Türk Bitig: Öz Türkçe isimler

Öz Türkçe isimler

Türklerin köklerinden, anlam ve tarihi bağlantıları ile, yaklaşık on-bin adet öz Türkçe, eski Türk isimleri içinden, bebeğinize isim seçin.

  1. TABAN 1- Tapan, tapınan 2- Temas, dokunma, vurma 3- Dizi, sıra, kafile - Altay Türkleri, Beltir oymağı, dip dedelerinden
  2. TABAN BATUR birl. Taban/Batur - Timur Kürkan Han’ın komutanlarından
  3. TABAR 1- Tapan, tapınan 2- Vuran, döven, dövüşçü
  4. TABARU (Tabar) - Kazak hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  5. TABAY (Tapay) birl. Top/Ay - Kazak hanlığı, beylerinden
  6. TABGAÇ 1, Dövüşçü, kavgacı 2- Ulu, saygıdeğer, muhterem 3- Tapıcı, tapınıcı - Çin kayıtlarında "Topa" olarak da geçer
  7. TABGAÇ KAĞAN birl. Tabgaç/Kağan - Göktürk kağanlarından
  8. TABGAÇU (Tabgaç)
  9. TABGAÇYEKE birl. Tabgaç/Yeke - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  10. TABIN (Tapın) İbadet - 1- Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Yediuruğ oymağı, dip dedelerinden 2- Başkurt oymaklarından
  11. TABKI Vicdan
  12. TABU (Tapı, tapu) Kutsanmış, kutlu yapılmış, tapılacak duruma getirilmiş
  13. TABUK 1- Tabu 2- İnayet, yardım, hizmet
  14. TABUN Tapın, ibadet
  15. TABUNAY birl. Tabun/Ay - Başkurt oymaklarından
  16. TAÇA Tasarı, kurgu, plan
  17. TAÇABEGÜM birl. Taça/Begüm
  18. TAÇAM Tasarı, plan, kurgu, senaryo - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın torunu
  19. TADIK Tat, lezzet, damak
  20. TADIK ÇUR birl. Tadık/Çur - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  21. TAG (Tak, tağ, dağ) - Karahanlılar dönemi, Oğuz beylerinden
  22. TAGA 1- Silah 2- Kural, kaide 3- Saygıdeğer, hürmet edilen
  23. TAGAY 1- Saygı duyulan kişi 2- Dayı, ana tarafından gelen akraba - Kırgızların, Sazan oymağı, dip dedelerinden
  24. TAGI 1- Dindar, inançlı 2- Takı, aksesuar - Kırgızların, Girik oymağı dip dedelerinden
  25. TAGUK Tavuk
  26. TAĞ Dağ - Altay Türkleri, Beltir oymağı, dip dedelerinden
  27. TAĞALP birl. Dağ/Alp
  28. TAĞAN Üç ayak, saçayağı
  29. TAĞANER birl. Tağan/Er
  30. TAĞAŞAR birl. Dağ/Aşar mec. Azimli, kararlı - Çengiz Kaan’ın andası ve gençlik arkadaşlarından
  31. TAĞATAY birl. Dağ/Atay - Kırgız oymak beylerinden
  32. TAĞAY birl. Dağ/Ay - . . Çengiz Kaan’ın Karabudun’ dan gelip yükselen bey ve komutanlarından
  33. TAĞBEK birl. Dağ/Bek
  34. TAĞLUK Dağlık, dağlık bölge
  35. TAĞLUK BARLAS birl. Tağluk/Barlas - Timur Kürkan Han dönemi, bey ve komutanlarından
  36. TAĞMA 1- Dağ eteği 2- Elçi, devlet temsilcisi, devlet görevlisi - İlhanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  37. TAĞMAÇ (Tağma) - Türk mitolojisinde, Böriteçine’nin torunlarından
  38. TAĞTEKİN birl. Dağ/Tekin - Şam Salçukluları, bey ve komutanlarından
  39. TAĞTİMUR birl. Dağ/Timur
  40. TAĞUDAR 1- Heybetli, dağ gibi 2- Dağıtıcı, yok edici, yıkıcı, şiddetli 3- Kısmet, nasip - Kulagu Han’ın oğlu. Abaka Han’ın kardeşi
  41. TAKAK Ucu, ateşli ok - Salçukluların, dip dedelerinden
  42. TAKAY 1- Dayı, ana tarafından akraba 2- Dolunay
  43. TAKGÜN birl. Dağ/Gün - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  44. TAKIĞ Takı, ziynet, aksesuar, mücevher
  45. TAKIR Takı, ziynet
  46. TAKIŞ Takı, süs, aksesuar
  47. TAKIŞKAYA birl. Takış/Kaya - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  48. TAKİ Dindar - Kıpçak hanlığı dönemi, beylerinden
  49. TAKSUK Harika, olağanüstü, anormal
  50. TALA 1- İri cüsseli, heybetli 2- Seçkin, güzide
  51. TALABUĞA birl. Tala/Boğa
  52. TALAKAN Yağmacı, yağmalayan
  53. TALAN Yağma, yağmalama, üşüşme, saldırı - Avar hanlarından
  54. TALANBAY birl. Talan/Bay
  55. TALANHAN birl. Talan/Han - Cücen hanlarından
  56. TALAS 1- At yarışlarındaki, başlangıç ve bitiş çizgisi 2- Fırtına, kum fırtınası 3- Dalga 4- Tartışma, münakaşa - 1- Oğuz Kağan’ın torunlarından 2- Kırgızların, oymak beylerinden
  57. TALAY (Taluy, Tulay, Toluy, Tolu) 1- Okyanus, derya, büyük deniz, büyük göl mec. Ululuk, büyüklük, sonsuzluk 2- Gelecek, ikbal 3- Seçkin, güzide - Şamanist gelenekte Deniz ve göllere bakan Tanrı
  58. TALAZ Dalga
  59. TALI Güzide, seçkin
  60. TALIKU Seçkin, güzide, beğenilen - Çağatay hanlarından
  61. TALIMAN Seçkin, güzide
  62. TALKILIÇ (Dalkılıç) Zırhsız, korumasız
  63. TALKAN Kızartılmış tahıl
  64. TALPIN Faal, aktif, çalışkan, himmetli
  65. TALŞIK İtimat, teminat, güvence
  66. TALU (Tolu, Taluy, Talay, Tulay) - Çengiz Kaan’ın en küçük oğlu. Çeşitli tarih kayıtlarında bu ad, dört biçimde de yazılır
  67. TALUALP birl. Talu/Alp
  68. TALUBEK birl. Talu/Bek
  69. TALUPARS birl. Talu/Pars
  70. TALUY (Talay)
  71. TAMAÇ (Tağmaç)
  72. TAMAN Duman, sis - Atilay Han’ın dedelerinden
  73. TAMAN TARKAN birl. Taman/Tarkan - Göktürkler dönemi, bey ve komutanlarından
  74. TAMAR 1- Damla, damlayan 2- Demir, demir cevheri
  75. TAMARBALA birl. Tamar/Bala
  76. TAMGAÇ Memur, devlet memuru, damgacı, devlet görevlisi - Harzemliler (Tekeş Han) dönemi bey ve komutanlarından
  77. TAMGAÇHAN birl. Tamgaç/Han - karahanlı hanlarından
  78. TAMGAÇU (Tamgaç) - Babür kağan dönemi beylerinden
  79. TAMIŞ 1- Demiş, söylemiş, bilgili, deneyimli, sözüne değer verilen, sözüne güvenilen 2- Damla
  80. TAMIŞBAY birl. Tamış/Bay
  81. TAMIŞBEK birl. Tamış/Bek
  82. TAMIŞER birl. Tamış/Er
  83. TAMİR Temir, demir
  84. TAMİZ Damla
  85. TAMTUK Büyük ve kuvvetli ateş
  86. TAMU (Tamuğ) Yerin dibi, yer altı, cehennem - Şamanist gelenekte, kötü kişi ve ruhların, öldükten sonra gittikleri yer
  87. TAMUALP birl. Tamu/Alp
  88. TAMUBEG birl. Tamu/Beğ
  89. TAMUHAN birl. Tamu/Han
  90. TAMUKAN birl. Tamu/Kan
  91. TAN (Tang) 1- Gün açımı, gün doğumu, şafak 2- İlginç, acayip, şaşkınlık yaratan 3- Tatlı, tat veren, huzur veren - Hun hanlarından, Şapolya Han’ın yeğeni
  92. TANA (Dana) dana, iki yaşındaki inek yavrusu - 1- Türkmenlerin, Yaymut, Küçük Tatar ve Atabey oymakları, dip dedelerinden 2- Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu oymağı, dip dedelerinden
  93. TANALMIŞ birl. Tan/Almış
  94. TANALP birl. Tan/Alp
  95. TANALTUN birl. Tan/Altın
  96. TANATAR birl. Tan/Atar
  97. TANATMIŞ birl. Tan/Atmış - Uygur yazıtlarında Adı geçen bir bey
  98. TANAY birl. Tan/Ay
  99. TANAYDIN birl. Tan/Aydın
  100. TANAYIT birl. Tan/Ayıt - Timur Kürkan hanın eniştesi
  101. TANBAY birl. Tan/Bay
  102. TANBEGÜM birl. Tan/Begüm
  103. TANBEK birl. Tan/Bek
  104. TANBERDİ birl. Tan/Verdi
  105. TANBERK birl. Tan/Berk
  106. TANBİGE birl. Tan/Bike
  107. TANBOĞA birl. Tan/Boğa
  108. TANBULAÇ birl. Tan/Bulaç
  109. TANDAĞ birl. Tan/Dağ
  110. TANDOĞAN birl. Tan/Doğan
  111. TANDOĞDU birl. Tan/Doğdu
  112. TANDOĞMUŞ birl. Tan/Doğmuş
  113. TANDORA birl. Tan/Doru
  114. TANDORU birl. Tan/Doru
  115. TANDORUK birl. Tan/Doruk
  116. TANDU 1- Tan vakti, tan vaktinde doğmuş 2- Alev, alevli büyük ateş - Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  117. TANDU HATUN birl. Tandu/Hatun - Celayirliler devleti hanlarından Şah Levent’in evdeşi
  118. TANDU MENGÜ HAN birl. Tandu/Mengü/Han - Altınordu hanlarından
  119. TANDUALP birl. Tandu/Alp
  120. TANDUBAY birl. Tandu/Bay
  121. TANDUBEK birl. Tandu/Beğ
  122. TANDUGÜN birl. Tandu/Gün
  123. TANDUHAN birl. Tandu/Han
  124. TANER birl. Tan/Er
  125. TANERBAY birl. Taner/Bay
  126. TANERİ birl. Tan/Eri
  127. TANG 1- Mucize, olağanüstülük 2- Tan vakti 3- Giriş, antre
  128. TANGAK Kaygı, endişe
  129. TANGATMIŞ (Tanatmış) birl. Tan/Atmış - Babür kağan dönemi bey ve komutanlarından
  130. TANGÖK birl. Tan/Gök
  131. TANGSU birl. Tang/Su
  132. TANGSUK Mucize, şaşırtıcı olay, olağanüstülük
  133. TANGUT (Tankut) Savaşlarda, mızrak ve tuğların yanına ya da ucuna takılan ipek kumaş, flama
  134. TANGUTAY birl. Tangut/Ay
  135. TANGÜN birl. Tan/Gün
  136. TANHAN birl. Tan/Han - Göktürkler (İşbara kağan) dönemi, bey ve komutanlarından
  137. TANHATUN birl. Tan/Hatun
  138. TANIK 1- Tanuk, şahit, gözlemci 2- Tanıdık, dost, yaren
  139. TANIKBEG birl. Tanık/Beğ
  140. TANIKER birl. Tanık/Er
  141. TANIL Ünlü, meşhur, tanınan
  142. TANIP Tanınmış, ünlü
  143. TANIR Ünlü, tanınmış - Başkurt oymaklarından
  144. TANIŞ 1- Tanınan, bilinen, aşina, tanıdık 2- Danışılan, bilgi ve deneyimine başvurulan, danışman - Akşitler devleti dönemi, Şam valisi
  145. TANIŞALP birl. Tanış/Alp
  146. TANIŞBAY birl. Tanış/Bay
  147. TANIŞBEK birl. Tanış/Bek
  148. TANIŞER birl. Tanış/Er
  149. TANIŞHAN birl. Tanış/Han
  150. TANIŞIK Yakından tanınan, tanıdık, bildik, dost, yaren
  151. TANIŞMAN (Danışman) Tanış, danışılan, bilgili kişi ( Türkçe’den Farsça’ya geçen adlardan)
  152. TANIT Tanınacak nitelikte, belirgin, tanınabilen
  153. TANİZ birl. Tan/İz
  154. TANJU (Tanyu) Sonsuz genişlik, ululuk, olağanüstülük, mucize gibi - Hun imparatorlarının ünvanlarından
  155. TANKAN birl. Tan/Kan - Şato Türkleri kağanlarından (Tarkan Kağan)
  156. TANKİŞİ birl. Tan/Kişi - Kıpçak hanlarından, Yen Timur Han’ın oğlu
  157. TANKOÇ birl. Tan/Koç
  158. TANKUL birl. Tan/Kul
  159. TANKULİ birl. Tan/Kuli
  160. TANKURT birl. Tan/Kurt
  161. TANKUT birl. Tan/Kut
  162. TANKUTAY birl. Tan/Kutay
  163. TANKÜÇ birl. Tan/Güç
  164. TANLA 1- Şaşılası, ürkütücü, olağanüstü, mucize 2- Suçlayan, yargılayıcı 3- Doğuş, tan vakti
  165. TANLAĞI Mucize
  166. TANLAK (Tanla)
  167. TANMAN Tan vakti doğan
  168. TANPINAR birl. Tan/Pınar
  169. TANRIDAĞ birl. Tanrı/Dağ " Tanrı Dağı" - Çok eski dönemlerden beri, kutsanarak, Tanrı tarafından yalnızca Türklere tahsis edildiğine inanılan ve halen kutlu kabul edilen sıradağların genel adı
  170. TANRIKULU birl. Tanrı/Kulu
  171. TANRIKUT birl. Tanrı/Kut - Tanrısal, Tanrıdan gelen, Tanrının Kutunu üzerinde bulunduran, hazret, haşmetmaap, Hun imparatoru Mete Han’ın ünvanı
  172. TANRIKUT METE Tanrıkut/Mete
  173. TANRIVERDİ birl. Tanrı/Verdi - İznik Salçuklularından ve Kılıçarslan’ın komutanlarından
  174. TANRIVERMİŞ birl. Tanrı/Vermiş - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  175. TANSIĞ (Tansık, Tansu) hayret verici, şaşırtıcı, olağanüstü
  176. TANSIKBAY birl. Tansık/Bay
  177. TANSU 1- Tansık, mucize 2- Yadigar, armağan 3- Birleşik, müttehid
  178. TANSUK (Tansu)
  179. TANTAŞ birl. Tan/Taş
  180. TANTIK 1- Çok konuşan, konuşkan 2- Tanıdık, hısım, ahbap
  181. TANTOLU birl. Tan/Dolu
  182. TANTÜN birl. Tan/Tün
  183. TANUĞ Tanı, teşhis, kanıt, tanınan, tanınmaya yol açan
  184. TANUK (Tanık)
  185. TANUKALP birl. Tanuk/Alp
  186. TANYAŞİLİ birl. Tan/Yeşili - Uygur yazıtlarında adı geçen bir hanım
  187. TANYEL birl. Tan/Yel
  188. TANYELİ birl. Tan/Yeli
  189. TANYER birl. Tan/Yer
  190. TANYİRİ birl. Tan/Yeri
  191. TANYOLAÇ birl. Tan/Yolaç
  192. TANYU (Tanju) Ulu, ulaşılmaz, hükümran
  193. TANYUKUT birl. Tanyu/Kut
  194. TANYÜZ birl. Tan/Yüz
  195. TAP Dilek, istek, umut, yardım ve bunları içine alan beklentilerle dolu inanç
  196. TAPAĞ 1- Tapma, tapınma, saygı 2- Görev, iş
  197. TAPAR Tapan, seven, uman
  198. TAPARLU 1- Mutlu, umutlu 2- Sofu, dindar
  199. TAPDUK 1- Çocuğu uzun süre olmayanların, çocuğu olduğunda verdiği adlardan 2- Saygı ve sevgiye layık, saygıdeğer 3- İbadet, tapınma
  200. TAPDUKEMRE birl. Tapduk/Emre - Anadolu Salçukluları dönemi bektaşi babalarından
  201. TAPI Tapınma, ibadet
  202. TAPIK Önde, önde olan, önde gelen
  203. TAPIN Tapınma, umma, beklenti
  204. TAPINGU Tapınılacak nitelikte sevilen
  205. TAPIR Buluş, yenilik, icat
  206. TAPKI Vicdan
  207. TAPKIR Ayak altında kalıp, katılaşan toprak
  208. TAPKUR Tabur, dizi, topluluk, kafile
  209. TAPLAK Rıza, kabul, teyit
  210. TAPUK Tapu, Tabu 1- Tapınma, dilek, istek 2- Tabu, kör inanç 3- Hizmet, hizmetli
  211. TAPUKÇI (Tapıcı) - Saray muhafızı, muhafız askeri
  212. TAPUKSAK Saygılı, hürmetli
  213. TAPUN Kutsama, kutsal bir varlığa yönelme, beklenti, ibadet - Başkurt oymak beylerinden
  214. TAPUNMUŞ Sofu
  215. TAR Dar, darlık, zahmet, sıkıntı
  216. TARA Ağaç dallarını budamak için kullanılan bıçak
  217. TARAGAY Turgay, tarla kuşu, çayır kuşu - Timur Kürkan Han’ın babası
  218. TARAKA 1- Tarak, eşme, ayırma aleti 2- Saygı gösteren
  219. TARAMAN Tarayıcı, rençber, çiftçi
  220. TARAN 1- Geniş arazi, ekinlik, ekin yeri 2- Sınır, hudut
  221. TARANÇI 1- Sınır muhafızı 2- Ekinci, rençber - Doğu Türkistan, Kazak-Uygur bölgesinde yaşayan oymaklardan
  222. TARANÇIBATUR birl. Tarançı/Batur - Çengiz Kaan dönemi bey ve komutanlarından
  223. TARANG Mevki sahibi, imtiyazlı, saygıdeğer
  224. TARATAY birl. Tara/Tay - Çengiz Kaan dönemi, Kerayet beylerinden
  225. TARBAN Gururlu, mağrur - Mokan Kağan’ın oğlu
  226. TARDU 1- Öncelikli, imtiyazlı 2- Durdu, duran yaşam - Göktürkler dönemi, üst düzey yöneticilere verilen bir unvan
  227. TARDU ŞAD birl. Tardu/Şad - İstemi Kağan’ın oğullarından
  228. TARDUŞ İmtiyazlı - Göktürkler döneminde, devletin batı kısmında kalanların genel adı
  229. TARGAN Savaşlarda, düşmanın geçeceği yollara, onların gidişini ağırlaştırmak ve güçleştirmek için bırakılan, kaya ve kütük parçaları
  230. TARGAY Taragay, Turgay
  231. TARGUN Mahçup, sıkılgan - Altay Türkleri, Çor oymağı, dip dedelerinden
  232. TARGUTAY birl. Tar/Kutay - Çengiz Kaan dönemi, Tayçikut beylerinden
  233. TARHAN (Tarkan) İmtiyaz sahibi soylu kişi. Bu kişiler, vergi vermez, suçları dokuz kereye kadar bağışlanır, kağan ve hanların huzuruna izinsiz girebilirlerdi.
  234. TARHUN Güzel kokulu bir yayla çiçeği
  235. TARIK Darı, tahıl, ekin
  236. TARIK HAN birl. Tarı/Han
  237. TARIM 1- Emek, enerji, zahmet, sıkıntı 2- Ziraat, rençberlik 3- Irmakların küçük kolları
  238. TARIMER birl. Tarım/Er
  239. TARINÇ Sınır, hudut, uç
  240. TARING 1- Derin, derinlik 2- Ziraat
  241. TARKAN İmtiyazlı ve soylu kişi (Tarhan)
  242. TARKANÇ 1- Öfke, gücenme, rahatsızlık, kızgınlık 2- Darılma, sıkılma
  243. TARKAT Bakan, nazır, yönetici, bürokrat
  244. TARKINÇ 1- Darılma, darlanma, küsme, küskünlük 2- İsyan, başkaldırma
  245. TARLIG 1- Güçlük, darlanma, sıkılma 2- Bahşiş, hediye - Altay Türkleri, Kara Apa oymağı, dip dedelerinden
  246. TARTA Terazi
  247. TARTABAY birl. Tarta/Bay - Mısır- Türk kölemenleri dönemi, bey ve komutanlarından
  248. TARTAGAN 1- Tartan, terazi 2- Dağınık, derbeder
  249. TARTIŞ Armağan, bağış
  250. TARUG 1- Darı, ekin 2- Hediye, bağış
  251. TASAR Plan, tasarı, tasarım
  252. TASIM Gösteriş, afi
  253. TAŞ 1- Dış, dışta olan, görünürde olan 2- Kaya parçası mec. Sertlik, dayanıklılık - 1-Abbasiler dönemi Türk asıllı komutanlarından 2- Gazneli Mahmud dönemi bey ve komutanlarından
  254. TAŞALP birl. Taş/Alp
  255. TAŞAN Taşmış, dışa vurmuş, coşkun
  256. TAŞAR Taşmış, coşkun, ateşli
  257. TAŞBARLAS birl. Taş/Barlas
  258. TAŞBAŞ birl. Taş/Baş
  259. TAŞBAY birl. Taş/Bay
  260. TAŞBEK birl. Taş/Bek - Timur Kürkan dönemi bey ve komutanlarından
  261. TAŞDEMİR birl. Taş/Demir
  262. TAŞER birl. Taş/Er
  263. TAŞGAN Taşan, coşan, ateşli - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  264. TAŞGARU Dışarı, dışarıdan, taşra
  265. TAŞGI SALUR (Taşkı Salur) birl. Taşgı/Salur - Harezm hanlığı dönemi beylerinden.
  266. TAŞGIN Taşmış, dışa vurmuş, coşkulu, ateşli, asabi
  267. TAŞKI Dışarıdan, taşralı
  268. TAŞKAN 1- Taşgan, taşan 2- birl. Taş/Kan
  269. TAŞKIN Coşkun, ateşli
  270. TAŞKINALP birl. Taşkın/Alp
  271. TAŞKINAY birl. Taşkın/Ay
  272. TAŞKINBAY birl. Taşkın/Bay
  273. TAŞKINBEG birl. Taşkın/Beğ
  274. TAŞKINER birl. Taşkın/Er
  275. TAŞKUL birl. Taş/Kul
  276. TAŞKLUK BEĞ birl. Taşlık/Beğ
  277. TAŞOĞUZ birl. Taş/Oğuz (Dış Oğuz)
  278. TAŞRALU Dışarıdan, yabancı
  279. TAŞRIK Dışarıda, gurbet, gurbetçi, sefere giden.
  280. TAŞTAN birl. Taş/Tan
  281. TAŞTANBEK birl. Taştan/Pek - Kırgız oymak beylerinden.
  282. TAŞTEKİN birl. Taş/Tekin - Abbasiler dönemi, Türk asıllı valilerden.
  283. TAŞTİGİN birl. Taş/Tigin
  284. TAŞTURA birl. Taş/Tura
  285. TAŞUG Taşınabilir mal, menkul değer
  286. TAŞÜREK birl. Taş/Yürek ( Cesur, gözükara)
  287. TAT 1- Yemek, damak 2- Uzak, uzakta, uzaktan, yabancılaşmış 3- Kılıç pası, paslı kılıç
  288. TATAR 1- Uzakta kalmış, yabancılaşmış 2- Çayırlık, mera 3- Kent dışında yaşayan - Altay, Kumadı oymağı, dip dedelerinden.
  289. TATARHAN birl. Tatar/Han - 1- Alınca Han’ın oğullarından. Oğuz Kağan’ın torunlarından 2- Babür Han dönemi bey ve komutanlarından.
