakladı/durdu,
Dağa bakıb kulakların şahladı.Dağa bakıp kulaklarını şahladı.
 
Akşam başı nahırçılar gelende,Akşam başı çobanlar gelende,
Kodukları çekib, vurardık bende,Sıpaları çekip, vurardık bende,
Nahır keçib gedib yetende kende,Sürü geçip gidip varınca kente,
Heyvanları çılpak minib kovardık,Hayvanlara çılpak binib kovardık,
Söz çıksaydı, sine gerib sovardık.Söz çıksaydı, sine gerib savardık.
 
Yaz gecesi çayda sular şarıldar,Yaz gecesi çayda sular şarıldar,
Daş kayalar selde aşıb, karıldar,Taş kayalar selde aşıp, karıldar,
Karanlıkda kurdun gözü parıldar,Karanlıkta kurdun gözü parıldar,
İtler gördün, kurdu seçib ulaşdı,İtler gördün, kurdu seçip ulaştı,
Kurd da gördün, kalkıb gedikden aşdı.Kurt da gördün, kalkıp gedikten aştı.
 
Kış gecesi tövlelerin otağı,Kış gecesi tövlelerin otağı,
Kentlilerin oturağı, yatağı,Kentlilerin oturağı, yatağı,
Buharıda yanar odun yanağı,Buharıda yanar odun yanağı,
Şebçeresi, girdekânı, iydesi,Şebçeresi, cevizi, iğdesi,
Kendi basar gülüb-danışmak sesi.Kenti basar gülüp-konuşmak sesi.
 
Şücâ haloğlunun Baki savgati,Şücâ hala oğlunun Bakü hediyesi,
Damda kuran samavarı, söhbeti,Damda kurar semaveri, sohbeti,
Yadımdadı şestli keddi, kameti,Yadımdaydı şestli keddi, kameti,
Cünemmegin toyu döndü, yas oldu,Genç ölenin toyu/düğünü döndü, yas oldu,
Nene Kız’ın baht aynası kâs oldu.Nene Kız’ın baht aynası kâs oldu/kırıldı.
 
Heyder Baba, Nene Kızın gözleri,Haydar Baba, Nene Kızın gözleri,
Rakşende’nin şirin-şirin sözleri,Rakşende’nin şirin-şirin sözleri,
Türki dedim, okusunlar özleri,Türkçe dedim/yazdım, okusunlar özleri,
Bilsinler ki, adam geder ad kalar,Bilsinler ki, adam gider adı kalır,
Yahşı-pisden ağızda bir dad kalar.Iyi-kötü ağızda bir tat kalır.
 
Yaz kabağı gün güneyi döyende,Yaza doğru gün[eş] güneyi dövende,
Kend uşağı kar güllesin sövende,Kent uşağı kar güllesini sövende,
Kürekçiler dağda kürek züvende,Kürekçiler dağda kürek çekende,
Menim ruhum ele bilin ordadır,Benim ruhum öyle bilin ordadır,
Kehlik kimi batıb kalıb, kardadır.Keklik gibi batıp kalıp, kardadır.
 
Karı Nene uzadanda işini,Karı/yaşlı nene uzatanda işini,
Gün bulutdan eyirerdi teşini,Gün bulutdan eğirerdi teşini,
Kurd kocalıb, çekdirende dişini,Kurt kocayıp, düşürünce dişini,
Sürü kalkıb dolayıdan aşardı,Sürü kalkıp dolayıdan aşardı,
Badyaların südü aşıb-daşardı.Badyaların sütü aşıp-taşardı.
 
Hecce Sultan emme dişin kısardı,Hatice Sultan emme dişini kısardı,
Molla Bağır emoğlu tez mısardı,Molla Bağır emmioğlu tez pusardı,
Tendir yanıb, tüstü evi basardı,Tandır yanıp, tüstü evi basardı,
Çaydanımız arsın üste kaynardı,Çaydan[lık]ımız arsın üste kaynardı,
Kovurkamız saç içinde oynardı.Kavurgamız saç içinde oynardı.
 
Bostan pozub getirerdik aşağı,Bostan pozup getirirdik aşağı,
Doldurardık evde tahta tabağı,Doldururduk evde tahta tabağı,
Tendirlerde pişirerdik kabağı,Tandırlarda pişirirdik kabağı,
Özün yeyib, tohumların çıtlardık,Özünü yiyib, tohumların çıtlardık,
Çok yemekden lap az kala çatlardık.Çok yemekten lap az kala çatlardık.
 