  290. TATAŞ (Dadaş) 1- Yakın dost, yaren, arkadaş 2- Uzakta kalmış, aynı uzaklığı paylaşan
  291. TATAY birl. Tat/Ay - Kırgızların oymak beylerinden.
  292. TATBEK birl. Tat/Bek
  293. TATERİ birl. Tat/Eri
  294. TATIG Tatlı, hoş
  295. TATIR Çayırlık, otlak, mera
  296. TATLI Tatlı veren, hoşa giden mec. Güleryüzlü, sevimli, cana yakın
  297. TATU 1- Barış, sulh 2-Uzağı gören, uzak görüşlü 3- Bakıcı, eğitici 4- Tatlı, tat veren 5- Yaratılış, fıtrat
  298. TATU TONGA birl. Tatu/Tonga - Çengiz Kaan’ın oğullarının, atabeyi, eğitmeni.
  299. TATUKAĞAN birl. Tatu/Kağan - Göktürk kağanlarından. Apa Kağan’ın kardeşi
  300. TAV 1- Hız, devinim, çeviklik, koşu, davranmak, harekete geçmek. (Farsça’daki "Tav, tavlamak" sözcükleri ile yalnızca ad benzerliği var. . . ) 2- Dağ
  301. TAVAR Hızlı hareket eden, hızlı davranan.
  302. TAVÇI ((Tavaçı) - Babür Han’ın bey ve komutanlarından.
  303. TAVGAÇ 1- Hızlı koşan, hızlı davranan, atik 2- Çekici, cezbedici
  304. TAVIŞGAN Tavşan
  305. TAVLI 1- Hızlı, atik 2- Dağlı
  306. TAVLIBEK birl. Tavlı/Bek
  307. TAVLIBUĞA birl. Tavlı/ Boğa
  308. TAVLITİMUR birl. Tavlı/Timur
  309. TAVTAN birl. Tav/Tan
  310. TAY 1- Dayak, dayanak, dayanılacak nesne 2- Soy, asalet, soyluluk ünvanı 3- Ululuk, büyüklük, çokluk 4- Mevki, yer, bölge 5- Ananın erkek kardeşi, dayı 6- Süt emen at yavrusu
  311. TAYAK Baston, değnek, dayanılacak nesne.
  312. TAYALP birl. Tay/Alp
  313. TAYANA birl. Tay/Ana
  314. TAYANÇ 1- Dayanç, dayanak 2- Hami, koruyucu, sırdaş, güvenilen kişi
  315. TAYANÇI Danışman, memur. - Uygurlar döneminde, küçük dereceli memur ünvanlarından
  316. TAYANG Dayak, dayanak, destek, dayanak
  317. TAYANGHAN birl. Tayang/Han - Çengiz Kaan dönemi, Nayman hanlarından
  318. TAYANGU Danışman, aracı, sıradışı. Han ve kağanların danışmanlarına verilen bir unvan
  319. TAYAŞ birl. Tay/Aş (Aşmaktan. . ) - Altay Türkleri, Çor oymağı, dip dedelerinden
  320. TAYBARS birl. Tay/Bars - 1- Baybars Han’ın komutanlarından 2- Sibir hanlığı, hanlarından
  321. TAYBERK birl. Tay/Berk
  322. TAYBİLGE birl. Tay/Bilge
  323. TAYBİLGE TUTUK birl. Tay/Bilge/Tutuk - Bayan Çur Kağan dönemi, Uygur komutanlarından ve Kaşgar valisi
  324. TAYBOĞA birl. Tay/Boğa - 1- Çengiz Kaan dönemi, Sibirya valilerinden 2- Cuci Han’ın torunlarından
  325. TAYBUGA birl. Tay/Boğa - Salçuklular devleti, bey ve komutanlarından
  326. TAYCU 1- Hami, destekçi, koruyucu 2- Soylu, seçkin 3- Tay sahibi, tay eğiticisi - Kubilay Kaan’ın torunlarından
  327. TAYCUKUŞ birl. Taycu/Kuş - Özbek Han dönemi bey ve komutanlarından
  328. TAYÇAR (Tayçur) birl. Tay/Çar-Çur - Çengiz Kaan dönemi beylerinden (Camga beyin kardeşi)
  329. TAYÇİKUT birl. Tacı/Kut - Altay bölgesi, Türk oymaklarından
  330. TAYÇU (Taycu) - Timur Kürkan Han’ın oğullarından
  331. TAYÇU NOYAN birl. Tayçu/Noyan - Çengiz Kaan dönemi beylerinden
  332. TAYEÇE birl. Tay/Eçe. . Soylu, saygıdeğer hanım. (Teyze, sözcüğünün buradan geldiğini söyleyen dilciler var. )
  333. TAYER birl. Tay/Er
  334. TAYERK birl. Tay/Erk
  335. TAYERKE birl. Tay/Erke
  336. TAYGA 1- Kavak, çam, söğüt karışımı ormanlık bölge 2- yoğurtlu sebze çorbası - Manas destanında adı geçen bir bey
  337. TAYGAN 1- Karışık ağaçlı orman 2- Dayanak, destek
  338. TAYGANA Kaygan, kayıcı
  339. TAYGUN Yavru, çocuk, torun
  340. TAYGUR Kayan, kızakla kayan
  341. TAYIK Kibar ve nazik genç
  342. TAYHAN birl. Tay/Han
  343. TAYKUT birl. Tay/Kut
  344. TAYLAN 1- Beyefendi, centilmen 2- Yakışıklı, heybetli 3- Düzgün ve etkileyici konuşan
  345. TAYSAN birl. Tay/San
  346. TAYSAL birl. Tay/Sal
  347. TAYSEÇEN birl. Tay/Seçen - Çengiz Kaan’ın kaynatası, Börte Hatun’un babası
  348. TAYSENGÜN birl. Tay/Sengün - Bilge Kağan’ın komutanlarından
  349. TAYSUN birl. Tay/Sun - Çengiz Kaan’ın gençlik arkadaşlarından
  350. TAYŞI 1- Mürşit, yol gösteren 2- Hami, koruyucu
  351. TAYTİMUR birl. Tay/Timur
  352. TAYTUĞ birl. Tay/Timur
  353. TAYTUĞLU birl. Tay/Tuğlu - Çengiz Kaan dönemi, ünlü hanımlarından
  354. TEBER Balta, baltalı mızrak
  355. TECİMEN İdareli, ekonomist
  356. TECİMER Ekonomist, hesaplı
  357. TEDAN Tutan, zapt eden, zabit
  358. TEDAN MANGU HAN birl. Tedan/Mangu/Han - Altınordu hanlarından
  359. TEDİK (Tetik) 1- Usta, becerikli, bilgili 2- Öğüt, nasihat
  360. TEGEN (Değen) Değerli, karşılığı olan - Türkmenlerin, Göklen oymağı dip dedelerinden
  361. TEGİN Tigin, prens, şehzade, bey oğlu. Göktürkler döneminde, vali ünvanı olarak da kullanılmıştır. - karahanlılar devleti komutanlarından
  362. TEGİNEK Değnek, baston
  363. TEGİR 1- Değer, kıymet, paha 2- Hücum, taarruz 3- Ulaşım, ulaşma
  364. TEGİŞ 1- Değişim, değişme 2- Döğüş, temas, çarpışma, hücum
  365. TEGRE Daire, çevre, cıvar, etraf
  366. TEGREK 1- Değer, kıymet 2- Tekerlek, değirmi, yuvarlak
  367. TEGREK HATUN birl. Teğrek/Hatun - Timur Kürkan Han’ın anası
  368. TEĞBAGATUR birl. Teğme/Bagatur - Batu Han, dönemi, Altınordu komutanlarından
  369. TEĞME Değme, seçkin, farklı
  370. TEĞREK HATUN (Tegrek Hatun)
  371. TEKER 1- Değer, kıymet 2- Çevre, yöre, daire 3- Saldırgan, mütecaviz
  372. TEKEŞ Döğüş, değiş, temas, savaş, savaşçı - Alparslan Han’ın oğullarından
  373. TEKEŞBAY birl. Tekeş/Bay - Harzem hanlarından, İlbars Han’ın oğlu
  374. TEKİN 1- İyi, güzel, biricik, emsalsiz, uğurlu, uygun 2- Rahat, güvenli, güvenilir, 3- Tigin, prens, bey oğlu 4- Tabi, bağlı, kul, köle 5- Boş, ıssız, toplumdan uzak kişi 6- Saldırgan - 1- Alparslan Han’ın oğullarından 2- Abbasiler dönemi, Mısır valilerinden
  375. TEKİN TAMGAÇ birl. Tekin/Tamgaç - Alparslan Han’ın dünürü, Melikşah’ın kayın atası
  376. TEKİNALP birl. Tekin/Alp - Gazneliler devletinin kurucusu olan, Sevük Tekin’in dedesi
  377. TEKİNAY birl. Tekin/Ay - Tolunoğulları hanlığının son hanı
  378. TEKİNBAY birl. Tekin/Bay
  379. TEKİNER birl. Tekin/Er
  380. TEKİNHATUN birl. Tekin/Hatun - Timur Kürkan Han’ın anası. (Farklı tarih kayıtlarında, Teğrek Hatun " ve Tekin Hatun" olarak geçen bu adların doğrusunu seçmek pek de isabetli olmayacağından, her ikisi de bu derlemeye alınmıştır. . )
  381. TEKİNİK Güvenilir, iyi, münasip, uygun
  382. TEKİN TİMUR birl. Tekin/Timur - İlhanlılar devleti, bey ve komutanlarından
  383. TEKİR 1- Değer, kıymet, paha 2- kara benli, kara çizgili 3- Hücum, saldırı, saldırganlık - Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından
  384. TEKİRALP Birl. Tekir/Alp
  385. TEKİRBEK birl. Tekir/Bek
  386. TEKİRHAN birl. Tekir/Han
  387. TEKİRSOY birl. Tekir/Soy
  388. TEKİRTAG birl. Tekir/Dağ
  389. TELA 1- Delici, delen 2- Tolu, olgun, bilge 3- Armağan, adak, sungu
  390. TELABUĞAHAN birl. Tela/Boğa/Han - Altınordu hanlarından
  391. TELAHAN birl. Tela/Han - Batu Han’ın oğullarından Mengü Timur Han’ın kardeşi
  392. TELE (Tela)
  393. TELEBUKA birl. Tele/Boğa
  394. TELEK Armağan, sungu
  395. TEMİR Demir
  396. TEMİR YALUP birl. Demir/Yalup . . . demirci ustası, silah yapımcısı
  397. TEMİRAY birl. Temir/Ay
  398. TEMİRBAY birl. Temir/Bay
  399. TEMİRBEK birl. Temir/Bek
  400. TEMİRBUĞA birl. Temir/Boğa - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  401. TEMİRÇAL birl. Temir/Çal ( kılıç darbesi, kılıç vuruşu) - Kırgız oymak beylerinden
  402. TEMİREN Ok başlığı, okun ucundaki sivri ve delici demir parçası
  403. TEMİRER birl. Temir/Er
  404. TEMİRİLUN birl. Temir/İlun - Çengiz Kaan’ın kız kardeşi
  405. TEMİRHAN birl. Temir/Han - Eski dönem, " Maden Tanrısı"
  406. TEMİRKAN birl. Temir/Kan - Öketay Kaan’ın evdeşi
  407. TEMİRKIRAN birl. Temir/Kıran mec. Acı kuvvet, acı kuvvete sahip kişi - Hint- Türk kölemenleri devleti, bey ve komutanlarından
  408. TEMİRKOCA birl. Temir/Koca - Kundur Türkleri, Kasay oymağı, dip dedelerinden
  409. TEMİRKUL birl. Temir/Kul
  410. TEMİRTAN birl. Temir/Tan
  411. TEMİŞ Demiş, söylemiş, bilgin, deneyimli
  412. TEMİŞALP birl. Temiş/Alp
  413. TEMİŞBEK birl. Temiş/Bek
  414. TEMİŞHAN birl. Temiş/Han
  415. TEMREN (Temiren)
  416. TEMUÇİN (Temurcin, Timurçin)
  417. TEMÜGE (Temürge) demir, nüvesi - Çengiz Kaan’ın en küçük kardeşi (Ot Tigin’in diğer adı)
  418. TEMÜRKAZUK birl. Temir/Kazık Kutup yıldızı
  419. TENBE At koşumu, koşum takımı
  420. TENEKUR Boraks madeni
  421. TENGİZ Deniz
  422. TENKİZBEK birl. Tengiz/Bek
  423. TENGRİBİRDİ birl. Tengri/Verdi - Babür Han’ın bey ve komutanlarından
  424. TENGRİ KAĞAN (gök Kağan) birl. - Göktürk Kağanlarından Bilge Kağan’ın oğlu
  425. TENGRİKULU birl. Tengri/Kulu - Babür Han’ın bey ve komutanlarından
  426. TENİK Azim, kararlılık
  427. TENŞİ Eşit, adil, adaletli
  428. TEOMAN Sis, duman, tuman - . . Hun imparatoru Mete Han’ın babası
  429. TEPE 1- Uç, sınır, doruk, yükseklik, yüksek yer 2- Yığın, kütle 3- Bir nesnenin sivri ucu
  430. TEPETAŞ birl. Tepe/Taş
  431. TERDİBEK (Turdubek) birl. Terdi-Turdu/Bek - Babür Han’ın komutanlarından
  432. TEREÇE İnce, narin, zarif
  433. TEREK Siper, koruyucu
  434. TEREKEME Siper, siperlik, sütre - Türkmenlerin, Yaymut ve Uğurçalı oymağı, dip dedelerinden
  435. TERİLGEN Diri, canlı, hazır, tetik, tetikte
  436. TERİLGENBUDUN birl. Terilgen/Budun - Devletin çekirdeğini oluşturan boy merkez halk Devletin, temel, ulusal askeri gücü
  437. TERİM 1- Bilim, sanat, bilim ve sanat erbabı 2- Emek, alın teri, zahmet 3- soyluluk, şeref, onur, nurlu 4- toplantı, dernek 5- Han soyundan gelen kızlara verilen bir soyluluk ünvanı
  438. TERİMAPA birl. Terim/Apa
  439. TERİMAY birl. Terim/Ay
  440. TERİMBAY birl. Terim/Bay
  441. TERİMER birl. Terim/Er
  442. TERİŞ Derleme, toparlama, birleştirme, birleştirici, derleyip toparlayıcı
  443. TERİŞALP birl. Teriş/Alp
  444. TERİŞBAY birl. Teriş/Bay
  445. TERİŞBEK birl. Teriş/Bek
  446. TERİŞKUL birl. Teriş/Kul
  447. TERKEN 1- Süs oku, süslü ok 2- Savaş arabası 3- Soylu, soyluluk ünvanı
  448. TERKEN HATUN birl. Terken/hatun - Kulagu Han’ın gelini, Mengü Timur Han’ın evdeşi
  449. TERKENBEGÜM Birl. Terken/Begüm - Alparslan Han’ın gelini. Melikşah’ın evdeşi
  450. TERNEK Dernek, toplantı
  451. TESİYEMİ TANYU (Ululuğun sınırı olmayan, en ulu ) - Hun imparatorlarının ünvanlarından
  452. TETİK 1- Uyanık, hazır 2- Becerikli, mahir
  453. TEYENG Sincap
  454. TEYMUR Demir
  455. TEZ 1- Hızlı, ivedi, hızlılık 2- Kaçma, ürkme, ürküntü 3- Şiddet, şiddetli (. . Farsçadaki "tiz" (Sivri, sivri uç) ile yalnızca ad benzerliği var. )
  456. TEZAY birl. Tez/Ay
  457. TEZBARS birl. Tez/Bars
  458. TEZBAY birl. Tez/Bay
  459. TEZBEK birl. Tez/Bek
  460. TEZBÖRİ birl. Tez/Böri
  461. TEZBUĞA birl. Tez/Boğa
  462. TEZEL birl. Tez/El
  463. TEZER birl. Tez/Er
  464. TEZHAN birl. Tez/Han
  465. TEZİK Ürkme, ürküntü
  466. TEZKAN birl. Tez/Kan
  467. TEZME Çabuk kızan, canı ağzında, kızıp çekip giden
  468. TEZOK birl. Tez/Ok
  469. TEZTAY birl. Tez/Tay
  470. TEZTİGİN birl. Tez/Tigin
  471. TEZÜREK birl. Tez/Yürek Heyecanlı, ateşli
  472. TIBIK Sakin, asude
  473. TILSIM Büyü, efsun, sihir
  474. TIN (Tin) Ruh, can, nefes
  475. TINGI 1- Tin, can, yaşam 2- Kulağa gelen ses, ses dinleme (Tınlama)
  476. TINGLAK Efendi, söz dinleyen
  477. TINGLAR Dinler, hürmetkar
  478. TINGLATUR Sözü dinlenen, sözü geçer
  479. TINGLAYU Munis, söz dinleyen
  480. TINGLIĞ Canlı, diri
  481. TINI 1- Ruhsal, ruhla ilgili 2- İnanç, iman 3- Tıngırtı, kulağa gelen ses
  482. TINIBEK birl. Tını/Bek
  483. TİGİN Prens, şehzade, han oğlu, bey oğlu
  484. TİGİNBAY birl. Tigin/Bay
  485. TİGİNER birl. Tigin/Er
  486. TİGREK Çevre, daire
  487. TİKE Parça, bölüm, lokma, tıkım
  488. TİKEN Dikili, dik, dikmiş - Oğuznamede adı geçen Tuman Han’ın oğullarından
  489. TİKENER birl. Tiken/Er
  490. TİKİM Parça, lokma
  491. TİLBE Dilek, dilenen şey, murat
  492. TİLBİ Dilek
  493. TİLEK Murad, istek, dilek - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  494. TİLKİ Tilki, kürkü için avlanan hayvan - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  495. TİLMAÇ Çevirmen, tercuman
  496. TİLMEN (Dilmen) Konuşkan, hatip, çenebaz
  497. TİLTAY Etken, amil, neden
  498. TİLUN Dolun, tolun, dolu, tam, eksiksiz, kusursuz
  499. TİLUNBULAK birl. Tilun/Bulak - Çengiz Kaan dönemi beylerinden
  500. TİMAGUR Merhametli, vicdanlı
  501. TİMUÇİN (Temuçin, temurçin, timurçine) - Çengiz Kaan’ın ilk adı. Ancak doğrusu, Timurçin’dir. Demir ucu, sivri demir anlamındadır.
  502. TİMUR Demir - (Türk tarihinde bu ad ile çok ünlü kişiler vardır. Ancak bir çoğunun bu ad ile birlikte bir ad ile birleşik olarak ya da ünvanlarıyla birlikte anılmasından dolayı, hepsi ayrıca değerlendirilmiştir. )
  503. TİMUR KAAN birl. Timur/Kaan - Kubilay Kaan’ın oğlu
  504. TİMUR KULA birl. Timur/Kula - Timur Kürkan han dönemi vali ve komutanlarından
  505. TİMUR KUTLUĞ birl. Timur/Kutluğ - Altınordu hanlarından Toktamış Han’ın oğlu
  506. TİMUR KUTLUK birl. Timur/Kutluk - Timur Kürkan Han’ın Kıpçak valisi ve komutanlarından
  507. TİMUR KÜRKAN birl. Timur/Kürkan - Türk dünyasının en ünlü simalarından. Yalnızca Türk tarihi değil, dünya tarihinin de başta gelen liderlerinden. Çengiz Kaan’dan sonra, dünyanın ikinci büyük fatihi. Yaşamı hep çetin mücadelelerle geçmiş, koca bir imparatorluğu adeta yoktan var etmiştir. Kürkan (Damat) lakabını, evliliğinin ilk yıllarında, kayın eçesi olan Buhara Emir’ in himayesinde oluşu nedeniyle almış, daha sonraları, İranlılar ona " Timurleng", Otmanlılar " Aksak Timur" lakabını takmışlardır. Bu ulu kişi zamanında, Türk dünyası üçüncü ve son kez olarak, tek devlet çatısı altında toplanmış, " Birleşik Türk devletleri" ideali, bu ulu kişinin döneminde son kez gerçek olmuştur.
  508. TİMURALP birl. Timur/Alp
  509. TİMURAY birl. Timur/Ay
  510. TİMURBAY birl. Timur/Bay
  511. TİMURBEG (Timurberk) birl. Timur/Beğ - Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  512. TİMURBUĞA birl. Timur/Boğa - Mısır-Türk kölemenleri hanlarından
  513. TİMURBUKA birl. Timur/Boğa - Kıpçak hanlarından Mengü Timur Han’ın oğlu
  514. TİMURÇİN (Timuçin, timurçine)
  515. TİMURER birl. Timur/Er
  516. TİMURHAN birl. Timur/Han - Bulgar devleti hanlarından
  517. TİMURKOCA birl. Timur/Koca - İlhanlılar devleti, bey ve komutanlarından
  518. TİMURTAN birl. Timur/Tan
  519. TİMURTAŞ birl. Timur/Taş - 1- İlhanlılar devleti, komutanlarından 2- Salçuklular devleti, Mardin atabeylerinden
  520. TİMURTAY birl. Timur/Tay
  521. TİN 1- Can, ruh, öz 2- Soluk, nefes, yel 3- Dinmiş, dingin, sakin, bitik 4- Gök, göksel, Tanrısal - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış Oymakları, dip dedelerinden
  522. TİNESİ birl. Tin/Esi
  523. TİNESİOĞLU birl. Tinesi/Oğlu (Göğün oğlu) - Göktürkler dönemi bey ve komutanlarından
  524. TİRGEÇ Diri, canlı, dirilik veren - Altay-tuva oymaklarından
  525. TİRİG Diri, canlı, güçlü
  526. TİRİGLİĞ Dirlik, yaşam, geçim
  527. TİRİL 1- Can, ruh, yaşam 2- Dirilik, canlılık, derlenip toparlanma 3- Derlenme, derleniş
  528. TİRİM Yaşam, geçim, hayat yolu
  529. TİRKİŞ Kervan, kafile
  530. TODURGA (Dodurga)
  531. TOGA 1- Doğa, tabiat, hilkat, yaratılış, huy 2- Kalın, katı, yoğun, doymuş 3- Usul, yordam, teamül
  532. TOGAN Toğan, Doğan
  533. TOGANHAN birl. Togan/Han - karahanlı hanlarından
  534. TOGANALP birl. Togan/Alp
  535. TOGANER birl. Togan/Er
  536. TOGAY 1- Toga 2- Dolunay 3- Koruluk, küçük orman 4- Tok/Ay - Babür Han dönemi beylerinden 2- Kırgız oymaklarından
  537. TOGAY TİMUR birl. Togay/Timur - Cuci Han dönemi Horasan valisi
  538. TOGAYBERDİ birl. Togay/Verdi - Kırgızların Togay oymağı, dip dedelerinden
  539. TOGAYHAN birl. Togay/Han - Altınordu hanlarından
  540. TOGU 1- Doğu, doğuş 2- Vuruş, darbe
  541. TOGUZ (Tokuz) - Başkurt oymak beylerinden
  542. TOĞA (Toga)
  543. TOĞAÇ (tokaç) Topuz, çamaşır yıkarken kullanılan tahta topuz - akşitler devletinin kurucusu olan, Akşit beyin babası
  544. TOĞAÇHAN birl. Toğaç/Han - . . Uygur hanlarından
  545. TOĞAN 1- doğan, doğan kuşu 2- Canlı, doğmuş olan, yaşayan - 1- Kubilay Kaan dönemi, vakanüvislerinden (Tarihçilerinden) 2- Sevük Tekin dönemi, Gazneliler komutanlarından
  546. TOĞAN ARGUN birl. Toğan/Argun - Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  547. TOĞAN HAN birl. Toğan/Han - Cücen hanlarından
  548. TOĞAN TİMUR birl. Toğan/Timur - Çengizoğullarının , Çin’de hükümet eden son kağanı
  549. TOĞANAY birl. Toğan/Ay
  550. TOĞANBAY birl. Toğan/Bay
  551. TOĞAN TEKİN birl. Toğan/Tekin - Altay destanlarında adı geçen bir bey
  552. TOĞAR Doğar - Özbeklerin, Konrat oymağı, dip dedelerinden
  553. TOĞAY (Togay, tokay) - Kıpçak hanlarından
  554. TOĞMA 1- Dokuma, dokumadan yapılan giysi 2- Yerli, yerli halktan olan kişi
  555. TOĞMA ŞAD birl. Toğma/Şad - Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  556. TOĞMAÇ (Tağmaç)
  557. TOĞMAK (Tokmak)
  558. TOĞMUŞ Doğmuş, ortaya çıkmış, canlı, yaşayan
  559. TOĞRUL 1- Tuğrul 2- Doğrulmak, ayağa kalkmak
  560. TOĞRULŞHAN Toğrul/Han - Çengiz Kaan dönemi, Kerayet hanlarından Yesukey Bagatur’un andası
  561. TOĞRULÇA Doğan kuşu, doğan yavrusu
  562. TOĞSIK Doğuş, doğum, ortaya çıkış
  563. TOĞTAY birl. Tok/Tay - Mengü Timur Han’ın oğullarından
  564. TOĞUL 1- Doğulu, doğudan 2- Doğum, doğuş, ortaya çıkış - Altay Türkleri, Tuva oymağı, dip dedelerinden
  565. TOĞULBAY birl. Toğul/Bay - Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  566. TOĞULGA Tolga, tulga, savaş başlığı, miğfer
  567. TOK 1- İrilik, katılık, dayanıklılık, yoğunluk 2- Vuruş, darbe, döğüş, savaş 3- Yol, yöntem, yordam - Kundur Türkleri oymak beylerinden
  568. TOKA 1- Tok, sert, katı 2- Usul, yol, yordam, teamül 3- Döğüş, vuruş, vuruşma, 4- Huy, hilkat, yaratılış - Manas destanında adı geçen bir bey
  569. TOKABAY birl. Toka/Bay - Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  570. TOKAÇ (Togaç) Topuz, çamaşır topuzu - 1- Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden 2- Tolunlular devleti bey ve komutanlarından 3- İkşitler devletinin kurucularından
  571. TOKALIG Tokluk, katılık, sertlik - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  572. TOKARI birl. Tok/Arı - çengiz Kaan’ın komutanlarından
  573. TOKATİGİN birl. Toka/Tigin - Koço Uygurları prenslerinden
  574. TOKATİMUR birl. Toka/Timur - . . Çağatay devleti hanlarından
  575. TOKAY 1- dolunay 2- Dere kenarlarında yetişen bir çiçek, çalı - Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  576. TOKAYBEGÜM birl. Tokay/Begüm
  577. TOKDAĞ birl. Tok/Dağ - Mısır-Türk kölemenleri devleti, vali ve komutanlarından
  578. TOKDEMİR birl. Tok/Demir
  579. TOKDOĞAN birl. Tok/Doğan
  580. TOKER birl. Tok/Er
  581. TOKHAN birl. Tok/han - Avar hanlarından
  582. TOKLU 1- Yol, yordam, bilen, bilge 2- Bir yaşını geçmiş kuzu 3- İri, dolgun, besili - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  583. TOKLUKTİMUR birl. Tokluk/Timur - Çağatay han’ın torunlarından
  584. TOKMAK Vurma, ezme, döğme aracı Kalın, geniş, ağaçtan yapılmış çekiç - Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  585. TOKMANGUT birl. Tok/Mangut - Özbeklerin, Mangut oymağı, dip dedelerinden
  586. TOKOL Kuma, ikinci hanım
  587. TOKSABA birl. Tok/Saba (Sopa)
  588. TOKSARMIŞ birl. Tok/Sarmış - Salçuk beğ dönemi oğuz beylerinden
  589. TOKSARU birl. Tok/Sarı - Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve Aday oymağı, dip dedelerinden
  590. TOKTA 1- Durma, yaşama, direnç, dayanıklılık 2- Tedbir, tedbirlilik - Cuci Han’ın torunlarından
  591. TOKTABAŞ birl. Tokta/Baş
  592. TOKTABAY birl. Tokta/Bay - Naymanlar devleti, hanlarından
  593. TOKTABEG birl. Tokta/Beğ
  594. TOKTABUĞA birl. Tokta/Boğa - babür Han’ın dayısının oğlu
  595. TOKTAGA (Toktağ) birl. Tok/Dağ - Mısır- Türk kölemenleri dönemi vali ve komutanlarından
  596. TOKTAK Tedbir, tedbirli, temkinli
  597. TOKTAKAYA birl. Tokta/Kaya - Altınordu hanlarından
  598. TOKTAMIŞ Durucu, kalıcı, dirençli, dayanıklı, uzun ömürlü, dirayetli - Kırgızların, Nogay oymağı, dip dedelerinden 2- Türkmenlerin, Teke oymağı ilk beylerinden (Otamış beğ’in kardeşi)
  599. TOKTAMIŞ GİRAY HAN Toktamış/Giray/Han - 1- Kırım hanlarından 2- Türkmenlerin, Teke oymağı, dip dedelerinden
  600. TOKTAMIŞ HAN birl. Toktamış/Han - Altınordu hanlarından (Bu devlette bu ad ile iki han vardır)
  601. TOKTAR Dayanıklı, dirayetli, uzun ömürlü
  602. TOKTAŞ birl. Tok/Taş . . Mola yeri, dinlenme bölgesi - Kıpçak hanlarından
  603. TOKTA TİMUR birl. Tokta/Timur - Kubilay Kaan’ın torunlarından
  604. TOKTAV birl. Tok/Dağ
  605. TOKTAY birl. Tok/Tay - Çengiz Kaan dönemi Merkit beylerinden
  606. TOKTAY HAN birl. Toktay/Han - Kıpçak hanlarından
  607. TOKTAY HATUN birl. Toktay/Hatun
  608. TOKTİMUR birl. Tok/Timur - Çengizoğullarının, Çin’de hükümet eden Kaanlarından
  609. TOKTUKA (Toktuga)
  610. TOKTULGA birl. Tok/Tulga
  611. TOKU 1- Doğu 2- Döğüş, temas, savaş - İdil Bulgarları devleti, hanlarından
  612. TOKUÇ (Toğuç)
  613. TOKUÇİNE birl. Toku/Çine - Cücenler devleti, hanlarından
  614. TOKUM 1- Doğum, doğuş 2- Yaşam, direnç, dayanıklılık - Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  615. TOKUMAK 1- Tokmak 2- birl. Tokum/Ak
  616. TOKUR 1- Gözü pek, cesur 2- Dokur, dokumacı
  617. TOKUR HATUN birl. Tokur/Hatun - Uygur yazıtlarında adı geçen bir hanım
  618. TOKURGAK Dokuma aleti, dokuma tezgahı
  619. TOKUŞ 1- Döğüş, savaş, vuruşma 2- Doğuş, direnç, yaşam, dirayet - Göktürkler dönemi beylerinden Kürşad’ın kırklarından
  620. TOKUŞ KOCA birl. Tokuş/Koca - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  621. TOKUZ 1- Dokuz sayısı (. . Türklerin uğurlu ve kutlu saydıkları sayılardan) 2- sıkça ve kalınca dokunmuş bir kumaş
  622. TOKUZ ARKA birl. Dokuz/Arka
  623. TOKUZ HATUN birl. Dokuz/Hatun - Kulagu Han’ın evdeşi
  624. TOKUZALP birl. Dokuz/Alp
  625. TOKUZBEGÜM birl. Tokuz/Begüm
  626. TOKUZBEK birl. Tokuz/Bek
  627. TOKUZER birl. Tokuz/Er
  628. TOKUZMENGÜ birl. Tokuz/Mengü
  629. TOKUZOĞUZ birl. Tokuz/Oğuz
  630. TOKUZTİMUR birl. Tokuz/Timur
  631. TOKUZUNÇ Dokuzuncu
  632. TOLAN Eşsiz, emsalsiz
  633. TOLANBUĞA birl. Tolan/Boğa - Timur Kürkan Han dönemi, bey ve komutanlarından
  634. TOLAY Bir tavşan türü
  635. TOLDI Doldu, dolu, doluluk, bütünlük, olgunluk, irilik, bilgelik, erginlik
  636. TOLDIALP birl. Toldı/Alp
  637. TOLDIBAY birl. Toldı/Bay
  638. TOLDIKORGAN Anıt, lahit, abide
  639. TOLGA Miğfer, çelik başlık
  640. TOLGAER birl. Tolga/Er
  641. TOLGAHAN birl. Tolga/Han
  642. TOLGAN 1- Dolgun, iri, dolu 2- Acı, üzüntü, inleme
  643. TOLGAY Çevre, cıvar
  644. TOLGUNAY birl. Tolgun/Ay
  645. TOLIDARU birl. Tolu/Darı - . . Keykatu Han Dönemi, İlhanlı bey ve komutanlarından
  646. TOLKAN Dolgun - Kırgızların, Togay ve Saltu oymağı dip dedelerinden
  647. TOLMIŞ Dolmuş, dolu, olgun, bilge - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  648. TOLMIŞ ÖZBEĞ birl. Tolmış/Özbağ - Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  649. TOLU 1- Dolu, olgun, kamil, yetkin, usta 2- İçki, içki kadehi, içki ile dolu kadeh 3- Seçkin, güzide
  650. TOLUALP birl. Tolu/Alp
  651. TOLUBEGÜM birl. Tolu/Begüm
  652. TOLUBEK birl. Tolu/Bek - Sovyetler Birliğinin, ilk dönemlerinde yaşayan Türkmen asıllı sosyolog
  653. TOLUER birl. Tolu/Er
  654. TOLUHAN birl. Tolu/Han - Arap işgalleri sırasında, onlara karşı direniş örgütleyen ve çeşitli savaşlara giren bir bey
  655. TOLUK 1- Dolu, olgun, yetkin, bilge 2- Tuluk, tulum - Çengiz Kaan’ın torunlarından
  656. TOLUK TÜGE birl. Toluk/Tüge (Tike) - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  657. TOLUKAN birl. Tolu/Kan - Çengiz Kaan’ın gençlik yoldaşlarından
  658. TOLUM 1- Silah, savaş aleti 2- Olgun, dolgun
  659. TOLUN Dolu, tam, bütün, eksiksiz, kusursuz, olgunlaşmış
  660. TOLUNALP birl. Tolun/Alp - Tolunoğulları beyliğinin kurucusu
  661. TOLUNAY birl. Tolun/Ay. . Ay’ın en güzel hali.
  662. TOLUNBAY birl. Tolun/Bay
  663. TOLUNBİGE birl. Tolun/Bike - Sibir hanlarından, Güçüm hanı’ın kızı.
  664. TOLUNER birl. Tolun/Er
  665. TOLUNHAN birl. Tolun/Han - Avar hanlarından.
  666. TOLUNTİGİN birl. Tolun/Tigin - Avarlar devleti bey ve komutanlarından.
  667. TOLUTİMUR birl. Tolu/Timur
  668. TOMAN Duman, sis - Macar Kumanları, bey ve komutanlarından.
  669. TOMANBAY birl. Duman/Bay - Mısır – Türk kölemenleri, hanlarından. Baybars Han’ın yeğeni.
  670. TOMBAY Manda, camış
  671. TOMRİS (Tomris Hatun) 1-Demir ucu 2- Demir sesi. 3- Demirin özü, nüvesi. 4- Bereket, bolluk, uğur. - Türk tarihinin ünlü simalarından. Sakalar devletinin katun’u (kraliçesi) (İran – Turan savaşları sırasında, zalimliğiyle ünlü, Pers kralı Hüsrev’in, Türk topraklarını işgal etmesine karşın yapılan savaşta büyük kahramanlıklar göstererek, onu yenmiş, başını kesip kan dolu bir fıçıya atarak, "Hayatın boyunca kana doymadın, kan döküp kan içtin. Ben de sana yakışanı yapıp, seni bundan mahrum etmeyeceğim. . " diyen ulu kişi. )
  672. TON Don, giyim, giysi, elbise - Altay Türkleri, Tuva ve Kömnüç oymağı, dip dedelerinden.
  673. TONA Giyimli, varlıklı, yakışıklı
  674. TONAT Donat, cömert, eli açık, aç doyuran – çıplak giydiren.
  675. TONATİGİN birl. Tona/Tigin - Bilge Kağan dönemi bey ve komutanlarından.
  676. TONATMIŞ Giydirmiş, hayır hasenette bulunmuş, cömert ve eli açık.
  677. TONATURA birl. Tona/Tura
  678. TONGA Kaplan, Asya kaplanı. - Göktürk bey ve komutanlarından. Çin elçilerinden
  679. TONGA HAN birl. Tonga/Han
  680. TONGABERDİ birl. Tonga/Verdi
  681. TONGARA BİRL. Ton/Kara - Uygur oymaklarından.
  682. TONGATEKİN birl. Tonga/Tekin
  683. TONGÖK birl. Ton/Gök
  684. TONGRA ESİM birl. Tongara/Esim - Göktürkler dönemi dokuz oğuz asıllı beylerinden.
  685. TONGUZ Domuz
  686. TONKA 1- Tunga , kaplan 2- iri, büyük, gösterişli
  687. TONGUÇ birl. Ton/Güç
  688. TONLU Giyimli, şık, zengin, varlıklı
  689. TONLU TUNGA birl. Tonlu/Tunga - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  690. TONSUZ Yoksul
  691. TONTAŞ birl. Ton/Taş - Salçuklular dönemi, Musul atabeylerinden
  692. TONYUKUK (Tanyu/Kök, gök) Sonsuzluk ve genişlik, bilgelik ve deneyimlilik.
  693. TOP Yığın, topluluk, bütünlük, erk
  694. TOPAÇ 1- Top gibi, toparlak, dolgun 2-İbrik 3- Sepet, sele
  695. TOPAK Topluca, toplanmış, yığın
  696. TOPKARA birl. Top/Kara - Özbeklerin, Konrat ve Konçagalı oymakları, dip dedelerinden.
  697. TOPO KAĞAN birl. Topu/Kağan - Göktürk kağanlarından. Mokan Kağan’ ın yeğeni.
  698. TOPRAK . . Yer, yurt, arazi
  699. TOPURGAN Ayak basıldığında toz çıkaran, yumuşak toprak
  700. TOPUZ Toplanıp, kurutulmuş, katılaşmış, topluca ve katıca. Silah, dövme ve ezme aracı
  701. TOR 1- Mevki, mertebe, şeref, şereflilik 2- Türeme, doğma, soy, gelişme, yayılma 3- Ağ, tuzak 4- Giysi 5- Evlat, çocuk, nesil 6- Zayıflık, incelik, hamlık - Altay Türkleri, Teleut oymağı, dip dedelerinden.
  702. TORALP birl. Tor/Alp
  703. TORAMAN 1- Fahri, onursal, şerefli 2- Kaba, yetişmemiş, acemi 3- İri, dolgun, heybetli - Akhunlar devleti, hanlarından.
  704. Toran Turan, duran, yaşayan, dirençli
  705. TORBAY birl. Tor/Bay
  706. TORÇUK Kozalak
  707. TORÇUKAY birl. Torçuk/Ay
  708. TORDU Durdu, duran
  709. TORDUBAY birl. Tordu/Bay
  710. TORKAYA birl. Tor/Kaya
  711. TORKU İpekli kumaş
  712. TORLAK 1- Eğitilmemiş at 2- Çırak, acemi, ham
  713. TORMIŞ Durmuş, yaşayan, yaşar, yaşam
  714. TORMU Yaşam süresi, yaşam
  715. TOROĞUL birl. Tor/Oğul
  716. TORTİMUR birl. Tor/Timur
  717. TORU 1- Duruş, yaşam 2- Bolluk, bereket, fazlalık 3- Doru, doru renk
  718. TORUG Doruk, Doru renk
  719. TORUK 1- Doruk, zirve 2-İnce, zayıf, ham, olmamış
  720. TORUM 1- Aygır, aygır yavrusu 2- Kul, köle, muti, bağlı 3- Deve yavrusu
  721. TORUMTAY birl. Torum/Tay - Mısır-Türk kölemenleri devleti, Suriye valisi ve komutanlarından.
  722. TORUN 1- Evladın, evladı 2- Sevgili, biricik, çok sevilen 3- Acemi, ham, yetişmek üzere olan 4- Genç boğa - Abbasiler (El Muktedi) dönemi, Bağdat beylerbeyi.
  723. TORUNBEK birl. Torun/Bek - Kulagu Han dönemi, Diyarbakır valilerinden.
  724. TORUNTAY birl. Torun/Tay - Mısır-Türk kölemenleri, Suriye valisi olan "Torumtay" bazı kaynaklarda, bu ad ile de geçmektedir.
  725. TOSUN 1- Genç boğa, 2- Tos atan, tos vuran, azgın, azmış, saldırgan - Abbasiler dönemi, Türk asıllı vali ve komutanlarından.
  726. TOSUNALP birl. Tosun/Alp
  727. TOSUNBAY birl. Tosun/Bay
  728. TOSUNBEG birl. Tosun/Beğ - İkşitler devleti, bey ve komutanlarından.
  729. TOSUNER birl. Tosun/Er
  730. TOSUNTAY birl. Tosun/Tay
  731. TOY 1- Şölen, yemekli eğlence, düğün dernek 2- Em, ilaç, doyum, doyumluluk 3- Ordu, ordu birliği 4- Çamur bataklık 5- Doğan türü bir avcı kuş 6- Genç, gençlik, acemilik, çıraklık
  732. TOYAK 1- Atlara giydirilen savaş zırhı 2- Tırnak, at tırnağı
  733. TOYALP birl. Toy/Alp
  734. TOYAN Toy sahibi, toy veren kişi
  735. TOYANAY birl. Toyan/Ay
  736. TOYANER birl. Toyan/Er
  737. TOYBAY birl. Toy/Bay
  738. TOYBEGÜM birl. Toy/Begüm
  739. TOYGA 1- Toy sahibi, toy veren kişi, 2- Toylarda yapılan çorba, ayranlı çorba
  740. TOYGABUĞA birl. Toyga/Boğa
  741. TOYGAN 1- Kurultay üyesi 2- Bir kuş türü 3- Genç, taze
  742. TOYGAR Tarla kuşu, çayır kuşu
  743. TOYGUN 1- Genç, taze, deneyimsiz 2- Doymuş
  744. TOYGUR Doymuş, gözütok, olmuş, olgun
  745. TOYLAK 1- Toy yeri, toy yapılan yer 2- Karargah, ordunun toplandığı yer.
  746. TOYLUK Toy yeri, Toy yapılan yer
  747. TOYMADUK 1- Özlenen, özlemi duyulan 2- Hırslı, doyumsuz
  748. TOYMAGUR İştahlı, obur
  749. TOYTİMUR Ermiş, keramet sahibi, Şaman büyüğü, kam, rahip
  750. TOZUN 1- Tosun 2- Düzen, uyumluluk
  751. TÖGİ Cömert , eli açık
  752. TÖGÜN Çekici, yakışıklı
  753. TÖKMEN Çekici, yakışıklı
  754. TÖKÜ Eli açık, cömert, müsrif - Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın ve Mumın oymağı, dip dedelerinden
  755. TÖKÜŞ Düğüş, savaş, vuruşma
  756. TÖLEÇ Ücret, yevmiye
  757. TÖLEGEN Olgun, kamil, yetişkin - Kırgızların, " Kız ipek" destanında adı geçen bir bey
  758. TÖLEK 1-Ücret, yevmiye 2- Sükunet, sakinlik - Kazakların, Ortayüz bölüğü, Argın ve Mumın oymağı, dip dedelerinden
  759. TÖLEKKAYA birl. Tölek/Kaya - . . Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  760. TÖLİS Bölük, bölünmüş - Altay Türkleri, Teleut oymağı, dip dedelerinden
  761. TÖLİŞ (Tölis)
  762. TÖLÜK Tuluk, tulum - Kazak hanlığı dönemi beylerinden
  763. TÖR 1- Türemek, çoğalmak, yaratılış 2- Makam, mevki, onur yeri, şerefli yer 3- Usul, kural, teamül
  764. TÖRAPA birl. Tör/Apa - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  765. TÖRE 1- Düzen, gelenek, usul, teamül, geleneksel hukuk 2- Türeyiş, yaşayış, çoğalma, yaratılış
  766. TÖREALP birl. Töre/Alp
  767. TÖREBAY birl. Töre/Bay
  768. TÖREHAN birl. Töre/Han
  769. TÖREKUL birl. Töre/Kul - Kırgız kökenli, ünlü Türk edebiyatçısı"Cengiz Aytmatov " un babası
  770. TÖREKULU birl. Töre/Kulu
  771. TÖRELİ Töresi olan, töreye bağlı, geleneklerine bağlı
  772. TÖREMEN Görgülü, töreye bağlı - Kızıl Türkleri, destanında adı geçen bir bey
  773. TÖREN 1- Töreye uygun yapılan, töre gereği yapılan, mersim 2- Soylu, necip, seçkin
  774. TÖRENAY birl. Tören/Ay
  775. TÖRENBAY birl. Tören/bay
  776. TÖRENBEG birl. Tören/Beğ
  777. TÖRETEKİN birl. Töre/Tekin
  778. TÖRKİN Kök, menşe, dip, soy
  779. TÖRTKARA birl. Dört/kara - Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Alimoğlu oymağı, dip dedelerinden
  780. TÖRTOĞUL birl. Dört/Oğul - Kazakların, Ortayüz bölüğü, nayman oymağı, dip dedelerinden
  781. TÖRÜ 1- Yasa, devlet düzeni 2- Türeyiş, yaratılış
  782. TÖRÜCE Töreye ve yasaya uygun
  783. TÖRÜİÇİ Töreye uygun
  784. TÖRÜLÜG Töreye bağlılık, Töre bilgisi, Töre uygulaması
  785. TÖRÜM 1- Türeyiş, yaratılış 2- Töreye bağlılık
  786. TÖRÜMAY birl. Törüm/Ay
  787. TÖRÜMÇÜ Töreye bağlı, soyuna bağlı
  788. TÖRÜMER birl. Törüm/Er
  789. TÖRÜN 1- Soylu, soyluluk 2- Tören, merasim, ihtiram
  790. TÖRÜTGEN Yaratıcı, yaratan, halik
  791. TÖŞTÜK Düş, rüya
  792. TÖZ Kök, dip, temel, cevher, öz
  793. TÖZLÜK Öz, esas, asıl, kök, köklü, özlü
  794. TÖZÜN Soylu, temeli sağlam, köklü
  795. TUNAY Evlatlık kız çocuğu - İlhanlı hanlarından Ahmet Han’ın evdeşi
  796. TUDAYBEGÜM birl. Tuday/Begüm
  797. TUDAYBİKE birl. Tuday/Bike
  798. TUDUK (Tutuk) - İlhanlılar devleti, komutanlarından
  799. TUDUN (Tutun) 1- Tutunma, bağlılık, sadakat 2- Destek, güvence, tutunulacak nesne - Hazar kağanlığı döneminde kullanılan " vali " ünvanlarından
  800. TUDUN ERKİN birl. Tudun/Erkin - Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  801. TUDUNHAN birl. Tudun/Han - Avarlar devleti hanlarından
  802. TUDUN YAMTAR birl. Tudun/Yamtar - Bilge Kağan dönemi, bey ve komutanlarından
  803. TUGA (Toga) - Türkmenlerin, Teke, Ötemiş ve Taşayak oymakları, dip dedelerinden
  804. TUGABAY birl. Tuga/bay - Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve baybaktı oymakları, dip dedelerinden
  805. TUGAN Doğan
  806. TUGANA Özel ok (İçi oyulmuş, içinde evrak gizlenen ok)
  807. TUGANBAY birl. Tugan/Bay
  808. TUGAN 1- Küçük ırmak, çay, akarsu 2- Togay
  809. TUĞ Sancağın tepesine takılan at kuyruğu, kıldan yapılan flama, Uğur ve Kut işareti olarak kullanılır olmasına karşın, bundan daha çok Da savaş isteği, başkaldırı ve isyan sembolü olarak kullanılmıştır. 2- Tıkaç, kapak, bend, set
  810. TUĞAÇAN birl. Tuğ/Açan
  811. TUĞAÇAR birl. Tuğ/Açar - Çengiz Kaan’ın damadı ve komutanlarından
  812. TUĞAÇI Tuğcu, tuğ taşıyan
  813. TUĞAL birl. Tuğ/Al
  814. TUĞALP birl. Tuğ/Alp
  815. TUĞANÇI Doğancı, doğan terbiyecisi, doğan eğitmeni, doğan yetiştiricisi
  816. TUĞAT birl. Tuğ/At - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  817. TUĞAY birl. Tuğ/Ay
  818. TUĞAYTİMUR birl. Tuğay/Timur
  819. TUĞBAY birl. Tuğ/Bay - Çengiz Kaan’ ın komutanlarından.
  820. TUĞBEGÜM birl. Tuğ/Begüm
  821. TUĞBİKE birl. Tuğ/Bike
  822. TUĞCU 1- Tuğ taşıyan kişi, alemdar 2- İsyancı, isyankar
  823. TUĞCUBAY birl. Tuğcu/Bay
  824. TUĞÇE Küçük tuğ, tuğcuk
  825. TUĞÇUBAY birl. Tuğcu/Bay
  826. TUĞER birl. Tuğ/Er
  827. TUĞGÜN birl. Tuğ/Gün
  828. TUĞKAYA birl. Tuğ/Kaya
  829. TUĞLU Tuğ sahibi, kutlu, uğurlu - Harzem hanlarından. (Tuğlu Hacı)
  830. TUĞLUK Tuğlu, tuğu olan, tuğ taşıyan - Tuğluklar devletinin kurucusu ve ilk hanı.
  831. TUĞLUKER birl. Tuğluk/Er
  832. TUĞLUKŞAD birl. Tuğluk/Şad
  833. TUĞLUKTİMUR birl. Tuğluk/Timur - Çağatay devleti, hanlarından.
  834. TUĞMA 1- Doğmuş, ortaya çıkan, boy gösteren 2- Tuğ kaldıran, isyankar
  835. TUĞMAŞAD birl. Tuğma/Şad
  836. TUĞMENGÜ birl. Tuğ/Mengü
  837. TUĞRUL 1- Doğan kuşu, bir doğan türü 2- doğru, doğrulmuş, dik- ayakta 3- Türk mitolojisinde, adı geçen, yarı insan, yarı kuş. - Türk tarihinde bu ad ile, bir çok ünlü kişi vardır. Bunlar yalnız olarak olduğu gibi, çeşitli sıfat ve birleşik adlar ile de birbirinden ayrılabilmektedir. Bu kişilerin içinde en ünlüleri ise, Salçuklular devletinin kurucuları olan iki kardeşten biri olan Tuğrul Beğ’ dir. Çağrı beğ’ in kardeşi, Alparslan Han’ ın amcasıdır.