Verzeğan’dan armud satan gelende,Verzeğan’dan armut satan gelende,
Uşakların sesi düşerdi kende,Uşakların sesi düşerdi kente,
Biz de bu yandan eşidib bilende,Biz de bu yandan işitip bilende,
Şıllak atıb bir kışkırık salardık,Şıllak atıp bir kışkırık salardık,
Buğda verib armudlardan alardık.Buğday verib armutlardan alırdık.
 
Mirza Tağı’ynan gece getdik çaya,Mirza Dayı’yla gece gittik çaya,
Men bakıram selde boğulmuş aya,Ben bakarım selde boğulmuş aya,
Birden ışık düşdü otay bahçaya,Birden ışık düştü öte bahçaya,
”Eyvay dedik, kurddu”, kayıtdık, kaşdık,”Eyvay dedik, kurtdu”, döndük, kaçdık,
Heç bilmedik ne vakt küllükden aşdık.Hiç bilmedik ne vakit küllükten aşdık.
 
Heyder Baba, ağaçların ucaldı,Haydar Baba, ağaçların yüceldi,
Amma hayıf cevanların kocaldı,Ama hayıf civanların kocadı,
Tokluların arıklayıb acaldı,Tokluların arıklayıp acaldı/zayıfladı,
Kölge döndü, gün batdı, kaş kereldi,Gölge döndü, gün battı, kaş karardı,
Kurdun gözü karanlıkda bereldi.Kurdun gözü karanlıkta belirdi.
 
Eşitmişem yanır Allah çırağı,İşitmişem yanar Allah çırağı,
Dayır olub mescidüzün bulağı,Akar olup mescidinizin bulağı,
Râhat olub kendin evi, uşağı,Râhat olup kentin evi, uşağı,
Mensur Han’ın eli kolu var olsun,Mensur Han’ın eli kolu var olsun,
Harda kalsa, Allah ona yar olsun.Nerde kalsa, Allah ona yar olsun.
 
Heyder Baba, Moll’ İbrahim var, ya yok?Haydar Baba, Molla İbrahim var, ya yok?
Mekteb açar, okur uşaklar, ya yok?Mektep açar, okur uşaklar, ya yok?
Hermen üstü mektebi bağlar, ya yok?Harman üstü mektebi bağlar, ya yok?
Menden ahonda yetirersen selâm,Benden hocaya yetiştirirsen selâm,
Edebli bir selâm-ı mâ lâkelâm.Edepli bir selâm-ı mâ lâkelâm.
 
Hecce Sultan emme gedib Tebriz’e,Hecce Sultan emmi gidip Tebriz’e,
Amma ne Tebriz ki, gelemmir bize,Amma ne Tebriz ki, gelemiyor bize,
Balam durun, koyak gedek evmize,Balam durun, koyak gidek evimize,
Ağa öldü, tufakımız dağıldı,Ağa öldü, birliğimiz dağıldı,
Koyun olan yad gediben sağıldı.Koyun olan yada gidip sağıldı.
 
Heyder Baba, dünya yalan dünyadı,Haydar Baba, dünya yalan dünyadır,
Süleyman’dan, Nuh’dan kalan dünyadı,Süleyman’dan, Nuh’dan kalan dünyadır,
Oğul doğan, derde salan dünyadı,Oğul doğanı, derde salan dünyadır,
Her kimseye her ne verib alıbdı,Her kimseye her ne verse alıptır,
Eflatun’dan bir kuru ad kalıbdı.Eflatun’dan bir kuru ad kalıptır.
 
Heyder Baba, yaru yoldaş döndüler,Haydar Baba, yar-u-yoldaş döndüler,
Bir-bir meni çölde koyub, çöndüler,Bir-bir beni çölde koyup, çöndüler,
Çeşmelerim, çırahlarım, söndüler,Çeşmelerim, çıralarım, söndüler,
Yaman yerde gün döndü, akşam oldu,Yaman yerde gün döndü, akşam oldu,
Dünya mene harâbe-i şâm oldu.Dünya bana harâbe-i şâm oldu.
 
Emoğluynan geden gece Kıpçağ’a,Emoğluyla giden gece Kıpçağ’a,
Ay ki çıkdı, atlar geldi oynağa,Ay ki çıkdı, atlar geldi oynağa,
Dırmaşırdık, dağdan aşırdık dağa,Tırmaşırdık, dağdan aşardık dağa,
Meşmemi Han göy atını oynatdı,Meşmemi Han gök/kır atını oynattı,
Tüfengini aşırdı, şakkıldatdı.Tüfeğini aşırdı, şakkıldatdı.
 
Heyder Baba, Kara gölün deresi,Haydar Baba, Kara gölün deresi,
Hoşgenâb’ın yolu, bendi, beresi,Hoşgenâb’ın yolu, bendi, beresi,
Orda düşer çil kehliğin feresi,Orda düşer çil kekliğin feresi,
Ordan keçer yurdumuzun özüne,Ordan geçer yurdumuzun özüne,
Biz de keçek yurdumuzun sözüne.Biz de geçek yurdumuzun sözüne.
 
Hoşgenâb’ı yaman güne kim salıb?Hoşgenâb’ı yaman güne kim salıp?
Seyyidlerden kim kırılıb, kim kalıb?Seyyidlerden kim kırılıp, kim kalıp?
Amir Gafar dam daşını kim alıb?Amir Gafar’ın dam taşını kim alıp?
Bulak gene gelib gölü doldurur,Bulak gene gelip gölü doldurur,
Ya kuruyub, bahçaları soldurur.Veya kuruyup, bahçaları soldurur.
 
Amir Gafar seyyidlerin tacıydı,Amir Gafar seyitlerin tacıydı,
Şahlar şikar etmesi kıykacıydı,Şahları avlaması kıykacıydı,
Merde şirin, nâmerde çok acıydı,Merde şirin, nâmerde çok acıydı,
Mazlumların hakkı üste eserdi,Mazlumların hakkı üste eserdi,
Zalimleri kılıç tekin keserdi.Zalimleri kılıç değin keserdi.
 
Mir Mustafa dayı, uca boy baba,Mir Mustafa dayı, yüce boy baba,
Heykelli, sakkallı, Tolustoy baba,Heykelli, sakallı, Tolstoy baba,
Eylerdi yas meclisini, toy baba,Eylerdi yas meclisini, toy baba,
Hoşgenâb’ın âb-ı rûsu, erdemi,Hoşgenâb’ın yüzsuyu, erdemi,
Mescidlerin, meclislerin görkemi.Mescitlerin, meclislerin görkemi.
 
Mecdüssâdât gülerdi bağlar kimi,Mecdüssâdât gülerdi bağlar gibi,
Guruldardı, buludlu dağlar kimi,Guruldardı, bulutlu dağlar gibi,
Söz ağzında erirdi yağlar kimi,Söz ağzında erirdi yağlar gibi,
Alnı açık, yakşı, derin kanardı,Alnı açık, yakşı, derin kanar/anlardı,
Yaşıl gözler çırağ tekin yanardı.Yeşıl gözler çıra değin yanardı.
 
Menim atam süfreli bir kişiydi,Benim atam sofralı bir kişiydi,
El elinden tutmak onun işiydi,El elinden tutmak onun işiydi,
Gözellerin âhire kalmışıydı,Güzellerin âhire/sona kalmışıydı,
Ondan sonra dönergeler döndüler,Ondan sonra çarklar döndüler,
Mehebbetin çırağları söndüler.Muhebbetin çıraları söndüler.
 
Mir Sâlih’in deli sevlik etmesi,Mir Sâlih’in deli sevlik etmesi,
Mir Aziz’in şirin şahsey getmesi,Mir Aziz’in şirin şahsey gitmesi,
Mir Memmed’in kurulması, bitmesi,Mir Memmed’in kurulması, bitmesi,
İndi desek, ahvâlâtdı, nağıldı,Şimdi desek, hikâyedir, masaldır,
Keçdi getdi, itdi batdı, dağıldı.Geçti gitti, yitti battı, dağıldı.
 