  838. TUĞRULALP birl. Tuğrul/Alp
  839. TUĞRULBEK birl. Tuğrul/Bek - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ ın kırklarından.
  840. TUĞRULÇA Tuğrul gibi. - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  841. TUĞRULTEKİNÇ birl. Tuğrul/Tekin - Salçuklular dönemi, Musul atabeylerinden.
  842. TUĞRULTİGİN birl. Tuğrul/Tigin - Salçuklular, (Sançar Han) dönemi bey ve komutanlarından, Ekinci Beğ’ in oğlu.
  843. TUĞSAVUL birl. Tu/Savul - Eski dönemlerde, ordu içinde tuğ taşıyan ve onu koruyup, önde tutmakla görevi olan kişilere verilen ad.
  844. TUĞŞAD birl. Tuğ/Şad - Buhara hanlığı, hanlarından. Budun han’ ın oğlu.
  845. TUĞTAN birl. Tuğ/Tan
  846. TUĞTAY birl. Tuğ/Tay
  847. TUĞTEKİN birl. Tuğ/Tekin - Selahaddin Eyyubi’nin kardeşi. Sonraları, kendi adıyla "Tuğtekinliler" devletini kuran kişi
  848. TUĞTEMUR birl. Tuğ/Temur - Eyyubiler devleti dönemi, Yemen valisi ve komutanlarından
  849. TUĞTİGİN birl. Tuğ/Tigin - Suriye Salçukluları, atabeylerinden
  850. TUĞTİMUR (Tuğtemur)
  851. TUĞUÇ Tuğcu
  852. TUKAY birl. Tok/Ay
  853. TUKÇAK Tuğcu
  854. TUKTAYHATUN birl. Tuktay/hatun - Abaka han’ın evdeşi
  855. TUKUZBAY Dokuz/Bay
  856. TULA 1- Tolu, dolu, olgun 2- Ayna
  857. TULABOĞA birl. Tula/Buğa - Kıpçak hanlarından
  858. TULABUĞA HAN (Tela Buğa han) - Altınordu hanlarından
  859. TULAN Dolu, olgun, kamil
  860. TULANKAĞAN birl. Tulan/Kağan - Göktürk kağanlarından
  861. TULAY 1- Talay, taluy, okyanus, deniz 2- Ayna 3- Dolu, dolgun, olgun
  862. TULAYBALA birl. Tulay/Bala
  863. TULAYHAN birl. Tulay/Han - Çengiz Kaan’ın oğlu. Kulagu Han’ın babası
  864. TULGA Tolga, miğfer
  865. TULGAR 1- Azim, kararlılık, inanç, güvenç 2- Gösteriş, heybet, heybetlilik
  866. TULGAY Tuga, Tolga, miğfer
  867. TULİ 1- Dolu, olgun, kamil 2- Ayna
  868. TULİKAĞAN birl. Tuli/Kağan - Göktürk kağanlarından
  869. TULİN 1- Tolun, dolun, tam, eksiksiz, kusursuz 2- Ayna 3- Çene, çene kemiği
  870. TULİNBAY birl. Tulin/Bay
  871. TULİNBEK birl. Tulin/Bek
  872. TULİNTAY birl. Tulin/Tay
  873. TULKİ Tilki
  874. TULKİTİMUR birl. Tulki/Timur - Kırım hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  875. TULTAG Sakin, kendinden emin
  876. TULU 1- Dolu, ergin, olgun 2- Ayna
  877. TULUHAN birl. Tulu/Han - Göktürk kağanlarından Çuluk Kağan’ın oğlu. Kürşad’ın ağabeyi
  878. TULUER birl. Tulu/Er
  879. TULUK 1- Dolu, olgun, bilge 2- yayık, çömlek
  880. TULUN 1- Tolun, dolu 2- Çene kemiği
  881. TULUNER birl. Tulun/Er
  882. TULUNTOY birl. Tulun/Toy
  883. TULUY (Talay, Tulay)
  884. TUMA Yeğen, kuzen - Kazakların, Ortayüz bölüğü, Girey oymağı, dip dedelerinden
  885. TUMAÇI Erkek kuzen, (Amca, hala, dayı, teyze çocuğu)
  886. TUMAÇIM Kız kuzen
  887. TUMAĞAN 1- Nilüfer çiçeği 2- Duman, sis
  888. TUMAN Duman, sis - Dede Korkut destanlarında, Korkut Ata’ nın ad verdiği beylerden 2- kazakların, Ortayüz bölüğ Argın ve Mumin oymakları, dip dedelerinden
  889. TUMANHAN birl. Tuman/Han - Hun hanlarından. (Teoman Han) Mete Han’ın babası
  890. TUMANALP birl. Tuman/Alp
  891. TUMANAY birl. Tuman/Ay
  892. TUMANBAY birl. Tuman/Bay
  893. TUMANBEK birl. Tuman/Bek
  894. TUMANER birl. Tuman/Er
  895. TUMANGELDİ birl. Tuman/Geldi
  896. TUMAY Sessiz, sakin, kendi halinde
  897. TUMAYBEGÜM birl. Tumay/begüm
  898. TUMGAN Tuman, sis - Cuci Han’ın torunlarından
  899. TUMRUL Dumrul, Demir ucu
  900. TUNA (Tona) Varlıklı, zengin, gösterişli, ihtişamlı
  901. TUNABAĞA TARKAN birl. Tuna/Bağa/Tarkan - Uygurlar (Bögü Kağan) dönemi vezirlerinden
  902. TUNAHAN birl. Tuna/Han
  903. TUNÇ Bronz, Bakır, kalay karışımı
  904. TUNÇALP birl. Tunç/Alp
  905. TUNÇARSLAN birl. Tunç/Arslan
  906. TUNÇAY birl. Tunç/Ay
  907. TUNÇBARS birl. Tunç/Bars
  908. TUNÇBAY birl. Tunç/Bay
  909. TUNÇBEK birl. Tunç/Bek
  910. TUNÇBOĞA birl. Tunç/Boğa
  911. TUNÇBÖRİ birl. Tunç/Böri
  912. TUNÇDAĞ birl. Tunç/Dağ
  913. TUNÇER birl. Tunç/Er
  914. TUNÇSAY birl. Tunç/Say
  915. TUNG Nüfus sahibi, kudretli, muktedir
  916. TUNGA 1- Kaplan, Asya kaplanı 2- Kudret, ihtişam, fevkaladelik - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  917. TUNGA ALP ER birl. Tunga/alp/Er
  918. TUNGABAY birl. Tunga/Bay
  919. TUNGAER birl. Tunga/Er
  920. TUNGAŞAD birl. Tunga/Şad - İstemi kağan’ın yeğeni
  921. TUNGBAĞATARKAN birl. Tung/Bağa/Tarkan - Uygurlar (Bögü Kağan) dönemi komutanlarından
  922. TUNGATAR birl. Tunga/Tor - Babür han’ın bey ve komutanlarından
  923. TUNGATİGİN birl. Tunga/Tigin - Göktürkler dönemi bey ve komutanlarından
  924. TUNGA TUDUN birl. Tunga/Tudun - Bati göktürkleri bey ve komutanlarından
  925. TUNGA TURAN birl. Tunga/Duran
  926. TUNGUÇ Çocuk, evlat, evlatlık
  927. TUNGUT Evlatlık
  928. TUNTAŞ birl. Tün/Taş
  929. TUNUÇ Tunç
  930. TUR 1- Durmak, yaşam, canlılık 2- İrade, istek, yargı
  931. TURA 1- Dura, durak, ev, mekan 2- Deriden örülen kamçı 3- Sibirya bölgesinin eski adı - Alper Tunga’nın dedesi
  932. TURABARS birl. Tura/Bars
  933. TURABAY birl. Tura/Bay
  934. TURABİGE birl. Tura/Bike - İbni Batuta’nı seyahatnamesinde adı geçen bir Türk kızı
  935. TURABOĞA birl. Tura/Boğa
  936. TURAGİNE (Turagüne) birl. Tura/Güne, Güneş - Öketay Kaan’ın evdeşi
  937. TURAGUT (Turgut, Turkut) birl. Turagut/Kut
  938. TURAGUTBAYAN birl. Turagut/Bayan - çengiz kaan dönemi Celayıroğulları, beylerinden
  939. TURAGÜN birl. Tura/Gün
  940. TURAGÜNE (Turagine)
  941. TURAK 1- Durulan yer, yaşanılan yer, mekan 2- Yaşam, ömür
  942. TURAKBAY birl. Turak/Bay
  943. TURAKMENGÜ birl. Turak/Mengü
  944. TURAKUT birl. Tura/Kut
  945. TURAL Durma, yaşama, ömür
  946. TURAM Olgunluk, kemal - Otmanlılar ( Yavuz Selim Han) dönemi, İran elçisi
  947. TURAMUN 1- Evcil, evcimen 2- Onurlu, onuruna düşkün
  948. TURAN Duran, yaşayan, ömür, ömürlü, yaşama direnci (Çocukları sık ölen ailelerin, uzun ömür ve kalıcılık dileklerini içeren adlardan. Ayrıca, Farsçadaki, "Tuuran" ile yalnızca ad benzerliği var ve söylenişlerde anlamlar da farklıdır. Farsçadaki Turan, İranlılarca "Türk Yurdu" anlamındadır. )
  949. TURANALP birl. Turan/Alp
  950. TURANAY birl. Turan/Ay
  951. TURANBARS birl. Turan/Bars
  952. TURANBAY birl. Turan/Bay
  953. TURANBUĞA birl. Turan/Boğa
  954. TURANER birl. Turan/Er
  955. TURANHAN birl. Turan/Han
  956. TURANTİMUR birl. Turan/Timur
  957. TURAPA birl. Tur/Apa
  958. TURATAN(a) birl. Tura/Ton(a)
  959. TURATAY birl. Tura/Tay
  960. TURATİMUR birl. Tura/Timur
  961. TURATUTUK birl. Tura/Tutuk - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  962. TURBAY birl. Tur/Bay
  963. TURBEGÜM birl. Tur/Begüm
  964. TURBİGE birl. Tur/Bige
  965. TURÇAK Filiz, fidan
  966. TURÇİK 1- Durucu, kalıcı, uzun ömürlü 2- Fidan - Salçuklular dönemi bey ve komutanlarından
  967. TURÇİKAY birl. Turçik/Ay
  968. TURDU Durdu, sağ, salim, yaşar, yaşayan, kalıcı, ömürlü
  969. TURDUBEK birl. Turdu/Bek - Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  970. TURGAK Bekçi, muhafız, koruyucu
  971. TURGAN Duran, ömürlü - Kuman hanlarından
  972. TURGAY 1- Tarla kuşu, serçe 2- Türk/Ay - Kulagu Han’ın oğullarından
  973. TURGAYTURAN birl. Turgay/Turan - Kırgızların, Togay, Buğu ve Kıdık oymağı, dip dedelerinden
  974. TURGUT (Turagut) 1- Ömürlü, durucu, uzun yaşamlı 2- Belde, mekan mesken, yaşanılan yer - Otmanlılar dönemi, ünlü denizcilerinden
  975. TURGUTALP birl. Turgut/Alp - Otmanlıların, ilk dönem bey ve komutanlarından
  976. TURHAN birl. Tur/Han
  977. TURHAN HATUN birl. Turhan/Hatun - Alparslan Han’ın gelini, Melikşah’^ın evdeşi (Bazı tarih kayıtlarında, bu ad ile, bazılarında ise "Tur Hatun" olarak geçmektedir. )
  978. TURHATUN birl. Tur/hatun
  979. TURKAK Nöbetçi, bekçi
  980. TURKAY 1- Turgay 2- Türk/Ay - Kulagu Han’ın oğullarından. (Bazı kayıtlarda, Turgay, bazılarında ise Turkay olarak geçer. )
  981. TURKU Ateşli, harir, heyecanlı
  982. TURKUAZ Rengi mavi ile (Türk mavisi) özdeş olmuş bir süs taşı
  983. TURMUŞ Ömür, yaşam, uzun ömürlülük (çocukları sık ölen ailelerin kullandıkları adlardan)
  984. TURNA Leylek türü, iri ve geniş kanatlı bir kuş
  985. TURSUN Dursun, Durdu, duran, durmuş vb. yaşam, ömür, uzun ömür - Babür Han dönemi beylerinden (Tursun Muhammed)
  986. TURŞAK Filiz, sürgün
  987. TURU 1- Duru, saf, arık 2- Duran, yaşayan, ömürlü 3- Durgun, sakin
  988. TURUBAY birl. Turu/Bay
  989. TURUBEK birl. Turu/Bek
  990. TURUBUĞA birl. Turu/Boğa
  991. TURUGELDİ birl. Turu/Geldi
  992. TURUHAN birl. Turu/Han
  993. TURUM 1- Yaşam, ömür 2- Sükunet, durgunluk - Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Almoğlu ve Karasakal oymakları, dip dedelerinden
  994. TURUMTAY 1- Turum/Tay 2- Doğan türü, avcı bir kuş - Göktürkler dönemi, beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  995. TURUŞKAN Dayanıklı, metanetli, dirençli, uzun ömürlü
  996. TURUT 1- Yer, yurt, durulan, yaşanılan yer 2- Ömür, yaşam
  997. TUSİT Göğün ötesi - . . Şamanist gelenekte, ulu ruhların gittiği yer. Göğün katlarından
  998. TUSKAN Akraba, yakın, hısım
  999. TUŞGÜL İşaret, iz, nişan
  1000. TUT 1- Yakalayış, kavrayış, saklayış 2- Vuruşma, vuruş, yenme, ezme, koparma 3- Ordu, ordugah 4- Kılıç ve benzeri silahların üzerindeki kir, pas
  1001. TUTA Bahşiş, armağan
  1002. TUTAÇ Komşu, yakın, dost
  1003. TUTAÇI Komşu, yakın
  1004. TUTAK 1- Silah kabzası 2- Saldırı, hücum, taarruz 3- Evlatlık
  1005. TUTAKBALA birl. Tutak/Bala - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1006. TUTAKBAY birl. Tutak/Bay
  1007. TUTAL birl. Tut/Al
  1008. TUTAM Demet, buket, deste
  1009. TUTAN Elinde bulunduran, yönetimi altında bulunduran - Göktürkler dönemi beylerinden
  1010. TUTANKAĞAN (Tutun Kağan) birl. Tutan/Kağan - 7. Yüz Avar kağanlarından
  1011. TUTAR Tutucu, hükmedici
  1012. TUTARHAN birl. Tutar/Han - İlhanlı hanlarından. Kulagu Han’ın oğlu
  1013. TUTAŞ 1- Küçük hanım, evin en küçük kızı 2- Bekar, bakire kız 3- Komşu
  1014. TUTAY birl. Tut/Ay
  1015. TUTGAK 1- İnilti, inleyiş, hüzün 2- Geceleri keşfe çıkan savaş birliği
  1016. TUTGAN Tutucu, fanatik
  1017. TUTGUÇ kahvaltı, kuşluk vakti yenen yemek
  1018. TUTGUN Tutsak, esir, hapis, tutulu, tutulmuş, bağlanmış
  1019. TUTKU Kapama, ele geçirme, bağlama, bağlanma
  1020. TUTGUK Esir, hapis, tutsak
  1021. TUTNAK Destek, arka
  1022. TUTNUK Tutunulacak nesne, dayak, arka, destek
  1023. TUTSU 1- Vasiyet, öğüt, nasihat 2- Bağımlılık
  1024. TUTSUK Öğüt, nasihat, vasiyet
  1025. TUTU Esir, tutsak, rehine 2- Çekici, cazip, güzel 3- Tutuş, savaş, döğüş 4- Ağırbaşlı, mahçup, utangaç 5- Yiğit, batur, döğüşçü 6- Bakan, nazır, vali
  1026. TUTUALP birl. Tutu/Alp
  1027. TUTUBAY birl. Tutu/Bay
  1028. TUTUG Vali, askeri vali - Göktürkler döneminde kullanılan askeri ünvanlardan
  1029. TUTUHAN birl. Tutu/Han - Timur Kürkan han’ın dedelerinden
  1030. TUTUK 1- Döğüş, savaş, savaşçı 2- Devlet görevlisi, devlete bağlı 3- Evlatlık 4- Büyü, sihir 5-Tutsak, esir, tutulmuş, rehin - 1- Oğuznamede, Türk’ün oğullarından 2- İlhanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  1031. TUTUKAY birl. Tutuk/Ay
  1032. TUTUKER birl. Tutuk/Er
  1033. TUTUN Tutunulacak nesne, destek, arka, güvence
  1034. TUTUNHAN birl. Tutun/Han
  1035. TUTUNÇ 1- Evlat, oğul, uşak 2- Tutunulacak nesne, güvence
  1036. TUTUNGU Öğüt, nasihat, vasiyet
  1037. TUTURGAN Öğüt, nasihat, vasiyet
  1038. TUTURGU Öğüt, nasihat, akılda tutulan
  1039. TUTUŞ 1- Dövüş, savaş 2- Zapt etmek, egemenlik kurmak 3- bağlılık, sadakat 4- Orduyu ve devleti düzene sokmak - Alparslan Han’ın oğullarından
  1040. TUTUŞUK Demet, çiçek demeti, buket
  1041. TUTUTONGA birl. Tutu/Tonga - Çengiz Kaan’ın Uygur kökenli danışmanı, oğullarının eğitmen ve atabeyi bu ulu kişi, imparatorluğun resmi dilinin "Türkçe" oluşunda ve Türk kültürünün egemen kılınmasında, önemli etken olmuştur.