Mir Abdül’ün aynada kaş yakması,Mir Abdül’ün aynada kaş yakması,
Çövçülerinden, kaşının akması,Uçlarından, kaşının akması,
Boylanması, dam-divardan bakması,Boylanması, dam-duvardan bakması,
Şah Abbas’ın dürbini, yâdeş behayr,Şah Abbas’ın dürbünü, hayırla yâd et,
Hoşgenâb’ın hoş günü, yâdeş behayr.Hoşgenâb’ın hoş günü, hayırla yâd et.
 
Sitâr’ emme nezikleri yapardı,Sitâr emmi nezik/çörekleri yapardı,
Mir Kadir de her dem birin kapardı,Mir Kadir de hemen birini kapardı,
Kapıb, yeyib, dayça tekin çapardı,Kapıp, yiyip, tayca değin çapardı,
Gülmeliydi onun nezik kappası,Gülünç idi onun nezik kapması,
Emmemin de, ersininin şapması.Emmemin de, ersinini şap[lat]ması.
 
Heyder Baba, Amir Heyder neyneyir?Haydar Baba, Amir Haydar neyliyor?
Yakın gene samavarı keyneyir,Kesin gene semaveri kaynıyor,
Day kocalıb, alt engiynin çeyneyir,Daha da kocayıp, alt çeneyle çiyniyor,
Kulak batıb, gözü girib kaşına,Kulak batıp, gözü girip kaşına,
Yazık emme, havâ gelib başına.Yazık emmi, havâ gelip başına.
 
Hanım emme Mir Abdül’ün sözünü,Hanım emmi Mir Abdül’ün sözünü,
Eşidende eyer ağzı, gözünü,İşitende eğer ağzı, gözünü,
Melkâmıd’a verer onun özünü,Azraile verir onun özünü,
Da’vaların şuhlugılan katallar,İddiaya şaka ile katarlar,
Eti yeyib, başı atıb yatallar.Eti yiyip, başı atıp yatarlar.
 
Fizze hanım Hoşgenâb’ın gülüydü,Fizze hanım Hoşgenâb’ın gülüydü,
Amir Yahya em kızının kuluydu,Amir Yahya emmi kızının kuluydu,
Ruhsâre artist idi, sevgiliydi,Ruhsâre artist idi, sevgiliydi,
Seyid Hüseyn Mir Salih’i yansılar,Seyid Hüseyin Mir Salih’i yansılar,
Amir Cefer geyretlidir, kan salar.Amir Cefer geyretlidir, kan salar.
 
Seher tezden nahırçılar gelerdi,Seher tezden çobanlar gelirdi,
Koyun kuzu dam bacadan melerdi,Koyun kuzu dam bacadan melerdi,
Emme Can’ım körpelerin belerdi,Emme Can’ım körpelerini belerdi,
Tendirlerin kavzanardı tüstüsi,Tandırların kavzanardı tüstüsü,
Çöreklerin gözel iyi, istisi.Çöreklerin güzel iyi, istisi.
 
Göyerçinler deste kalkıb uçallar,Güvercinler deste kalkıp uçarlar,
Gün saçanda kızıl perde açallar,Gün saçanda kızıl perde açarlar,
Kızıl perde açıb, yığıb kaçallar,Kızıl perde açıp, yığıp kaçarlar,
Gün ucalıb, artar dağın celâli,Gün yücelip, artar dağın celâli,
Tebietin cevanlanar cemâli.Tabiatin civanlanır cemâli.
 
Heyder Baba, karlı dağlar aşanda,Haydar Baba, karlı dağlar aşanda,
Gece kervan yolun aşıb çaşanda,Gece kervan yolunu aşıp şaşanda,
Men hardasam, Tehran’da, ya Kâşan’da,Ben nerdeysem, Tahran’da, ya Kâşan’da,
Uzaklardan gözüm seçer onları,Uzaklardan gözüm seçer onları,
Hayâl gelib, aşıb keçer onları.Hayâl gelip, aşıp geçer onları.
 
Bir çıkaydım Damkaya’nın daşına,Bir çıkaydım Damkaya’nın daşına,
Bir bakaydım keçmişine, yaşına,Bir bakaydım geçmişine, yaşına,
Bir göreydim neler gelib başına,Bir göreydim neler gelip başına,
Men de onun karlarıylan ağlardım,Ben de onun karlarıylan ağlardım,
Kış donduran ürekleri dağlardım.Kış donduran yürekleri dağlardım.
 