  1042. TUYAK 1- Dayak, destek, değnek 2- Duyan, işiten, işitici, dikkatli, uyanık - Özbeklerin oymak beylerinden
  1043. TUYAN Duyan, işiten
  1044. TUYANER birl. Tuyan/Er
  1045. TUYGU Duygu, his duyumu
  1046. TUYGUN Doğan türü bir avcı kuş
  1047. TUYGUNAY birl. Tuygun/Ay
  1048. TUYUK Dayak, destek, arka
  1049. TUYUN Saygın, muteber
  1050. TUZGU Yemek, yoldan geçenlere verilen yemek
  1051. TUZAK Sevgili, sevgili için söylenen söz
  1052. TUZAĞI Sevgili, aşık, maşuka
  1053. TUZGUN Armağan, sunu, bahşiş
  1054. TÜBE 1- Tepe, yüksek yer 2- Siper, sütre - Timur Kürkan han dönemi beylerinden
  1055. TÜBEK Tübe, tepe
  1056. TÜGÜN 1- Düğün, bağlılık 2- bahşiş, hediye
  1057. TÜGÜZ Düz, tam, eksiksiz, mükemmel - İlhanlı hanlarından
  1058. TÜKEL 1- Tüy, saç, kıl 2- Dik, dikili - Türk mitolojisinde, ağaçtan doğduğuna inanılan kişi
  1059. TÜKÜN 1- Düğün, dernek, toplantı 2- Bahşiş, armağan
  1060. TÜLAY (Tulay, Talay)
  1061. TÜLEK 1- Zeki, kurnaz, fettan 2- Tüylü, kıllı
  1062. TÜLEKTİMUR birl. Tülek/Timur - Celayıroğulları beyliği, komutanlarından
  1063. TÜLGÜ Alaca, renkli bir karga türü
  1064. TÜLİN 1- Ayna 2- Ayın çevresindeki ışık halesi
  1065. TÜLÜ 1- Rica, yakarış 2- Düş, rüya
  1066. TÜLÜBAY birl. Tülü/Bay - Kırgızların, Togay ve Buğu oymakları, dip dedelerinden
  1067. TÜLÜŞ Ücret, değer, emeğin karşılığı alınan karşılık
  1068. TÜMEN 1- Duman, duman, sis 2- On bin sayısının askeri terminolojideki kullanılışı
  1069. TÜMENBAY birl. Tümen/Bay
  1070. TÜN Gece
  1071. TÜNBAY birl. Tün/Bay ( Kazak ve Kırgızlarda, yatak, şilte)
  1072. TÜNEK Gece kalınan yer
  1073. TÜNG 1- Gece, gece karanlığı 2- Olağanüstülük, fevkaladelik
  1074. TÜNGTUDUN birl. Tüng/Tudun - Göktürkler dönemi vali ve komutanlarından
  1075. TUNG YABGU KAĞAN birl. Tüng/Yabgu/Kağan - Batı Göktürkler kağanlarından
  1076. TÜNKATAR birl. Tün/Katar - Kırgızların, Togay, Soyak, karata ve Kıtay oymakları, dip dedelerinden
  1077. TÜNKÜR Peri, melek
  1078. TÜNTAŞ birl. Tün/Taş - . . Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1079. TÜNTAY birl. Tün/Tay - Kırgızların, Togay ve Sayak oymakları, dip dedelerinden
  1080. TÜR Soy, kök, orjin, çeşit, kan, damar, doğuş, yaratılış, oluş
  1081. TÜRE 1- Töre 2- Tigin, prens, şehzade
  1082. TÜREBAY birl. Türe, /Bay
  1083. TÜREBİGE birl. Türe/Bike
  1084. TÜREGÜN birl. Türe/Gün
  1085. TÜREKAN birl. Türe/Kan
  1086. TÜREKARATAY birl. Türe/Karatay - İlhanlılar devleti, bey ve komutanlarından
  1087. TÜREL Türeli, töreye bağlı, töresel, hukuk, hukuki, hukuka uygun
  1088. TÜRELİ Türe sahibi, töreye bağlı, hukuka bağlı - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  1089. TÜREMEN Töreye bağlı, töreye göre yaşayan
  1090. TÜREMENGÜ birl. Türe/Mengü
  1091. TÜRENER Töreye bağlı, töre sahibi
  1092. TÜREÖZBEY birl. Türe/Özbey - Mısır-Türk kölemenleri devleti, bey ve komutanlarından
  1093. TÜRETAY birl. Türe/Tay
  1094. TÜRETAYÇU birl. Türe/Tayçu - İlhanlı devleti hanlarından. Mangu Timur han’ın oğlu
  1095. TÜRETGEN Yaratıcı, mucit, üretgen
  1096. TÜRETİMUR birl. Türe/Timur - Mısır-Türk kölemenleri devleti, vali ve komutanlarından
  1097. TÜRGİŞ Uygurların bir kolu olan Türk boyu
  1098. TÜRİL birl. Tür/İl
  1099. TÜRİLÇİK birl. Tür/İlçik (ilçi, elçi)
  1100. TÜRK Bu kutlu ad, birçok anlamları içinde barındırır. Türeyiş, doğuş, güç, erk, soy, döl, çoğalma, düzen vb. ( Birçok dilbilimci, değişik anlatımlar yapıyormuş gibi görünseler de aslında tek bir şey vardır ortada. O da Töreli, Töreye bağlı, Töreye göre olmuş, Töre ile özdeş, iyilik, güzellik, doğruluk ve düzenlilik içinde yaşayan, bunun için gerektiğinde, mayasından gelen güç ve erkini kullanan kişi ya da kişiler topluluğu, anlamlarını net bir biçimde içinde barındırıyor olması. . ) - Babür Han döneminde bu adla anılan üç ayrı bey vardır. 1- (Molla kadem) Türk 2- (Molla Devlet) Türk 3- (Hacı) Türk (Ali)
  1101. TÜRKALP birl. Türk/Alp
  1102. TÜRK BİLGE KAĞAN (Orhun anıtlarında, Bilge kağan kendini böyle tanıtır. )
  1103. TÜRKAN (Terken)
  1104. TÜRKANAKA birl. Türkan/Aka - İran Salçuklularından, Mehmed Han’ın evdeşi
  1105. TÜRKAN HATUN birl. Türkan/Hatun - Harzem hanı Muhammed’in anası
  1106. TÜRKAY birl. Türk/Ay
  1107. TÜRKBÖRİ birl. Türk/Böri
  1108. TÜRKEKUL birl. Türke/Kul
  1109. TÜRKEL birl. Türk/El
  1110. TÜRKER birl. Türk/Er
  1111. TÜRKEŞ Türgiş (Türke yakın, Türke benzer) - Bilge Kağan dönemi beylerinden
  1112. TÜRKİL birl. Türk/İl
  1113. TÜRKİLİ birl. Türk/İli
  1114. TÜRKKAN birl. Türk/Kan
  1115. TÜRKMEN Türk gibi, Türk adamı, Türk türünden kişi. . . Bu ad, özellikle Oğuz boyundan olan Türkleri anlatmak için, Arap ve İran tarihçileri tarafından kullanılan ve Farsça bir ek ile söylenen "Türkmenend" sözcüğünden kaynaklanıyorsa da, Türkçe’de "Men, Man" ekleri de varolduğundan, pek fazla bir anlam değişikliği olmuyor. Ancak, bu eklerle değerlendirildiğinde ise anlam biraz değişebiliyor ve Uz-man, koca-man, dil-men, vb. sözcükleri gibi mübalağa ve büyüklük ekleriyle, " Büyük Türk, Ulu Türk" gibi bir anlama bürünüyor. Bazı Avrupalı bilim adamları da, Türk Kuman adlarının, karışımından oluşan ve öztürk anlamını içerdiğini söyler. - Babür Han dönemi beylerinden (Türkmen El Fetih)
  1116. TÜRKSAY birl. Türk/Say
  1117. TÜRKSEN Birl. Türk/Sen
  1118. TÜRKSOY birl. Türk/Soy
  1119. TÜRKŞAD birl. Türk/Şad - İstemi kağan’ın oğullarından
  1120. TÜRKTİGİN birl. Türk/Tigin - Abbasi halifesinin, İdil Bulgarlarına yolladığı, İbn’i yönetimindeki heyetle bulunan Türk beyi
  1121. TÜRKÜ Türk dilinde söylenen, melodi - Otmanlılar döneminde, kırsal alanlarda yaşayan ve Türkçeden başka bir dil konuşmayan topluluklar için kullanılmış bir sözcük
  1122. TÜRÜ Dürülmüş, derli, toplu, düzenli
  1123. TÜRÜNG Aktif, faal, çalışkan
  1124. TÜŞ Düş, rüya
  1125. TÜŞTEMİZ birl. Tüş/Temiz - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1126. TÜTSÜ Güzel kokulu ot yakarak ortaya çıkarılan koku
  1127. TÜTSÜK 1- Tütsü, tüten koku 2- Öfkeli, kinci, öç alıcı
  1128. TÜTÜK 1- Güzel ve etkileyici koku, duman, tütme kokusu 2- Düdük, savaşlarda ve savaş talimlerin- de komut vermek için kullanılan düdük
  1129. TÜZ Düz, düzen, kök, esas, kural, bütünlük, doğruluk, uyum, uyumluluk
  1130. TÜZAPA birl. Tüz/Apa
  1131. TÜZE 1- Düz, doğru, düzen, kural, uyum, ahenk 2- İdare, yönetim 3- Ulus, topluluk, halk 4- Uyum, uyumluluk, barış, uzlaşı 5- Kusursuzluk
  1132. TÜZBAY birl. Tüz/bay
  1133. TÜZBAYKÜÇ birl. Tüz/Bay/Güç - Bütün, hepsi, hepsini içine alan
  1134. TÜZEN Düzen, uyum, kurallar bütünü
  1135. TÜZENKULU birl. Tüzen/Kulu
  1136. TÜZLİ Uyumlu, uygun, düzenli, idareci
  1137. TÜZLÜG uyum, ahenk, geçim
  1138. TÜZÜK (Düzük) 1- Düzen, düzülü, sıralı, düzenleme, düzenlenmiş, düzenli, 2- Özel durumlara göre biçimlenmiş kurallar bütünü
  1139. TÜZÜKERİ birl. Tüzük/Eri
  1140. TÜZÜL 1- Düzülü, sıralı, muntazam, disiplinli, hiyerarşik 2- Anlaşmış, anlaşmalı
  1141. TÜZÜM Düzgünlük, sıra, dizgi
  1142. TÜZÜN 1- Düzen, kural, teamül, gidişat 2- Öz, kök, soy, soylu, seçkin, egemen 3- Uysal, yumuşak huylu ve davranışlı - Abbasiler, (El Muktedi) dönemi, Türk asıllı vali ve komutan
  1143. TÜZÜNALP birl. Tüzün/Alp
  1144. TÜZÜNBAY birl. Tüzün/Bay
  1145. TÜZÜNBEGÜM birl. Tüzün/Begüm
  1146. TÜZÜNBEK birl. Tüzün/Bek - Hamdanoğulları beyliği, bey ve komutanlarından
  1147. TÜZÜNBİKE birl. Tüzün/Bike
  1148. TÜZÜNBULAK birl. Tüzün/Bulak - Uygur kağanlığı dönemi beylerinden
  1149. TÜZÜNER birl. Tüzün/Er
  1150. TÜZÜNKUL birl. Tüzün/Kul
  1151. TÜZÜNSELİG birl. Tüzün/Selig
  1152. TÜZÜNTAY birl. Tüzün/Tay
  1153. UBUT Ar, edep, tevazu, alçak gönüllülük
  1154. UC Uç, sınır
  1155. UCAS İddia, bahis
  1156. UCUD Yeryüzü, dünya
  1157. UCUN Uçta, sınırda, kenarda, uçbeyi - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1158. 1- Son, bitim, sınır, kıyı 2- Aşırılık, ekstrem 3- Herhangi bir nesnenin sivri kısmı 4- Ordu kanadı, kol, cenah
  1159. UÇA 1- Koruma, himaye, arka 2- Uç, sınır, limit 3- Kendini aşmış, yüksek, ulu
  1160. UÇAHAN birl. Uça/Han - Sibir hanlarından
  1161. UÇAR 1- Haber, havadis 2- Kanıt, delil 3- Göğe yakın, Tanrıya yakın, dindar 4- Uçarı, vurdumduymaz
  1162. UÇARBEG birl. Uçar/Bek
  1163. UÇARHAN birl. Uçar/han
  1164. UÇARKAM birl. Uçar/Kam - Göktürkler dönemi, bilginlerinden
  1165. UÇAY birl. Uç/Ay
  1166. UÇBAY birl. Uç/Bay
  1167. UÇBEY birl. Uç/Bey - Sınır karakollarında görev yapan askeri birlik komutanı
  1168. UÇER birl. Uç/Er
  1169. UÇGUN 1- Kam, baksı, kendinden geçmiş, tıransa girmiş 2- Kıvılcım, şerere
  1170. UÇKAN Uçan, uçucu
  1171. UÇKARA birl. Uç/Kara . . Sırtı renkli, kanatları kara bir kuş türü
  1172. UÇKIR birl. Uç/Kır
  1173. UÇKUN Uçuk, kendinden geçmiş, ateşli, heyecanlı
  1174. UÇMAGAY birl. Uçmağ/Ay
  1175. UÇMAĞ (Uçmak) Cennet
  1176. UÇSIZ Sınırsız, geniş, büyük, alabildiğine. .
  1177. UÇUBEK birl. Uçu/Bek
  1178. UÇUK Uçmuş, kendinden geçen, mest olan kam, baksı
  1179. UÇUMAK Uçmak, cennet
  1180. UÇUR 1- Devir, dönem 2- Mürşid, şeyh
  1181. UÇURAN Mürşid, şeyh, kam
  1182. UÇURUM Son, uzak, uzak nokta, uçulan, uzaklaşılan, yüksek ve derin dağ yamacı, yar
  1183. UÇUZ birl. Uç/Uz 1- Alçak gönüllü 2- Basit, kolay
  1184. UD (Ut) 1- Arka, geri, ardından gitme, takip 2- karşılaşma, çatışma, yenme, utku 3- Uyuma, uyku - Türkmenlerin, Salur ve Yalvaç oymakları, dip dedelerinden
  1185. UDAR 1- Takipçi, peşini bırakmayan, kovalayan 2- Yener, galip gelir
  1186. UDARSENGÜN birl. Udar/Sengün - Bilge Kağan’ın bey ve komutanlarından
  1187. UDU Uyku
  1188. UDUK Uyanık, diri
  1189. UDUM Ard arka, arkası sıra
  1190. UDUN 1- Hüner, beceri 2- Sönmüş, sönük - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1191. UDUZ 1- Mürşit, yol gösteren, ardından gidilen 2- Yollayan, sevk eden
  1192. UGAN Kaadir, yaratan ve hükmeden, Ali, yüksek, kudretli - . . Çok eski dönemlerden beri, Tanrı ve Tanrı sıfatı olarak kullanılan bu sözcük, Türklerin ilk Müslüman oldukları dönemlerde de, bir süre Tanrı adı olarak kullanılmıştır.
  1193. UGANAY birl. Ugan/Ay
  1194. UGANBERDİ birl. Ugan/Verdi - Babür Han dönemi amiral ve beylerinden
  1195. UGANBİGE birl. Ugan/Bike
  1196. UGANER birl. Ugan/Er
  1197. UGIN Fikir, düşünce
  1198. UGIŞ Zeka, üretkenlik
  1199. UGUZ Kutlu, mübarek
  1200. UĞRAK 1- başvurulan kişi, bilge ve deneyimli kişi 2- Savaşa giderken, Askerlerin, aile ya da eşyalarını topluca bıraktıkları yer 3- Uğranılan yer
  1201. UĞRAKALP birl. Uğrak/Alp
  1202. UĞRAKBAY birl. Uğrak/Bay
  1203. UĞRAŞ 1- Düşünce, tasarı, iş, çaba, meslek 2- Mücadele, savaşım, savaş, Karşılaşma, karşı karşıya gelme
  1204. UĞRAŞI Meslek, iş, çaba, savaşım, geçim
  1205. UĞRUK Savaşa giderken, askerlerin eşyalarını bıraktıkları yer - Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  1206. UĞRUN Yan bakış, gizlice bakış
  1207. UĞUR 1- Baht, talih, iyilik, güzellik, kut, bolluk, bereket 2- Süre, zaman
  1208. UĞURAL Uğurlu, kutlu, bahtı açık - Mısır-Türk kölemenleri devleri saray nazırlarından
  1209. UĞURAPA birl. Uğur/Apa
  1210. UĞURAY birl. Uğur/Ay
  1211. UĞURBAY Birl. Uğur/Bay
  1212. UĞURBİL birl. Uğur/Bil
  1213. UĞURÇAL birl. Uğur/Çal (Sürmek, değdirmek) - Türkmenlerin, Yaymut oymağı, dip dedelerinden
  1214. UĞURKAN birl. Uğur/Kan
  1215. UĞURKUL birl. Uğur/Kul
  1216. UĞURLU Kutlu, bereketli, talihli
  1217. UĞURSAY birl. Uğur/Say
  1218. UĞURTAN birl. Uğur/Tan
  1219. UĞURTAŞ birl. Uğur/Taş
  1220. UĞURTAY birl. Uğur/Tay
  1221. UĞUŞ Akraba, hısım, kan bağıyla birbirine bağlı kişilerden her biri
  1222. UKANER birl. Ugan/Er
  1223. UKUŞ Zeka, akıl, yetenek
  1224. UL 1- Temel, esas, kök, oluş, oluşum, doğuş 2- İşaret, nişan, iz
  1225. ULA Temel, esas, esaslı
  1226. ULAÇ 1- Ulaştıran, bağlayan, bağlayıcı 2- İsabet 3- Tim, takım, müfreze
  1227. ULAÇLI Ulaştıran, ulak - Türkmenlerin, Karakalpak oymağı, dip dedelerinden
  1228. ULAĞ 1- Soy, nesil 2- Maiyet, bütünlük 3- ulak, haberci 4- Bağ, zincir
  1229. ULAK 1- Ulaştırıcı, ulaştıran, haberci, bağlantı sahibi
  1230. ULAKBAY birl. Ulak/Bay
  1231. ULAKBAK birl. Ulak/Bek - Kulagu Han’ın öteki adı
  1232. ULAKBUĞA birl. Ulak/Boğa
  1233. ULAKÇI Haberci, ulaştırıcı, bağlayıcı, bağlantı
  1234. ULAKÇIHAN birl. Ulakçı/han - Altınordu hanlarından. Batu Han’ın torunu
  1235. ULAKKOCA birl. Ulak/Koca
  1236. ULAM 1- Eklenmiş, katılmış, tim, müfreze 2- Dizi, dizili, bağlı, dizgi 3- yetenek, yetenekli 4- Ululama, selamlama, temenna
  1237. ULAMBAY birl. Ulam/Bay
  1238. ULAMBEK birl. Ulam/Bek
  1239. ULAN 1- Bağlayan, bağlayıcı, birleştirici, etkileyici 2- Ulu, ululanmış, saygıdeğer, söz dinleten 3- Taze, tazelik, gençlik, genç, cıvan
  1240. ULANBATUR birl. Ulan/Batur Ünlü ve ulu kahraman
  1241. ULANBAY birl. Ulan/Bay
  1242. ULANDI Ululandı, kutsandı, kutlu
  1243. ULANMIŞ Ulu, kutsal, mübarek, saygıdeğer
  1244. ULAR 1- Bağlayan, birleştiren, birleştirici 2- Erkek keklik
  1245. ULAŞ 1- Ululuk, ululaşma, yücelik 2- Oluş, temel, kök, soy, soyluluk 3- yetişme, kavuşma Ulaşılacak olan, bağlanılacak olan, ülkü, ideal 4- uluyuş, kurt gibi uluma 5- Savaş uranı, savaş narası 6- Kent, kent arazisi 7- İsabet - Türk mitolojisinde, Dip Yabgu han’ın ve oğlunun vezirliğini yapmış bilge kişi
  1246. ULAŞALP birl. Ulaş/Alp - Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  1247. ULAŞBAY birl. Ulaş/Bay
  1248. ULAŞBEĞ birl. Ulaş/Beğ - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir Oğuz beyi. Salur Kazan’ın babası
  1249. ULAŞHAN birl. Ulaş/han
  1250. ULAŞKAN birl. Ulaş/kan
  1251. ULAŞBÖRİ Birl. Ulaş/Böri
  1252. ULAŞBUĞA birl. Ulaş/Boğa
  1253. ULAŞLU 1- Amaçlı, idealist, ne istediğini bilen 2- Ulaşıcı, bağlayıcı, birleştirici 3- Kentli, zengin, varlıklı
  1254. ULAŞTAN birl. Ulaş/Tan
  1255. ULAT Bağlayıcı, birleştirici
  1256. ULAY birl. Ul/Ay
  1257. ULCA 1- Ezeli, eskiden beri var olan 2- Pay, ganimet, savaş ganimeti
  1258. ULCAŞ 1- Tazim, ululama, büyükleme 2- Bölüşüm, paylaşım, ganimet
  1259. ULCAŞBAY birl. Ulcaş/Bay
  1260. ULCAŞBEK birl. Ulcaş/Bek
  1261. ULDIZ Yıldız - Batı Hunları hanlarından
  1262. ULIÇ Yavru, yaren, sevilen ve korunan
  1263. ULIÇIM Yavru, yavrucak
  1264. ULIG Uluma, yakınma, sızlanma
  1265. ULIŞ Uluyuş, kurt gibi ulayış
  1266. ULU (Ulug, Uluğ) Yüce, yüksek, mübarek
  1267. ULUAY birl. Ulu/Ay
  1268. ULUCA 1- Ululuğa yakın, saygıdeğer, hürmetli 2- Üst düzey yönetici, erk sahibi
  1269. ULUÇ 1- Temel, esas, oluş, ulaş 2- Bağ, bağlantı, ilişki 3- Uluyuş, uluma - Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  1270. ULUÇAY birl. Ulu/Çay
  1271. ULUGAY birl. Uluğ/Ay
  1272. ULUĞ Ulu, yüce, mübarek
  1273. ULUĞ CUCİ birl. Uluğ/Cuci - Çengiz Kaan’ın kamı, falcısı ve danışmanı. ( Bazı tarihçiler bu kişinin, "Çengiz Yasaları"nın hazırlanmasına ön ayak olduğunu, Çengiz’e, "Türk Birliği" fikrini verip bunu aşılayan kişi olduğunu yazarlar. . . )
  1274. ULUĞALP birl. Ulu/Alp
  1275. ULUĞAYGUÇİ birl. Ulu/Ayguçi - Göktürkler ve özellikle Uygurlar döneminde başbakan ( sadrazam, baş vezir) ünvanı olarak kullanılmıştır.
  1276. ULUĞBATU birl. Ulu/Batu
  1277. ULUBAY birl. Ulu/Bay
  1278. ULUĞBEGÜM birl. Ulu/Begüm
  1279. ULUĞBEY birl. Ulu/Bey - Timuroğulları devleti hanlarından. Timur Kürkan Han’ın torunlarından ve dünyaca ünlü gökbilimci, astrolog ( kendi adına yaptırdığı, gözlem evi (Rasathane) bugün dahi kullanılmaktadır. )
  1280. ULUĞBİGE birl. Ulu/Bike
  1281. ULUĞBİLGE birl. Ulu/Bilge
  1282. ULUĞBİTİG birl. Ulu/Bitig
  1283. ULUĞER birl. Ulu/Er
  1284. ULUĞERK birl. Ulu/Erk
  1285. ULUĞERKİN birl. Ulu/Erkin - Uygurların, Yir Bayırku oymağı, dip dedelerinden
  1286. ULUĞHAN birl. Ulu/han
  1287. ULUĞKAN birl. Ulu/Kan
  1288. ULUĞKUTLUBİLGEKAĞAN - Uygur kağanlarından
  1289. ULUĞKÜN birl. Ulu/Gün
  1290. ULUĞNOYAN birl. Ulu/Noyan - Çengiz Kaan döneminde "Başkomutanlık" sıfatı olarak kullanılan bir unvan
  1291. ULUĞŞAD birl. Ulu/Şad - İstemi Kağan’ın oğullarından
  1292. ULUĞTAN birl. Ulu/Tan
  1293. ULUĞTARKAN birl. Ulu/Tarkan - Göktürkler, (kara Kağan) dönemi, vezir ve danışmanlarından
  1294. ULUĞTAY birl. Ulu/Tay
  1295. ULUĞTİMUR birl. Ulu/Timur
  1296. ULUĞTUĞ birl. Ulu/Tuğ
  1297. ULUĞTÜRK birl. Ulu/Türk - Oğuznamede Oğuz Kağan’ın vezirlerinden
  1298. ULUĞTÜRKAN birl. Ulu/Terken
  1299. ULUĞYÜZ birl. Ulu/Yüz - Kazakların, üç ana boyundan biri
  1300. ULUKOYUN birl. Ulu/Koyun - Yakut destanlarında adı geçen "Ateş Tanrısı"
  1301. ULUKUL birl. Ulu/Kul
  1302. ULUKULİ birl. Ulu/Kuli
  1303. ULULA Yücelt, yükselt, mübarek kıl
  1304. ULUM Debdebe, şaşa, gösteriş
  1305. ULUN (Ulan, İlun) Ulu, ululanmış
  1306. ULUNYEGE birl. Ulun/Yeke Sözü dinlenen, saygı duyulan, bilgi ve deneyimine başvurulan hanım - Çengiz Kaan’ın anası
  1307. ULUOBA birl. Ulu/Oba
  1308. ULURAK Ulu, kebir, en büyük
  1309. ULUS 1- Ul (Temel, kök, esas) dan. . . Ul/Uz 2- Ülüş, bölüm, kesim, topluluk. . . dan boy, halk, millet, budun (Uygurlarda) 3- Sürü, geniş, büyük sürü (Moğollarda) 4- Aynı merkeze, ya da devlete bağlı, yurttaş topluluğu (Türkiye’de) 5- Türkçe’yi, sonradan öğrenerek, Türklerin arasına karışmış, zamanla Türkleşmiş, halk, ya da kişi (Göktürklerde) - Ünlü bilgin, Ali Şir Nevai’nin babası
  1310. ULUSU birl. Ulu/Su
  1311. ULUŞ Pay, bölüm
  1312. ULUTAN birl. Ulu/Tan
  1313. ULUTARHAN birl. Ulu/tarhan - Abbasiler dönemi, Mısır valisi
  1314. ULUTAŞ Birl. Ulu/Taş - Öteki adı da, Kür Han olan bu kişi, Karakıtaylar devletinin kurucusu ve ilk hanı olup, "Türkçülük" düşüncesinin, o dönem koşullarına göre değerlendirildiğinde, ilk fikir babası sayılır.