Heyder Baba, gül konçesi handandıHaydar Baba, gül goncası handandır
Amma hayıf, ürek gazası kandı,Amma hayıf, yürek gıdası kandır,
Zindegânlık bir karanlık zindandı,Zindegânlık bir karanlık zindandır,
Bu zindanın derbeçesin açan yok,Bu zindanın kapısını açan yok,
Bu darlıkdan bir kurtulub kaçan yok.Bu darlıkdan bir kurtulup kaçan yok.
 
Heyder Baba, göyler bütün dumandı,Haydar Baba, gökler bütün dumandır,
Günlerimiz birbirinden yamandı,Günlerimiz birbirinden yamandır,
Birbirizden ayrılmayın, amandı,Birbirinizden ayrılmayın, amandır,
Yakşılığı elimizden alıblar,Yakşılığı elimizden alıplar,
Yakşı bizi yaman güne salıblar!Yakşı bizi yaman güne salıplar!
 
Bir soruşun bu karkınmış felekden,Bir soruşun bu karkınmış felekten,
Ne isteyir bu kurduğu kelekden?Ne istiyor bu kurduğu kelekden?
Deyne, keçirt ulduzları elekden,Deyin, keçir yıldızları elekden,
Koy tökülsün, bu yer üzü dağılsın,Koy dökülsün, bu yer üzü dağılsın,
Bu şeytanlık korkusu bir yığılsın.Bu şeytanlık korkusu bir yığılsın.
 
Bir uçaydım bu çırpınan yelinen,Bir uçaydım bu çırpınan yel ile,
Bağlaşaydım dağdan aşan selinen,Bağlaşaydım dağdan aşan sel ile,
Ağlaşaydım uzak düşen elinen,Ağlaşaydım uzak düşen el ile,
Bir göreydim ayrılığı kim saldı?Bir göreydim ayrılığı kim saldı?
Ölkemizde kim kırıldı, kim kaldı?Ülkemizde kim kırıldı, kim kaldı?
 
Men senin tek dağa saldım nefesi,Ben senin dek dağa saldım nefesi,
Sen de kaytar, göylere sal bu sesi,Sen de döndür, göklere sal bu sesi,
Baykuşun da dar olmasın kefesi,Baykuşun da dar olmasın kafesi,
Burda bir şîr darda kalıb bağırır,Burda bir şîr darda kalıp bağırır,
Mürüvvetsiz insanları çağırır.Mürüvvetsiz insanları çağırır.
 
Heyder Baba, gayret kanın kaynarken,Haydar Baba, gayret kanın kaynarken,
Karakuşlar senden kopub kalkarken,Karakuşlar senden kopup kalkarken,
O sıldırım daşlarıynan oynarken,O sıldırım taşlarınla oynarken,
Kavzan, menim himmetimi orda gör,Yüksel, benim himmetimi orda gör,
Ordan eyil, kâmetimi darda gör.Ordan eğil, kâmetimi darda gör.
 
Heyder Baba, gece durna keçende,Haydar Baba, gece durna geçende,
Köroğlunun gözü kara seçende,Köroğlunun gözü kara seçende,
Kıratını minib, kesib biçende,Kıratına binib, kesip biçende,
Men de burdan tez matlaba çatmaram,Ben de burdan tez amaca çatmaram,
Eyvaz gelib çatmayıncan yatmaram.Ayvaz gelip çatmayınca yatmaram.
 
Heyder Baba, merd oğullar doğginan,Haydar Baba, mert oğullar doğurun,
Nâmerdlerin burunların oğginan,Nâmertlerin burunların oğun,
Gediklerde kurdları dut boğginan,Gediklerde kurtları tutup boğun,
Koy kuzular ayın şayın otlasın,Koy kuzular ayın şayın otlasın,
koyunların kuyrukların katlasın.Koyunların kuyrukları katlasın.
 
Heyder Baba, senin könlün şad olsun,Haydar Baba, senin gönlün şad olsun,
Dünya varken ağzın dolu dad olsun,Dünya varken ağzın dolu tat olsun,
Senden keçen yakın olsun, yad olsun,Senden geçen yakın olsun, yad olsun,
Deyne menim şâir oğlum Şehriyâr,Deyin benim şâir oğlum Şehriyâr,
Bir ömürdür gam üstüne gam çalar.Bir ömürdür gam üstüne gam çalar.