  1315. ULUTAY birl. Ulu/Tay
  1316. ULUTOY birl. Ulu/Toy
  1317. ULUTOYUN birl. Ulu/Toyun - Yakut destanlarında, kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen Tanrı
  1318. ULUYÜZ birl. Ulu/Yüz - Üç ana kazak boyundan biri
  1319. UMAK Irk, soy, kemik
  1320. UMAN Umutlu, bekleyen
  1321. UMANÇ 1- Umutluluk 2- İntizar
  1322. UMAR Umutlu
  1323. UMARBAY birl. Umar/bay
  1324. UMARHAN birl. Umar/Han - Tuna Bulgarları hanlarından
  1325. UMARKAN birl. Umar/Kan
  1326. UMAY Koruyucu, şefkatli, iyiliksever - Eski dönem, Tanrıçalarından ( Halen, Altay ve tüm Kuzey Türkleri arasında çocukları sevip, koruduğuna inanılır)
  1327. UMDI Arzu, beklenti
  1328. UMDU Ümit, ümitli
  1329. UMUCA Umutlu bekleyiş
  1330. UMUÇ Rica, yakarış, beklenti
  1331. UMUG 1- Ümit, destek, dayanak 2- Sığınma, iltica
  1332. UMUNÇ Rica, beklenti
  1333. UMUR Umar, ümitli - Aydınoğulları dönemi beylerinden (Umur Bey)
  1334. UMUŞ Beklenti
  1335. UMUT Umuş, ümit, beklenti
  1336. UNAT Doğru, yerinde, uygun, olgun, yeterli
  1337. UNGAN (Ungan) 1- Bağlı, bağımlı 2- Bahtiyar, doğru yolda olan
  1338. UR 1- Uğur, baht, mutluluk 2- Vur, vurmak, darbe
  1339. URAGUT Dişi, üretken, tohum, tohumluk
  1340. URAK Orak, doğrayıcı, biçici - Altınordu hanlarından, Al Çığır’ın oğlu
  1341. URAL 1- Vur 2- Or-Al
  1342. URAN 1- Savaş narası, nara 2- Vuran, vurma eyleminde bulunan, döven 3- parola - Başkurtları, oymak beylerinden
  1343. URANALP birl. Uran/Alp
  1344. URANBAY birl. Uran/Bay
  1345. URANBEK birl. Uran/Bek
  1346. URANHAN birl. Uran/han
  1347. URANKAN birl. Uran/Kan
  1348. URANKILIÇ birl. Uran/Kılış
  1349. URANKUL Birl. Uran/Kul
  1350. URANKULU birl. Uran/Kuli
  1351. URAS 1-Kut, baht, mutluluk 2- Ateş bakışlı
  1352. URAZ Uras, kut, baht - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  1353. URAZKUL birl. Uraz/Kul
  1354. URAZLI Mutlu, bahtiyar
  1355. URBALA birl. Ur/Bala
  1356. URBERK birl. Ur/Beğ
  1357. URGU (Urku) - Kırgızların, İçgilik oymağı, dip dedelerinden
  1358. URKAN birl. Ur/Kan
  1359. URKU Uğur, baht, talih
  1360. URKUTİGİN birl. Urku/Tigin - Göktürkler dönemi prenslerinden. Kürşad’ın yeğeni, Tulu Han’ın oğlu
  1361. URPAK (Urpağ) 1- Evlat, uşak 2- Kibar, nazik
  1362. URTEKİN birl. Ur/tekin - Altay destanlarında adı geçen bir bey
  1363. URTİMUR birl. Ur/Timur - Cuci Han’ın torunlarından
  1364. URUĞ (Uruk)
  1365. URUK 1- Boy, ok, ulus 2- Vuruk, vurgun
  1366. URUKALP birl. Uruk/Alp
  1367. URUKAY birl. Uruk/ay
  1368. URUKBAY birl. Uruk/Bay
  1369. URUKBİGE birl. Uruk/Bike
  1370. URUKER birl. Uruk/Er
  1371. URUL 1- Tür, cins 2- Örs
  1372. URULU Cins, soylu
  1373. URUM 1- Şeref, onur, haysiyet 2- Meleke, beceri, yatkınlık
  1374. URUMDAY Panzehir ve tedavi için kullanılan bir taş
  1375. URUN 1- Orun, şeref, itibar 2- Miktar, adet
  1376. URUNÇA 1- Şerefli, onurlu 2- Emanet, rehin
  1377. URUNGU 1- Şeref, onur, haysiyet, onurlu davranış 2- Eğitim ve talim kılıcı
  1378. URUNGUŞAD birl. Urungu/Şad - Göktürk prenslerinden. Kürşad’ın oğlu
  1379. URUNKOCA birl. Urun/Koca - Tuman Han’ın torunlarından
  1380. URUS 1- Orus, uras, uraz) 2- Uruş, kırış, savaş - Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, Bayoğlu ve Aday oymakları, dip dedelerinden
  1381. URUSİNAL birl. Urus/İnal - Kırgız, oymak beylerinden
  1382. URUSHAN birl. Urus/han - 1- Oğuznamede Yafes’in oğullarından. Türk’ün kardeşlerinden 2- Kıpçak hanlarından. Cuci Han’ın torunu
  1383. URUSKUŞ birl. Urus/Kuş - Türkmenlerin, Yaymut ve Bayramşahlı oymakları, dip dedelerinden
  1384. URUŞ Vuruş, döğüş, kırış, savaş
  1385. URUŞALP birl. Uruş/Alp
  1386. URUŞBAY birl. Uruş/Bay
  1387. URUŞBEK birl. Uruş/Bek
  1388. URUŞHAN birl. Uruş/Han
  1389. URUŞKAN Savaşçı, cengaver
  1390. URUT 1- Aşama, merhale 2- Amaç, maksat, hedef
  1391. URUZ 1- Uraz, uras 2-Vuruş, döğüş - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey. Kazan Beğ’in oğlu, Basat’ ın babası
  1392. US Öz, töz, yeti, anlayış gücü, akıl, zeka, uzluk
  1393. USAL birl. Us/Al
  1394. USALDI birl. Us/Aldı
  1395. USALMIŞ birl. Us/Almış
  1396. USAN Uslu, akıllı, usta, uzman
  1397. USANAR birl. Us/Anar
  1398. USANBAY birl. Usan/Bay
  1399. USARI birl. Us/Arı
  1400. USARIK birl. Us/Arık
  1401. USBAY birl. Us/Bay
  1402. USBEK birl. Us/Bek
  1403. USBOL birl. Us/Bol . . Dahi, üstün zekalı
  1404. USER birl. Us/Er
  1405. USERBAY birl. Us/Erbay
  1406. USLU Akıllı, uzman, üstad
  1407. USLUAY birl. Uslu/Ay
  1408. USLUGÜN birl. Uslu/Gün
  1409. USLUĞ (Uslu)
  1410. USLUHAN birl. Uslu/Han
  1411. USLUM Becerikli, mahir
  1412. USLUY Deneyimli, tecrübeli
  1413. USUK Uslu, akıllı, zeki
  1414. USUN 1- Uzun, uzman, derin, engin, deneyimli 2- Gerçek, sahih
  1415. USUNUZLUĞ birl. Usun/Uzluk - karahanlılar dönemi, vezirlerinden
  1416. USUNBAY birl. Usun/Bay
  1417. USUNBEKİ birl. Usun/Beki - Çengiz Kaan dönemi (Kökçü’den sonraki) başşamanı
  1418. USUNBİGE birl. Usun/Bike
  1419. USUNER birl. Usun/Er
  1420. USUNKOCA birl. Usun/Koca
  1421. UŞAK Çocuk, genç, taze, ufaklık, (. . Uş kökünden, dağılma, parçalanma, ufalanma, Farsçadaki Uşşak ile yalnızca ad benzerliği var. Anlamlar farklı. Farsçadaki, Hizmetçi, müstahden. . )
  1422. UŞUN (Usun)
  1423. UŞUNKOCA (Usun Koca) - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1424. UTA 1- Tedavi, onarım, tamir, iyileştirme 2- Zafer, galibiyet
  1425. UTABAY birl. Uta/Bay
  1426. UTACI Doktor, eczacı, iyileştirici
  1427. UTAMAN 1- Utkan, galip, muzaffer 2- Eczacı, doktor 3- Edeoli, mahçup, sıkılgan
  1428. UTAN 1- Galip, muzaffer 2- Utanma, ar, mahçubiyet
  1429. UTANGAN Utangaç, mahçup, kendi kendini sıkan
  1430. UTAR 1- Yener, utkan, galip 2- İyileştirici 3- Kovalayan, takip eden - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  1431. UTAŞ 1- Yardım, imdat 2- Galibiyet, zafer, utku 3- Takip, kovalamaca - karahanlılar dönemi, bey ve komutanlarından
  1432. UTGUÇU Galip, muzaffer
  1433. UTKU Zafer, galibiyet, yenme, üstün gelme, güçlüklerden sonra ulaşılan mutlu son
  1434. UTLU 1- Galip, muzaffer 2- Sıkılgan, mahçup
  1435. UTUGLU Galip, muzaffer
  1436. UTUŞ Yenme, galibiyet, zafer
  1437. UTUZ birl. Ut/uz
  1438. UVUT Utanma duygusu, edep, ar
  1439. UYAN 1- Dikkat, itina, dikkatlilik, tedbir 2- İman, inanç
  1440. UYANIK Dikkatli, tedbirli
  1441. UYAR Uyumlu, uygun
  1442. UYAV Uyanık, fatin, ferasetli
  1443. UYDAÇI Mürşid, yol gösteren, öğretmen
  1444. UYGAN 1- Uyumlu, geçimli, uysal 2- Bağlı, tabi, muti
  1445. UYGANBAY birl. Uygan/Bay
  1446. UYGANBEK birl. Uygan/Bek
  1447. UYGAR (Uygur) çağdaş, uyumlu, uygun, uyarlı, medeni
  1448. UYGU Ahenk, uyum
  1449. UYGUL Uyumlu
  1450. UYGUN 1- Yakışıklı, güzel, elverişli 2- Geçimli, dirlikçi, imtizaçlı
  1451. UYGUR (uygar) - Türk boyları içinde, bu günkü anlamda bir kentleşmeye ilk başlayan Türk boyu. Kağıdı, akapunkturu, matbaayı, tekstil sanayiini ve daha birçok buluşu gerçekleştiren Türk boyu
  1452. UYGURALP birl. Uygur/Alp
  1453. UYGURBAY birl. Uygur/Bay
  1454. UYGUT Uyumlu, ahenkli, uygar
  1455. UYGUTALP birl. Uygut/Alp - Otmanlıların ilk dönem bey ve komutanlarından
  1456. UYLAŞ 1- Uyum, geçim, dirlik, düzen 2- Fikir, düşünce, tefekkür
  1457. UYLAŞI Uyum, geçim, barış
  1458. UYSAL uyumlu, efendi, yumuşak başlı, halim, selim
  1459. UYTUN Kutlu, mübarek
  1460. UYTUNALP birl. Uytun/Alp
  1461. UYTUNAY Birl. Uytun/Ay
  1462. UYTUNBAY birl. Uytun/bay
  1463. UYTUNBÖRİ birl. Uytun/Böri
  1464. UYUM Uygunluk, denklik, ahenk, armoni
  1465. UZ Us, öz, erk, yetme, beceri, başarı, açılma, uzama, genişleme, açılım, yayılım
  1466. UZA 1- uzay, genişlik, uzunlık, yaygınlık 2- Eski, eskiye dayalı, kadim, mazi 3- Geçiş, geçit
  1467. UZAK 1- Uzman, usta, sanatkar 2- Güçlü, egemen, başarılı
  1468. UZAKBAY birl. Uzak/Bay
  1469. UZAM Uzlanmış, ustalaşmış, usta
  1470. UZAMIŞKAĞAN birl. Uzamış/Kağan - Göktürk Kağanlarından
  1471. UZAN Uzman, usta, akıllı, bilgili, sanatçı, pir
  1472. UZAY Feza, gök boşluğu, uzamış, genişlemiş, geniş
  1473. UZBEGÜM birl. Uz/Begüm
  1474. UZBEK birl. Uz/Bek
  1475. UZBEY birl. Uz/bey
  1476. UZBİGE birl. Uz/Bike
  1477. UZDU Ezeli, çok eski, kadim
  1478. UZEL birl. Uz/El Usta, maharetli, becerikli, sanat erbabı
  1479. UZELLİ Usta, maharetli, elinden iş gelen
  1480. UZER birl. Uz/Er
  1481. UZERK birl. Uz/Erk
  1482. UZHAN birl. Uz/Han - Oğuznamede, Moğol Han’ın dört oğlundan biri
  1483. UZİL birl. Uz/İl
  1484. UZKAN birl. Uz/Kan
  1485. UZHATUN birl. Uz/Hatun
  1486. UZKUL birl. Uz/Kul
  1487. UZKULİ birl. Uz/Kuli
  1488. UZLUK İhtisas, uzmanlık - Kumanlar dönemi beylerinden
  1489. UZMA Kalifiye, uzman, pir
  1490. UZMAN Usta, pir, otorite
  1491. UZTİMUR birl. Uz/Timur - Batu Han’ın torunlarından
  1492. UZUG Uyanık, dikkatli, müteyakkız
  1493. UZUN (Usun) 1- Uzman, pir, becerikli, iş bitirici 2- yaygın, geniş 3- kalıcı, daimi - Karakoyunlular devleti hanlarından. Uzun Hasan
  1494. UZUNAY birl. Uzun/Ay - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1495. UZUNBAY birl. Uzun/Bay
  1496. UZUNER birl. Uzun/Er
  1497. UZUNERK birl. Uzun/Erk
  1498. UZUNGÜN birl. Uzun/Gün
  1499. UZUNTAY Birl. Uzun/Tay
  1500. UZUNTÖR birl. Uzun/Tör
  1501. ÜÇ Üç sayısı. (Türklerin, dokuz, kırk gibi, uğurlu saydığı sayılardan)
  1502. ÜÇAY birl. Üç/Ay
  1503. ÜÇBAY birl. Üç/Bay
  1504. ÜÇİL birl. Üç/İl - Sarı Türgişler devleti hanlarından
  1505. ÜÇKÜN birl. Üç/Gün
  1506. ÜÇOĞUL birl. Üç/Oğul . . Üçüncü oğul - Göktürkler dönemi, beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  1507. ÜÇOĞUZ birl. Üç/Oğuz
  1508. ÜÇOK birl. Üç/Ok - Oğuz boylarından
  1509. ÜÇTAMGA birl. Üç/Tamga - Kırgızların, Togay ve Girik oymakları, dip dedelerinden
  1510. ÜÇTUĞ birl. Üç/Tuğ
  1511. ÜÇURUK birl. Üç/Uruk - Özbek oymak beylerinden. Özbek oymaklarından
  1512. ÜGE (Üyge) Ünlü, meşhur
  1513. ÜGİT Öğüt, nasihat, propaganda, ajitasyon
  1514. ÜĞDÜL Bahşiş, ihsan
  1515. ÜKELGE Armağan, bahşiş
  1516. ÜLEGÜ Bölüm, kısım, pay
  1517. ÜLEŞÜR Bölüşüm, paylaşım, paylaşımcı
  1518. ÜLGEN 1- Ulu, kebir 2- İri, büyük, heybetli, geniş - Eski dönem Tanrılarından ( Türk mitolojisinde İyilik Tanrısı)
  1519. ÜLGİ Örnek, numune
  1520. ÜLGÜDÜR Örnek, numune
  1521. ÜLGÜT Örnek, numune
  1522. ÜLKE Bölüm, parça, toprak, diyar, memleket, vatan, yurt
  1523. ÜLKEM Ülke, memleket sevgisi
  1524. ÜLKEN (Ülgen)
  1525. ÜLKER 1- yıldızlar topluluğu, yıldız kümesi 2- Yedi kardeşler de denen bir yıldız grubu 3- Kadife, peşgir, gibi dokumaların üzerindeki, ince tüy, hav
  1526. ÜLKER ÇERİĞ Savaş hilesi, savaş taktiği
  1527. ÜLKÜ 1- İdeal, hedef, olacağına inanılan. . "Olan, değil, olması gereken. . " 2- Prensip, adet, düstur 10- Üleşme, bölüşme, pay, pay ortaklığı
  1528. ÜLKÜCÜ Ülkü sahibi, olması gerekeni düşünen
  1529. ÜLKÜDAŞ Aynı ülküyü benimseyen ve aynı ülküyü paylaşan kimse
  1530. ÜLKÜER birl. Ülkü/Er
  1531. ÜLKÜM Ülkü sevgisi
  1532. ÜLKÜSAY Birl. Ülkü/Say
  1533. ÜLÜGLÜ Talihli, kısmetli, bahtı açık
  1534. ÜLÜK (ülüg) Kısmet, nasip, pay
  1535. ÜLÜKBULMUŞ birl. Ülük/Bulmuş - Uygur kağanlarının ünvanlarından
  1536. ÜLÜŞ 1- Bölüş, bölüm, bölünen, pay 2- Konuk payı, komşu payı, ailenin ihtiyaçları dışında, konuk- komşu için ayrılan ve saklanan pay
  1537. ÜMİT Umut ( Türkçeden Farsçaya geçen bir sözcük)
  1538. ÜN 1- Ses, seda 2- Şöhret, nam
  1539. ÜNAL 1- Ün/Al 2- İnal (Han soyundan gelen, soylu ve imtiyazlı bey)
  1540. ÜNALDI birl. Ün/Aldı Ünlü, meşhur
  1541. ÜNALP birl. Ün/Alp
  1542. ÜNALTİGİN Birl. Ünal/Tigin
  1543. ÜNAY birl. Ün/Ay
  1544. ÜNBAY birl. Ün/Bay
  1545. ÜNDEV Namlı, meşhur
  1546. ÜNER birl. Ün/Er - Salçuklular (Berk Yaruk han) dönemi bey ve komutanlarından
  1547. ÜNERBAY birl. Üner/Bay
  1548. ÜNERSAL birl. Üner/Sal
  1549. ÜNGELDİ birl. Ün/Geldi
  1550. ÜNKUL birl. Ün/Kul
  1551. ÜNKULİ birl. Ün/Kuli
  1552. ÜNLÜ 1- Meşhur, namlı, tanınmış 2- Gür sesli, sesini duyuran
  1553. ÜNLÜER birl. Ünlü/Er
  1554. ÜNLÜSOY birl. Ünlü/Soy
  1555. ÜNSAL birl. Ün/Sal (Salmak. . dan)
  1556. ÜNSALDI birl. Ün/Saldı
  1557. ÜNSALMIŞ birl. Ün/Salmış
  1558. ÜNSAY birl. Ün/Say
  1559. ÜNSEV birl. Ün/Sev
  1560. ÜNSOY birl. Ün/Soy
  1561. ÜNÜBOL birl. Ünü/Bol
  1562. ÜNVERDİ birl. Ün/Verdi
  1563. ÜREGEN Bereketli, münbit
  1564. ÜREGİR Bolluk, bereket, üretkenlik - Oğuz boylarından
  1565. ÜREK Yürek, kalp
  1566. ÜREKALP birl. Ürek/Alp
  1567. ÜREKAY birl. Ürek/Ay
  1568. ÜREKBAY birl. Ürek/Bay
  1569. ÜREKBEK birl. Ürek/bek
  1570. ÜREKLÜ Cesur, yiğit
  1571. ÜRENTUYUN birl. Üren/Tuyun - Eski dönem, Yakut Tanrı adlarından
  1572. ÜRGAN Kıvılcım, şerare
  1573. ÜRGÜÇ Körük, demirci körüğü
  1574. ÜRK Dehşeh, korku, çekince
  1575. ÜRKMEZ Cesur, korkusuz
  1576. ÜRKMEZHAN birl. Ürkmez/Han
  1577. ÜRKMEZKAN birl. Ürkmez/Kan
  1578. ÜRKÜT Ürkütücü, dehşet verici
  1579. ÜRÜK Süregen, daimi
  1580. ÜRÜN Döl, verim, ekin, üremiş, üretilmiş olan
  1581. ÜRÜNDÜK Verimli, seçkin, güzide
  1582. ÜRÜNDÜL Seçkin, güzide
  1583. ÜRÜNG 1- Maneviyat, manevi güç, 2- Temiz, pak, pakize
  1584. ÜRÜNGAY birl. Ürüng/Ay - Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  1585. ÜSTBUĞA birl. Üst/Boğa (Üstebuğa) - Çağatay hanlarından
  1586. ÜSTE Galip, faik
  1587. ÜSTEK Üstün, galip, faik
  1588. ÜSTER birl. Üst/Er
  1589. ÜSTÜN Üstte olan, galip, faik, muzaffer
  1590. ÜSTÜNALP birl. Üstün/Alp
  1591. ÜSTÜNAY birl. Üstün/Ay
  1592. ÜSTÜNBAY birl. Üstün/bay
  1593. ÜSTÜNBEK birl. Üstün/Bek
  1594. ÜSTÜNER birl. Üstün/Er
  1595. ÜSTÜNGÜ Üstün gelme, üste çıkma, mertebe atlama, derece
  1596. ÜSTÜNKOCA birl. Üstün/Koca - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1597. ÜSTÜNSAY birl. Üstün/say
  1598. ÜSTÜNSOY birl. Üstün/Soy
  1599. ÜTEBAY birl. Üte/Bay (Ötebay) - Kırgızların, Argın oymağı, dip dedelerinden
  1600. ÜTGÜR Hızlı, seri, çabuk
  1601. ÜYEN 1- İlkeli, özüne bağlı 2- İyilik sever, temiz yürekli
  1602. ÜYGE İyi, yararlı, zararsız
  1603. ÜYGEBİGE birl. Üygen/Bike
  1604. ÜYGEN İyilik dolu, temiz kalpli
  1605. ÜYGENARIK birl. Üygen/Arık - Altay, Tuva, Sogay destanlarında adı geçen bir Tanrıça
  1606. ÜYGENBEGÜM birl. Üygen/Begüm
  1607. ÜZBE Üzgün, kızgın, dargın, darlanmış, mahzun, sıkıntılı
  1608. ÜZLÜNÇÜĞ Olağanüstü, fevkalade
  1609. ÜZÜT Can, ruh, öz, tin
  1610. VAR (Bar) Oluş, ortaya çıkış, doğuş
  1611. VARAK Menzil, varılacak yer
  1612. VARAN 1- Varlıklı, zengin 2- Sonuca ulaşan, eren
  1613. VARGI 1- Varılan yer, sonuç 2- mal, mülk
  1614. VARHAN birl. Var/han - 1- Doğu Hun devleti hanlarından 2- Çengiz kaan dönemi, Kerayet hanlarından
  1615. VARIM 1- Servet, mal, mülk 2- Evlilik çağına gelmiş kız
  1616. VARIMLU Evlilik çağına girmiş kız
  1617. VARIŞ Menzil, varılacak yer
  1618. VARIŞLI Menzil
  1619. VARLIG (Varlık) 1- Mevcudiyet, var olma hali 2- Varlık, servet, zenginlik, bütünlük 3- Evren, kainat
  1620. VAROĞUL birl. Var/Oğul
  1621. VAROL birl. Var/Ol Uzun ömür dileği
  1622. VERDİ Cömert, eli açık, bağışlayıcı, ihsanda bulunan
  1623. VERDİ HAN birl. Verdi/Han - Altınordu devleti, hanlarından
  1624. VERGİ (Bergi, birgü) 1- Huy, tabiat, yaratılış, aitlik, özellik 2- Haraç, nusum, verilen, ödenen nesne
  1625. VERİM Veriş, verme, bolluk, bereket
  1626. VURAL birl. Vur/Al (Almak. . dan)
  1627. VURGUN 1- Vurulmuş, aşık 2- Baskın, ırgalama, yağmalama
  1628. VURGUNALP birl. Vurgun/Alp
  1629. VURGUNAY birl. Vurgun/Ay
  1630. VURGUNER birl. Vurgun/Er
  1631. VURSAY birl. Vur/Say
  1632. VURTUT birl. Vur/Tut (Tutmak. . dan)
  1633. VURUŞ Savaş, döğüş, kırış
  1634. YABA (Yapa, yapu) 1- Yapı, oluşum 2- Alet, edevat - Özbeklerin, Üç Uruğ oymağı, dip dedelerinden
  1635. YABAGU Yabgu, genel vali
  1636. YABALAK (Yablak) Dayanıklı, metin, mütehammil
  1637. YABAN 1- Yabancı, yabani, vahşi 2- Yapan, yapıcı
  1638. YABASU birl. Yaba/Su
  1639. YABAY Yapay, yapan, yapıcı, yapılmış
  1640. YABGU 1- Üst düzey yönetici, genel vali 2- Merkeze bağlı, özerk, bölge yöneticisi - Göktürkler döneminde kullanılan ünvanlardan
  1641. YABGUKAĞAN birl. Yabgu/Kağan - Batı Göktürkleri, kağanlarından
  1642. YABIR 1- Yapıcı, pozitif kişilikli, aktif, çalışkan 2- Güreşçi, döğüşçü - Altay Türkleri, Tuva oymağı, dip dedelerinden
  1643. YABIRAY birl. Yabır/Ay
  1644. YABIT Yapı, yapıt, eser, mamulat
  1645. YABLAK HAN birl. (Yabalak Han) Yablak/Han - Sibir Hanlarından
  1646. YAD Yabancı, el, değişik, farklı
  1647. YADA 1- Yabancı, yabancılık 2- Büyü, sihir, büyü yapmada kullanılan bir taş
  1648. YADABÖRİ birl. Yada/Böri
  1649. YADAÇI Yaya, piyade
  1650. YADAĞ (yadağ) - Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  1651. YADAKUL birl. Yada/Kul
  1652. YADASAY birl. Yada/Say
  1653. YADEL birl. Yad/Er Gurbet, yabancı memleket
  1654. YADOBA birl. Yad/Oba
  1655. YADU Yadçı, yad edici
  1656. YAGLA Talan, yağma
  1657. YAĞADUR Yağış, yağmur, bolluk, bereket
  1658. YAĞAN (Yagan, yakan) 1- Ucu ateşli ok 2- Yağmur 3- Gökten inen nur 4- Yakın, yar, canan
  1659. YAĞANALP birl. Yağan/Alp
  1660. YAĞANAY birl. Yağan/Ay
  1661. YAĞANBAY birl. Yağan/Bay
  1662. YAĞANBEK birl. Yağan/Bek
  1663. YAĞANBORA birl. Yağan/Bora
  1664. YAĞANBUKA birl. Yağan/Boğa
  1665. YAĞANER birl. Yağan/Er
  1666. YAĞANHAN birl. Yağan/Han
  1667. YAĞANKUL birl. Yağan/Kul
  1668. YAĞANKULU birl. Yağan/Kulu
  1669. YAĞANTAY birl. Yağan/Tay
  1670. YAĞANTEKİN birl. Yağan/Tekin
  1671. YAĞANTİGİN birl. Yağan/Tigin
  1672. YAĞANTİMUR birl. Yağan/Timur
  1673. YAĞDI Yağmur, yağan
  1674. YAĞDIALP birl. Yağdı/Alp
  1675. YAĞDIBAY birl. Yağdı/Bay
  1676. YAĞDIBEK birl. Yağdı/Bek
  1677. YAĞDIKAR birl. Yağdı/Kar (kar yağarken doğan)
  1678. YAĞDIKAR HAN birl. Yağdıkar/Han - Kıpçak hanlarından
  1679. YAĞDIKAR TUGAY birl. Yağdıkar/Togay - Babür han dönemi bey ve komutanlarından
  1680. YAĞDIBASAN birl. Yağdı/Basan Düşmana baskın yapan, düşmanı yok eden - Danişmendoğulları beyliği, komutanlarından. Gümüş Tekin’in oğlu
  1681. YAĞIBASMIŞ birl. Yağı/Basmış (Yağıbasan) - Salçuklular devleti, bey ve komutanlarından
  1682. YAĞIBASTI birl. Yağı/Bastı (Yağıbasan)
  1683. YAĞISAVAN birl. Yağı/Savan Düşmanı püskürten, düşmanı kovan, kovalayan - Suriye Salçukluları dönemi, bey ve komutanlarından
  1684. YAĞISIYAN birl. Yağı/Sıyan (defeden, kovan) - Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından
  1685. YAĞIŞ (Yakız- Yavuz) Kara, yanarak kararmış, karaya çalan mec. Cesur, gözüpek, şiddetli, yaman, yiğit
  1686. YAĞIZALP birl. Yağız/Alp
  1687. YAĞIZAY birl. Yağız/Ay
  1688. YAĞIZBAY birl. Yağız/Bay
  1689. YAĞIZER birl. Yağız/Er
  1690. YAĞIZHAN birl. Yağız/Han
  1691. YAĞLAKAR (Yaylakar) birl. Yayla/Kar - 1- Uygur kağanlarının sülale adı 2- Göktürkler dönemi beylerinden, Kürşad’ın kırklarından
  1692. YAĞMA Ganimet, ganimet paylaşımı, bolluk - Oğuz Kağan dönemi, beylerinden
  1693. YAĞMIŞ Yağmakdan - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1694. YAĞMUR Yağmur yağışı - 1- Göktürkler dönemi, beylerinden Kürşad’ın kırklarından 2- Musul Salçukluları beylerinden, 3- Salçuklular (Alparslan Han) dönemi, bey ve komutanlarından
  1695. YAĞMUR HAN birl. Yağmur/Han
  1696. YAĞMURAY birl. Yağmur/Ay
  1697. YAĞMURBAY birl. Yağmur/bay
  1698. YAĞMURBEG birl. Yağmur/Beg
  1699. YAĞMURCA 1- Sessiz ve kısa süren yağmur 2- Bir geyik türü - Cuci Han’ın oğullarından. Batu Han’ın kardeşi
  1700. YAĞMURÇAK (Yağmurca)
  1701. YAĞRIK Yakarış, dilek, niyaz
  1702. YAĞRIKÇI 1- Yakarıcı, duacı 2- Faydalı, yararlı, işe yarayan - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  1703. YAĞUK (Yavuk) Sevilen, yakınlık duyulan, gönül yakınlığı
  1704. YAKA 1- Sınır, sınır bölgesi 2- Kıyı, sahil
  1705. YAKACIK Dağ eteği
  1706. YAKAK Ucu ateşli ok - Salçuklulara ad veren, Salçuk beğ’in babası
  1707. YAKAN 1- Yakıcı, yok edici 2- yağan
  1708. YAKANER birl. Yakan/Er
  1709. YAKARCA Yakan, sıcaklığı artıran
  1710. YAKARI Dua, temenni, yakarış, dilek
  1711. YAKI 1- İlaç, em 2- Yakıcı, yakan
  1712. YAKIT Yakılan, enerji, ısı kaynağı
  1713. YAKITİMUR birl. Yakı/Timur - . . Oğuz Kağan’ın torunlarından
  1714. YAKŞI Yakışıklı, güzel, çekici, yakıcı, uygun, yakışan, doğru, iyi - Salçuklular devleti bey ve komutanlarından. Demirtaş beğ’in oğlu
  1715. YAKŞIALP birl. Yakşı/Alp
  1716. YAKŞIBAY birl. Yakşı/bay
  1717. YAKŞIBEK birl. Yakşı/Bek
  1718. YAKŞIER birl. Yakşı/Er
  1719. YAKŞILIK İyilik, güzellik, uygunluk - Kırgızların, Togay, Buğu ve Kıdık oymakları, dip dedelerinden
  1720. YAKŞITAY birl. Yakşı/Tay
  1721. YAKŞITOGA birl. Yakşı/Toga
  1722. YAKŞİHAN birl. Yakşi/Han - İsfandiyaroğulları beyliği, beylerinden
  1723. YAKTU Işık, meşale, aydınlık
  1724. YAKURA Yakın, yakınlık duygusu
  1725. YAKUŞUK Yakışıklı, güzel, uygun, uyumlu
  1726. YAKUT Yakıt, enerji, yakılan - Halen Sibirya’da yaşamakta olan, en eski Türk boylarından
  1727. YAKUTALP birl. Yakut/Alp
  1728. YAKUZ (Yağız)
  1729. YALABIR Parlak, parıldayan
  1730. YALABUK Parlak, parlayan, ışık saçan
  1731. YALAP Parlak, ışıltı, ışık saçan - Eski dönem, Tanrı ad ve sıfatlarından
  1732. YALAV Alev, yalaz
  1733. YALAVAÇ (Yalvaç) - Türkmenlerin, Salur oymağı, dip dedelerinden
  1734. YALAZ 1- Yalın, çıplak, aleni 2- Yalın, parlak, ışıklı, alev
  1735. YALAZA (Yalaz)
  1736. YALAZALP birl. Yalaz/Alp
  1737. YALAZAY birl. Yalaz/Ay
  1738. YALAZBEK birl. Yalaz/Bek
  1739. YALAZBÖRÜ birl. Yalaz/Böri
  1740. YALAZBUĞA birl. Yalaz/Boğa
  1741. YALAZER birl. Yalaz/Er
  1742. YALAZHAN birl. Yalaz/Han
  1743. YALAZTİMUR birl. Yalaz/Timur
  1744. YALÇIN Dik, sarp, yukarıda, ulaşılmaz
  1745. YALÇINAY birl. Yalçın/Ay
  1746. YALÇINBAY birl. Yalçın/Bay
  1747. YALÇINER birl. Yalçın/Er
  1748. YALÇINKAYA birl. Yalçın/Kaya
  1749. YALÇINSAY birl. Yalçın/Say
  1750. YALÇINTAN birl. Yalçın/Tan
  1751. YALÇINTAŞ birl. Yalçın/Taş
  1752. YALÇINTAY birl. Yalçın/Tay
  1753. YALDIR 1- Parlak, parlayan 2- Yıldır, yıldıran, caydırıcı, ürkütücü
  1754. YALDIRALP birl. Yaldır/Alp
  1755. YALDIRAN 1- Yıldırıcı, caydırıcı, ürkütücü 2- Parlak, parlaklık veren
  1756. YALDIRAY birl. Yaldır/Ay
  1757. YALDIRIM Yıldırım
  1758. YALDIZ Yıldız, ışık saçan parlaklık, parlayan, ışıyan - Gazneliler devleti, beylerinden
  1759. YALDRUK (Yaldırık) Parlak, parlatılmış
  1760. YALGIN Serap, yanıltıcı, görüntü
  1761. YALGINAY birl. Yalgın/Ay
  1762. YALIM 1- Ateş, kıvılcım 2- Kılıcın keskin tarafı, ince ağzı 3- Yüksek kayalık
  1763. YALIMAY birl. Yalım/Ay
  1764. YALIMBAY birl. Yalım/Bay
  1765. YALIMBEK birl. Yalım/Bek
  1766. YALIMER birl. Yalım/Er
  1767. YALIMHAN birl. Yalım/Han
  1768. YALIN 1- Alev, parlaklık 2- Çıplak, net, açıkta olan, açık 3- Kınsız, kılıfsız kılıç 4- Tek başına, yalnız, korumasız
  1769. YALINALP birl. Yalın/Alp
  1770. YALINAY birl. Yalın/Ay
  1771. YALINBARS birl. Yalın/Bars
  1772. YALINBAŞ birl. Yalın/Baş
  1773. YALINBAY birl. Yalın/Bay
  1774. YALINBEK birl. Yalın/Bek
  1775. YALINBÖRİ birl. Yalın/Böri
  1776. YALINCA Yalnız, tek başına
  1777. YALINCA HAN birl. Yalınca/Han - Oğuznamede, Tatar Han’ın oğullarından
  1778. YALINÇAK Fakir, çıplak, garip, korumasız, sahipsiz
  1779. YALINER birl. Yalın/Er
  1780. YALINKARA birl. Yalın/Kara
  1781. YALINTAŞ birl. Yalın/Taş
  1782. YALINUZ birl. Yalın/Uz
  1783. YALMA Yağmurluk, pelerin
  1784. YALMAN 1- Kılıcın keskin ağzı, kılıcın uç kısmı 2- Eğimli, dik tepe
  1785. YALTUK Yalınlık, yalın olma hali
  1786. YALUNCUK (Yalınçık, yalınçak) - Dede Korkut dönemi, Dış Oğuz beylerinden
  1787. YALUNMUŞ Yalın, çıplak, saf, arınmış
  1788. YALUY Büyü, tılsım, sihir
  1789. YALVAÇ Elçi, resul, nebi, peygamber - 1- Otmanoğullarının dip dedelerinden 2- Çengiz Kaan dönemi, Türkistan valilerinden
  1790. YAM 1- Ulak atı 2- At gibi, ata benzeyen 3- Çöl, kıymık
  1791. YAMAÇ 1- Bayır, dik yokuş, dağ ya da tepenin herhangi bir yanı 2- karşı, karşısı, öteki taraf
  1792. YAMAN 1- Müthiş, dehşetli, etki ve beceri bakımından olağanüstü 2- kötü, fena, üzücü - Otmanoğullarının dip dedelerinden
  1793. YAMANHAN birl. Yaman/Han
  1794. YAMANAY birl. Yaman/Ay
  1795. YAMANBAY birl. Yaman/Bay - Kırgızların, Togay, Buğu ve Kıdık oymakları, dip dedelerinden
  1796. YAMANBEK birl. Yaman/Bek
  1797. YAMANBÖRÜ birl. Yaman/Böri
  1798. YAMANBUĞA birl. Yaman/Boğa
  1799. YAMANER birl. Yaman/Er
  1800. YAMANSAY birl. Yaman/Say
  1801. YAMANTİMUR birl. Yaman/Timur
  1802. YAMÇI 1- Ulak, postacı 2- Ulak atı, postacı atı 3- Yağmurluk 4- Kalın, kolsuz yelek, kuzu derisiyle kaplı giysi
  1803. YAMI 1- Ulak atı 2- Çöp, kıymık 3- İtibar, nüfuz
  1804. YAMTAR 1- Yaman, güçlü, kuvvetli 2- Yağmurluk 3- Obur, iştahlı - Göktürkler dönemi, beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  1805. YAMUN Denetleyici, murakıp, müfettiş
  1806. YANAÇI (Yanaç) Canip, candan
  1807. YANAĞ (Yanak) Yanak, kısım, yan
  1808. YANAR 1- Işıltı, ışık 2- Ateşli, sıcak kanlı, heyecanlı
  1809. YANARAY birl. Yanar/Ay
  1810. YANARBAY birl. Yanar/Bay
  1811. YANARBEK birl. Yanar/Bek
  1812. YANARBUĞA birl. Yanar/Boğa
  1813. YANARDAĞ birl. Yanar/Dağ Volkan - Kırgız oymaklarından
  1814. YANARHAN birl. Yanar/Han
  1815. YANARKAN birl. Yanar/Kan
  1816. YANARKUL birl. Yanar/Kul
  1817. YANARTAN birl. Yanar/Tan
  1818. YANARTAŞ birl. Yanar/Taş
  1819. YANARTAY birl. Yanar/Tay
  1820. YANAŞIK 1- Ev kızı 2- Evlatlık alınmış, kız çocuğu
  1821. YANBAŞ Sadık, bağlı, yakın, yanında, yanı başında, vefakar
  1822. YANÇ (Yanıç) Hilal, yarım ay biçiminde
  1823. YANÇI At zırhı
  1824. YANÇUK (Yancık) At zırhı, at örtüsü
  1825. YANÇUR birl. Yan/Çur - Kıpçak hanlarından. Çuci Buğa Han’ın oğlu
  1826. YANDAŞ Yanında duran, destekleyen, taraftar
  1827. YANDIK Heybetli, gösterişli, azametli
  1828. YANDU İnançlı, inanmış, imanlı
  1829. YANGAK 1- Yanak 2- yanık, sevdalı - Türkmenlerin, Göklen oymağı, dip dedelerinden
  1830. YANGAL Isı, hararet, ateş, ateşlilik
  1831. YANGIBEK (Yengibek) birl. Yangı/Yengi/Beğ - Babür Han dönemi bey ve komutanlarından
  1832. YANGIR Hazin söz, dokunaklı söz, hazin konuşma
  1833. YANI Cilve, işve, can yakıcılık
  1834. YANIK Sevdalı, aşık, istekli
  1835. YANIKER birl. Yanık/Er
  1836. YANIŞIK (Yanaşık)
  1837. YANIT 1- Ödül, mükafat 2- Karışık
  1838. YANK (Yang) Metod, tarz, usul
  1839. YANKU (Yankı) Aksi seda, eko
  1840. YANKUÇİ Mübaşir, mahkeme memuru
  1841. YANTIR Şehla, şehla gözlü
  1842. YANTUK Gösterişli, azametli
  1843. YANTUT Bedel, tazminat
  1844. YANUÇ İnce, zayıf, narin
  1845. YANUK 1- Esmer tenli, kara 2- Tutgun, aşık, sevdalı
  1846. YANUKAY birl. Yanuk/Ay
  1847. YANUKBAY birl. Yanuk/Bay
  1848. YANULMAS Yanılmaz, deneyimli ve bilgili otorite
  1849. YANUT 1- Yanıt, karşılık 2- Ödül, mükafat
  1850. YAPA 1- Yaba, yapma, çaba, enerji 2- Bütün, hep, bütünlük 3- Vefa
  1851. YAPAGI Yapağı
  1852. YAPAN 1- Yapıcı 2- Yaban, vahşi
  1853. YAPAR Yapıcı, üretken, olumlu
  1854. YAPARLI Olumlu, yapıcı
  1855. YAPI Mamul, yapılmış
  1856. YAPINÇ (Yapınçak) Yapılmış, mamul, üretilmiş
  1857. YAPRAK (Yapurgak) Ağaç ve çiçek yaprağı
  1858. YAPRAKÇIĞ birl. Yaprak/Çığ
  1859. YAPSIK Memnuniyet, neşe, meftunluk
  1860. YAPŞIN Yapıcı, olumlu, becerikli
  1861. YAPURGAK (Yaprak)
  1862. YAR (Yarı) 1- Uçurum, dik bayır 2- Tanzim, tertip, organizasyon
  1863. YARAGU Yarar, fayda, faydalı, yararlı
  1864. YARAĞ (Yara, yarag) 1- yarar, fayda, faydalı, yararlı 2- Silah, zırh, kalkan
  1865. YARAŞUK Uyumlu, ahenkli, barışsever
  1866. YARAŞUR Uygun, münasip, layık
  1867. YARATGAN Yaratan, yaratıcı
  1868. YARATU Yaratma, tertipleme, düzenleme
  1869. YARATUN Yaratıcı, tertipli, düzenli, örgütlü
  1870. YARATUR Yaptırır, yaptırımcı, buyurucu, örgütleyici
  1871. YARAY Usta, ehil, beceri sahibi
  1872. YARAYLI uygun, münasip, yararlı
  1873. YARBAY birl. Yar/Bay
  1874. YARÇI Ortak, şerik, hissedar
  1875. YARDAK Yardımcı, asistan, muavin, refik
  1876. YARGAN 1- yararlı, faydalı, güvenilir, yakın 2- Koruyucu, muhafazakar 3- Mahkeme, yüksek mahkeme
  1877. YARGAN TARKAN Yargan/Tarkan - Bilge Kağan dönemi beylerinden
  1878. YARGI Hukuk, hüküm, mahkeme, adalet
  1879. YARGIALP birl. Yargı/Alp
  1880. YARGIBAY birl. Yargı/Bay
  1881. YARGIBEK birl. Yargı/Bek
  1882. YARGICI (yarguçu, yagıçı, yargıç) Yargıç hakim, yargı mercii - Otmanlıların, ilk dönem bey ve komutanlarından
  1883. YARGIÇ Yargıcı, hakim
  1884. YARGIÇU Yargıç
  1885. YARGIER birl. Yargı/Er
  1886. YARGIHAN birl. Yargı/Han
  1887. YARGIN (yarkın) 1- Gün ışığı 2- Şimşek, çakın 3- Canan, arkadaş, dost 4- Güleryüzlü, mütebessim
  1888. YARGITAN birl. Yargı/Tan
  1889. YARGITAY birl. Yargı/Tay
  1890. YARGUÇİ yargıcı, yargıç, hakim
  1891. YARIM 1- Yapıcı, yaparlı 2- yarış, müsabaka 3- Bölüm, bölünmüş - Türkmenlerin, Çavdur oymağı, dip dedelerinden
  1892. YARIP Yarı, yarım, bölük, bölünmüş
  1893. YARIŞ 1- Bölüş, bölüm 2- Müsabaka, karşılıklı, ileriye atılma
  1894. YARIZ Yarıcı, seri, çabuk, hızlı
  1895. YARKIN (Yargın)
  1896. YARKINBAY birl. Yarkın/Bay
  1897. YARKINBEK birl. Yarkın/Bek
  1898. YARKINER birl. Yarkın/Er
  1899. YARLIG 1- Bağışlama, acıma 2- Ferman, buyruk
  1900. YARLIGAÇ İnayet, yardım, bağış, merhamet
  1901. YARLIGAMAS Acımasız, acımaz, bağışlamaz
  1902. YARLIGAMIŞ Bağışlayıcı, merhametli, rahman
  1903. YARLIGAN Rahman, bağışlayıcı
  1904. YARLIGAR Bağışlayıcı
  1905. YARLIGASUN Bağışlayıcı, rahman
  1906. YARLIK 1- Esirgeme, bağışlama 2- Buyruk, ferman
  1907. YARLUĞ İrade, istem, buyruk
  1908. YARLUK Muhtaç, yoksul
  1909. YARLUKA Bağış, lütuf, koruma
  1910. YARMAKAN (Yarmayan) Armağan, hediye
  1911. YARP (yarıp) Durgun, sabit
  1912. YARPAN (Yarban, yarıban) Sabit, sakin, kendi halinde - Kırgızların, Togay, Sarı ve Bağış oymakları, dip dedelerinden
  1913. YARŞI Hissedar, ortak
  1914. YARTIM 1- Kısım, bölük, fırka 2- yardım, inayet, destek
  1915. YARUK 1- Işık, ziya, nur 2- Zırh, koruyucu - Salçuklular dönemi, Halep valilerinden
  1916. YARUKBAY birl. Yaruk/Bay - Türkmenlerin, Teke ve Toktamış oymakları, dip dedelerinden
  1917. YARUKTAŞ birl. Yaruk/Taş - Salçuklular devleti, komutanlarından. Merv valilerinden
  1918. YARUKTEKİN birl. Yaruk/Tekin - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  1919. YASA (Yasağ, yasak) Yasa, kanun, nizam, kural, kaide, yasak
  1920. YASABAY birl. Yasa/Bay
  1921. YASABEK birl. Yasa/Bek - Otmanoğullarının, dip dedelerinden
  1922. YASABUĞA birl. Yasa/Boğa - Kıpçak hanlarından
  1923. YASAÇU (Yasacı) 1- Parlamenter, Yasa yapan, yasa koyucu 2- Yasaya bağlı, yasal
  1924. YASAĞ yasak, yasa
  1925. YASAĞUL (Yasavul)
  1926. YASAHAN birl. Yasa/han
  1927. YASAKUL birl. Yasa/Kul
  1928. YASAKBEK (Yasabek)
  1929. YASAL 1- Disiplin, sıra, saf, ordunun yürüyüş düzeni 2- Yasalara uygun, nizami
  1930. YASAN 1- Tertip, düzen, tasarı, plan 2- İşaret, alamet, bünyan, karar
  1931. YASAR (Yasur) yasaya uyan, yasayı uygulayan - Çengiz Kaan’ın Tatar kökenli evdeşi
  1932. YASATAN 1- Yasalara saygılı 2- Yasa/Tan
  1933. YASATUR birl. Yasa/Tur Yasaya bağlı, yasayı uygulayan - İlhanlılar devleti, Anadolu beylerbeyi
  1934. YASAVUL Yasayı korumak ve uygulamakla görevli memur. Zabıta, polis - İlhanlılar (Olcaytu Han) dönemi bey ve komutanlarından
  1935. YASAVUR (Yasavul)
  1936. YASGUÇ Nikap, gizlilik
  1937. YASUGAN (yasakan) birl. Yasa/Kan - Çengiz Kaan’ın Tatar kökenli evdeşi. (Bazı kaynaklarda "yasdır" olarak geçer)
  1938. YASUGAY (yesugey, yasakay)
  1939. YASUN (Yisun, İsun) Doğa, tabiat
  1940. YASUT (yasıt) Onur, şeref, haysiyet
  1941. YASVUL (Yasavul) 1- Polis, bekçi 2- Mübaşir
  1942. YAŞ Yaşam, ömür, dirilik, aydınlık, tazelik, ışımak, gelişim, yeşil, yeşillik, gençlik
  1943. YAŞAGU Ömür, yaşam, canlılık
  1944. YAŞALP birl. Yaş/Alp
  1945. YAŞAM Hayat, ömür, dirlik
  1946. YAŞAR Ömür, yaşam, hayatta kalış. (çocukları sık ölen, ya da fazla yaşamayan ailelerin, yeni çocuklarına verdikleri, Turan, Turmuş, Tokta vb. adlardan)
  1947. YAŞAR ALP birl. Yaşar/alp
  1948. YAŞARAY birl. Yaşar/Ay
  1949. YAŞARBAY birl. Yaşar/Bay
  1950. YAŞARBEK birl. Yaşar/Bek
  1951. YAŞARŞAD birl. Yaşar/Şad - Göktürk prenslerinden. Kürşad’ın ağabeyi
  1952. YAŞASAY birl. Yaşa/Say
  1953. YAŞASUN birl. Yaşa/Sun
  1954. YAŞAY birl. Yaş/Ay
  1955. YAŞER birl. Yaş/Er
  1956. YAŞERK birl. Yaş/Erk
  1957. YAŞERKE birl. Yaş/Erke
  1958. YAŞIL 1- Yeşil renk mec. Tazelik, gençlik, zindelik 2- Yeşillik, çimenlik
  1959. YAŞIN 1- Gizlilik, gizem 2- Şimşek, çakın
  1960. YAŞIT 1- Genç, körpe, taze 2- Eş, denk, eşit
  1961. YAŞLAK Giz, sır, esrar, gizli kalması gereken
  1962. YAŞMUT birl. Yaş/Mut - Diyarbakır ve Azerbaycan valilikleri de yapmış olan, İlhanlı, prenslerinden. Kulagu Han’ın oğullarından
  1963. YAŞRU Giz, gizlilik, gizem
  1964. YAŞUK 1- Işık, ışın, şua 2- Aşkın, aşık, aşmış
  1965. YAŞURGAN Ketum, sıkı ağızlı, sır vermez
  1966. YATAĞAN (yatağan, yatakan) 1- Kama türünde, iki tarafı da kesen bir bıçak 2- Tembel, miskin Borcunu ödemeyen, üstüne yatan (Uygurlarda)
  1967. YATI Yatık, meleke, beceri, el yatkınlığı - Altay Türkleri, Kunanda oymağı, dip dedelerinden
  1968. YATKIN Yatık, yatan, uygun, uygunluk
  1969. YATMAN Muti, efendi, uyumlu, itaatkar
  1970. YATUK 1- Yatkın, becerili, meleke sahibi 2- Tembel, ağırkanlı 3- Türklerin İslamiyet’e geçtikten sonraki dönemlerde, göçebe ve şamanist oğuzların, kentlerde yaşayan, Oğuz ve öteki Türk boyları için kullandıkları sıfatlardan
  1971. YATUK HAN birl. Yatuk/Han - Kazan hanlarından
  1972. YAVÇIN (Yatçın) Konuk, yatıya gelen konuk
  1973. YAVGA Soy, sop, nesil
  1974. YAVNIK Sevinç, neşe
  1975. YAVRİ Zayıf, güçten düşmüş
  1976. YAVRU Zayıf, bakıma muhtaç, ilgi ve bakım bekleyen
  1977. YAVUK Yakın, yakında duran, yakınlık duyulan, sevgili
  1978. YAVUZ (Yağız) Kara. Mec. Sert, şiddetli, dehşetli, gözükara, yaman - Otmanlı padişahı 11. Selim’in ünvanlarından
  1979. YAVUZHAN birl. Yavuz/han
  1980. YAY 1- Yaz mevsimi 2- Silah, ok atmaya yarayan, gergin ip, gerginlik
  1981. YAYAK yaya, piyade
  1982. YAYBEGÜM birl. Yay/Begüm
  1983. YAYBİKE birl. Yay/Bige
  1984. YAYBUKA birl. Yay/Boğa
  1985. YAYGARU Bahar, ilkbahar, yaza doğru giden zaman
  1986. YAYGIN Yayık, yayılmış
  1987. YAYGIR (Yaykır) Uzay, sema, yıldızlar alemi
  1988. YAYIK 1- Yaygın, geniş, genişlemiş 2- Tufan, deprem 3- Altay destanlarında adı geçen, Tanrı Bayülken’in oğullarından
  1989. YAYIN Serap, feyezan
  1990. YAYKIRU Sema, feza, uzay
  1991. YAYKUT birl. Yay/Kut
  1992. YAYLA Yaz yeri, yazlık. Bahar, yaz aylarını geçirmek için çıkılan, yüksek dağlık bölge
  1993. YAYLAERİ birl. Yayla/Eri Yaylada yada yaylaya çıkarken doğan çocuklar için kullanılan adlardan
  1994. YAYLAK Yayla, yazlık, sayfiye - Nogay hanlığı hanlarından, Nogay Han’ın evdeşi (Yaylak Hatun)
  1995. YAYLIM Yayılım, yayılma yeri, otlak, mera
  1996. YAYMUT birl. Yay/Mut Yaz sevinci - Türkmen oymak beylerinden ve oymaklarından
  1997. YAYSAY birl. Yay/Say
  1998. YAYSEV birl. Yay/Sev
  1999. YAYSUN birl. Yay/Sun
  2000. YAYUÇI Yayıcı, dağıtıcı, haber yollayan, propaganist
  2001. YAYUK 1- Yayvan, yayık, uçsuz bucaksız, geniş 2- Deprem, yer sarsıntısı
  2002. YAZAL Takı, süs, ziynet, mücevher
  2003. YAZARBAY birl. Yazar/Bay
  2004. YAZDIÇ Anıt, kitabe
  2005. YAZGAN Yazan, yazıcı, yazgıyı tayin eden - Eski dönem Tanrı ad ve sıfatlarından
  2006. YAZGANALP birl. Yazgan/Alp
  2007. YAZGANAY birl. Yazgan/Ay
  2008. YAZGANBAY birl. Yazgan/Bay
  2009. YAZGANBEK birl. Yazgan/Bek
  2010. YAZGANER birl. Yazgan/Er
  2011. YAZGANKULU birl. Yazgan/Kulu
  2012. YAZGI 1- Yazı, kader, mukadderat, alın yazısı 2- Tanrısal, ilahi
  2013. YAZGU (Yazgı)
  2014. YAZGULU Talihli, bahtı açık
  2015. YAZIÇU Yazıcı, katip
  2016. YAZIM Yazgı, mukadderat
  2017. YAZIN 1- Yaz vakti, bahar vakti 2- Kader, alın yazısı
  2018. YAZINÇ Kader, alın yazısı, yazgı
  2019. YAZIR 1- Çok ülkeler gezmiş, görmüş 2- Çok ülke fethetmiş, fatih 3- yazar, yazıcı, katip - Dede Korkut dönemi, Oğuz beylerinden
  2020. YAZUCUALP birl. Yazucu/Alp
  2021. YAZUK Günah, ayıp, suç
  2022. YAZUKER birl. Yazuk/Er
  2023. YALIKSUZ Günahsız
  2024. YEDEN 1- Yedeği olan, yedeğine alan, tedbirli 2- Yetkin, yeterli, usta
  2025. YEDİTAG birl. Yedi/Dağ
  2026. YEDİ URUK (Yedi Uruğ) - Kazakların, Kiçiyüz bölüğü, oymaklarından
  2027. YEĞ (Yek, yeke) 1- Yüksek, ala, etfal, iyi, daha iyi 2- Soylu, asil, seçkin, güzide, mümtaz
  2028. YEĞEN 1- Yeğ, üstün tutulan, yeğin, yeğlenmiş 2- Kardeş çocuğu (Babası ya da anası ölmüş, ya da uzakta olup da yakın akrabaları tarafından yetiştirilen çocuklar için kullanılan adlardan) 3- Güveyi, damat
  2029. YEĞEN ALP birl. Yeğen/Alp
  2030. YEĞEN SİLİG birl. Yeğen/Selig - Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  2031. YEĞENAY birl. Yeğen/Ay
  2032. YEĞENBEK birl. Yeğen/Bek
  2033. YEĞENBOĞA birl. Yeğen/Boğa
  2034. YEĞENBÖRİ birl. Yeğen/Böri
  2035. YEĞENÇİK (Yeğencik) - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2036. YEĞENER birl. Yeğen/Er
  2037. YEĞİN 1- Üstün, faik 2- Bereketli 3- Çok güçlü, hızlı, şiddetli
  2038. YEĞİNHAN birl. Yeğin/Han
  2039. YEĞİNALP birl. Yeğin/Alp
  2040. YEĞİNBAY birl. Yeğin/Bay
  2041. YEĞİNBEK birl. Yeğin/Bek
  2042. YEĞİNEK 1- Yığınak, küme 2- Üstün, faik, daha iyice - 1- Salçuklular dönemi, bey ve komutanlarından 2- Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey
  2043. YEĞİNER birl. Yeğin/Er
  2044. YEĞİNHAN birl. Yeğin/Han - Çin’de hükümet etmiş, Türk hanlarından
  2045. YEĞİNTİMUR birl. Yeğin/Timur
  2046. YEĞNİ 1- hafif 2- Alçak gönüllü, mütevazı
  2047. YEĞNİK (Yeğni)
  2048. YEĞREK (Yekrek) Etfal, evla, iyi, üstün
  2049. YEĞİTAN (Yektan) birl. Yeğ/Tan
  2050. YEKE (Yeğ) - Göktürk beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  2051. YEKE YOSUN birl. Yeke/Yosun - Uygur kağanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  2052. YEKEBAY birl. Yeke/Bay
  2053. YEKEBUĞA birl. Yeke/Boğa - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2054. YEREKOCA birl. Yeke/Koca - Babür han dönemi, ünlü deniz komutanı
  2055. YEREKUL birl. Yeke/Kul
  2056. YEKEKÜLÜG birl. Yeke/Külüg - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2057. YEKREK Evla, iyi, üstün, daha iyi
  2058. YEKSAY birl. Yek/Say
  2059. YEKSEK Tedbirli, ihtiyatkar
  2060. YEKÜL (Yeğül) Yeğni, faik, üstün, muzaffer
  2061. YEL Rüzgar, esi
  2062. YELARSLAN birl. Yel/Arslan
  2063. YELAY birl. Yel/Ay
  2064. YELBARS birl. Yel/Bars
  2065. YELBATU birl. Yel/Batu
  2066. YELBATUR birl. Yel/Batur
  2067. YELBAY birl. Yel/Bay - Mısır-Türk kölemenleri devleti, bey ve komutanlarından
  2068. YELBEK birl. Yel/Bek
  2069. YELBÖRİ birl. Yel/Böri
  2070. YELBUĞA birl. Yel/Boğa - Mısır-Türk kölemenleri devleti, Suriye valisi ve komutanlarından
  2071. YELÇİ Yel gibi, hızlı - . . Timur Kürkan han dönemi, bey ve komutanlarından
  2072. YELEÇ Havadar, yel alan
  2073. YELEGEN Hızlı, süratli, yel gibi
  2074. YELEĞİN Yel alan yer, rüzgarlı yer
  2075. YELEK 1- yel gibi, hızlı 2- Okun arkasına takılan tüy, denge tüyü 3- Kolsuz ve yakasız üst giyeceği
  2076. YELEKİN (Yeleğin) Rüzgarlı, yel esen yer, yel alan yer
  2077. YELEN 1- Arzu, istek, dilek 2- Fırtına
  2078. YELER birl. Yel/Er
  2079. YELES Yel esintisi, havadar, rüzgarlı
  2080. YELESDİ birl. Yel/Esti
  2081. YELESEN birl. Yel/Esen
  2082. YELESER birl. Yel/Eser Esintili, havadar, yel esen. .
  2083. YELESEY birl. Yel/Esey Yel esintisi - Kırgız oymak beylerinden
  2084. YELESİ birl. Yel/Esi
  2085. YELESİN birl. Yel/Esin
  2086. YELİM Hareket, eylem, devinim
  2087. YELİN 1- Yel uğrağı, yel alan yer 2- Yel değişi, yel teması
  2088. YELİNCE birl. Yel/İnce (Meltem)
  2089. YELİNCE HAN birl. Yelince/han - Oğuznamede, Boğa Han’ın oğlu. Tatar Han’ın torunu
  2090. YELİS Havalı, havadar, rüzgarlı
  2091. YELİZ birl. Yel/İz Havadar, rüzgarlı, havalı
  2092. YELKARA birl. Yel/Kara
  2093. YELKİM Havadar, havası güzel yer
  2094. YELKİN 1- Konuk 2- Hızlı, yol gibi
  2095. YELKÖK (Yelgök) birl. Yel/Kök, gök - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2096. YELKUTLUĞ (Yelkutlu, Yelkutluk) birl. Yel/Kutluğ
  2097. YELME Öncü, yol gösteren, mihmandar
  2098. YELSALU birl. Yel/Salı salmak. . . dan - Yalınçak Han’ın oğullarından
  2099. YELSAY birl. Yel/Say
  2100. YELSEV birl. Yel/Sev
  2101. YELTAN birl. Yel/Tan
  2102. YELTAY birl. Yel/Tay
  2103. YELTEKİN birl. Yel/Tekin - Abbasiler, (Mu’tasım) dönemi, Fergana valiliği yapmış bir Türk beyi
  2104. YELTUTAR birl. Yel/Tutar
  2105. YELUZ birl. Yel/Uz
  2106. YEN 1- Yenmek, alt etmek 2- Deri 3- Yeni, yenilik, orijinal
  2107. YENAL birl. Yen/Al
  2108. YENCİLEK Hafif, yeğin, narin, ince
  2109. YENDÜN Tercih, seçim, referans
  2110. YENER Yenmek. . . den
  2111. YENGİ 1- Yeni, orijinal 2- Zafer, utku
  2112. YENGİALP birl. Yengi/Alp
  2113. YENGİAY birl. Yengi/Ay
  2114. YENGİBAY birl. Yengi/Bay
  2115. YENGİBEK (Yangıbek) birl. Yengi/Bek
  2116. YENGİÇAÇAM birl. Yengi/Çaçam
  2117. YENGİÇİCİ (Yengi Çiçim) birl. Yengi/Çiçi-çiçim - . . Babür Han’ın kız yeğeni.
  2118. YENGİER birl. Yengi/Er
  2119. YENİN Galip, muzaffer, utkan
  2120. YENİSEY birl. Yeni/Say
  2121. YENİŞ Galebe, galibiyet, utku
  2122. YENOL birl. Yen/Ol
  2123. YENTİMUR birl. Yen/Timur - Yisun Timur Han, dönemi, saray nazırlarından.
  2124. YENTÜR Kalender
  2125. YENÜL Mutevazı, alçak gönüllü
  2126. YEPREM Aktif, faal, becerikli, çalışkan
  2127. YER BAYIRKU birl. Yir/Bay/Urku
  2128. YERBEK birl. Yer/Bek
  2129. YERÇİ Başkan, yol gösteren, mürşid.
  2130. YERÇİLİG İzci, takipçi
  2131. YERGİN Mahzun, hüzünlü, bitkin, yere bakan, boynu bükük
  2132. YERİNÜR Durağan, üşengeç, müşkülpesent
  2133. YERKARA birl. Yer/Kara (Kara toprak) - Altay destanlarında adı geçen bir bey
  2134. YERÜNMES Hamarat, çalışkan, vurdumduymaz
  2135. YESUGA (Yesuge, yasagay) Yasa, yasak, yasaya bağlı, yasadan yana - Tuman Han’ın oğullarından
  2136. YESUGENBAGATUR birl. Yesuken/Bagatur - Karayetler devleti beylerinden
  2137. YESUGEY (Yasagay) birl. Yasağ/Ay - Çengiz Kaan’ın torunlarından. Kubilay Kaan’ın kardeşi
  2138. YESUGEY BAGATUR birl. Yasugay/Bagatur - Çengiz Kaan’ın babası
  2139. YESUKAN BEGÜM birl. Yasugan/Begüm
  2140. YESUKEN (Yasuga, yasag, yasa) Yasa, yasak, yasalı, yasaya bağlı - Bahatur Han’ın oğullarından
  2141. YESUNTİMUR (Yisun Timur, İsen Timur) - Çengizoğullarının son dönem hanlarından
  2142. YEŞİL (Yaşil) 1- Tazelik, taze, körpe 2- Çimen, çimenlik
  2143. YEŞİM Eski dönemlerde, Türklerce kutsanmış, değerli taş
  2144. YET (yeti, yete) Kudret, kuvvet, güç, yeterlilik, yetenek, beceri, maharet
  2145. YETEK Gaye, emel
  2146. YETEN Yeterli, yetkin, usta
  2147. YETER Yeterli, yetkin, uzman, usta
  2148. YETGİN (Yetkin) Çok çocuklu ailelerin, doğan çocuklarının sonuncu olması dileği ile verilen adlardan
  2149. YETİ 1- yetenek, kabiliyet 2- Yetkin, kamil, olgun, becerikli, mükemmel 2- Etki, etkileyici 3- Yitik, kayıp, harcanmış, zayi olmuş
  2150. YETKİN HAN birl. Yetkin/Han
  2151. YETİKARA 1- Yedi/Kara 2- Yeti/Kara - Yenisey yazıtlarında adı geçen bir bey
  2152. YETİKAY birl. Yetik/ay
  2153. YETİKBARS birl. Yetik/Bars
  2154. YETİKBUĞA birl. Yetik/Boğa
  2155. YETİKKOCA birl. Yetik/Koca
  2156. YETİKOZAN birl. Yetik/Ozan
  2157. YETİKTİMUR birl. Yetik/Timur
  2158. YETİKULİ birl. Yeti/Kuli
  2159. YETİKUZ birl. Yetik/Uz
  2160. YETİŞGİN (yetişkin) Yetişmiş, olgun, kamil, mükemmel, yetenekli
  2161. YETİZ Hazır, amade, yeterli, olgunluğa ermiş
  2162. YETKİ Sorumluluk, maharet, iş bitirme gücü
  2163. YETKİN 1- yetişkin, ehil, uzman, yeterli 2- Etkileyici, çekici, mükemmel
  2164. YETKİNALP birl. Yetkin/alp
  2165. YETKİNAY birl. Yetkin/Ay
  2166. YETKİNBAY birl. Yetkin/bay
  2167. YETKİNER birl. Yetkin/Er
  2168. YETKİNHAN birl. Yetkin/Han
  2169. YETMEN Olgun, gelişkin, uzman, yeterli, yetenekli
  2170. YEYGÜ Armağan, bahşiş, ihsan
  2171. YEYİ (Yeğ, yeke)
  2172. YEYİN Galip, kavi, üstte olan
  2173. YEYNİ Ehven, iyi
  2174. YEYREK Makbul, kabul gören, beğeni toplayan
  2175. YEYTEM Eski, kadim
  2176. YIBAR 1- Koku, parfüm 2- Kokulu mum
  2177. YIĞ Yığılı, toplu, birikim
  2178. YIĞAÇ 1- Ağaç 2- Erkeklik organı 3-Yığıcı, toplayıcı - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  2179. YIĞAÇHAN birl. Yığaç/Han - İlhanlılar dönemi, beylerinden
  2180. YIĞAN (Yıkan) 1- Yığıcı 2- Yıkıcı
  2181. YIĞANTEKİN birl. Yığan/Tekin - Karahanlılar dönemi bey ve komutanlarından
  2182. YIĞIN Birikim, kitle, yığılı olma hali, yığılmış, istifli
  2183. YIĞINAK Toplum, kitle
  2184. YIĞINCA Genel, teamül, sosyal kural, toplumun benimseyip uyguladığı kurallar
  2185. YIĞLINÇ (Yığlınçı) İffetli, edepli, namuslu
  2186. YIĞNAK Yığın, yığınak, toplum, cemaat
  2187. YIĞRIK Mahçup, utangaç
  2188. YIKIN (yığın) Afet, yıkım , zarar
  2189. YIKINÇ Yıkmış, yıkıcı - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2190. YIKMIŞ Yıkıcı, devirici, güçlü
  2191. YILBARS birl. Yıl/Bars
  2192. YILDIKU Yıldız, yıldız kümesi - Atilay Han’ın son evdeşi. (Bu adı ona Atilay Han vermiş)
  2193. YILDIR Yıldırıcı, ürkütücü, heybetli, dehşetli, şiddetli, gözükara, korkusuz
  2194. YILDIRALP birl. Yıldır/Alp
  2195. YILDIRAN Ürkütücü, korkutucu, heybetli, gösterişli
  2196. YILDIRAY birl. Yıldır/Ay
  2197. YILDIRBAŞ birl. Yıldır/Baş
  2198. YILDIRBAY birl. Yıldır/bay
  2199. YILDIRBEK birl. Yıldır/Bek
  2200. YILDIRGAN Yıldıran, ürküten, korkutan, şaşalı, gösterişli
  2201. YILDIRHAN birl. Yıldır/han
  2202. YILDIRIM (Yaldırım) 1- Berk, yüksek voltajlı elektrik 2- Göz kamaştırıcı, ışık, aşırı parlaklık - Otmanlı hanlarından 1. Bayezit’in ünvanı
  2203. YILDIRKAN birl. Yıldır/kan
  2204. YILDIZ Yaldız, parlak ışık, parlayan, ışıyan - Türk mitolojisinde, Böritiçine’nin oğullarından
  2205. YILDIZAY birl. Yıldız/ay
  2206. YILDIZER birl. Yıldız/Er
  2207. YILDIZHAN birl. Yıldız/han - 1- Oğuz Kağan’ın oğullarından 2- eski dönem Tanrıçalarından
  2208. YILDURU Berrak, net, temiz, billur
  2209. YILGI Yılma, dehşet, ürküntü
  2210. YILGIN Yılmış, ürkek, bezgin
  2211. YILIĞ Yılgın, yılmış, yılık
  2212. YILKI 1- At, at yavrusu 2- At sürüsü
  2213. YILMA 1- Yılmaz, azimli, dayanıklı, cesur, korkusuz 2- Dik yokuş, dağ yamacı
  2214. YILMABEK birl. Yılma/Bek
  2215. YILMABÖRİ birl. Yılma/Böri
  2216. YILMABUĞA birl. Yılma/Boğa
  2217. YILMASIN Yılmaz, korkusuz
  2218. YILMAZ Gözüpek, korkusuz, batur, dayanıklı, azimli
  2219. YILMAZBAY birl. Yılmaz/bay
  2220. YILMAZER birl. Yılmaz/er
  2221. YILTAŞ birl. Yıl/Taş - Altay Türkleri, Kişiler oymağı, dip dedelerinden
  2222. YILTAN birl. Yıl/Tan
  2223. YILTAY birl. Yıl/Tay
  2224. YIRAGU Yırcı, çalgıcı, enstrüman çalan, müzisyen
  2225. YIRAK Irak, uzak, mesafeli
  2226. YIRI Sol, sol taraf, tek taraf, tek taraflı
  2227. YIRIM 1- Solak 2- Yarım 3- yurt, toprak - Göktürkler dönemi, beylerinden. Kürşad’ın kırklarından
  2228. YIŞ (Yaş, yaşıl) Orman, yeşillik içindeki bölge
  2229. YIŞIK 1- Tulga, demir örgülü tulga 2- ışık
  2230. YİBEK Ateşli, hararetli, heyecanlı
  2231. YİGE Dayanıklı, kavi, metin
  2232. YİĞENÇUR birl. Yiğen, yeğen/Çur - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2233. YİĞENEK 1- Toplum, kitle, cemaat 2- Yeğen, yeğencik - Salçuklular dönemi, beylerinden
  2234. YİĞİN Daha iyi, sıkı, dayanıklı, üstün, tercih edilir
  2235. YİĞİT 1- Yeğ, yiğ, iyi, daha iyi, sıkı, sağlam, güçlü, batur, cesur 2- Delikanlı, cıvan, genç 3- Koca, eş
  2236. YİLUN (Yulun) İri, heybetli, gösterişli, cesim
  2237. YİLUNTEKİN birl. Yilun/Tekin - Dokuz Oğuz destanında adı geçen bir bey. Buğu Han’ın torunu
  2238. YİNAL İnal
  2239. YİNÇKE İnce, zarif, narin
  2240. YİNÇKELÜ Nazik, anlayışlı, kibar
  2241. YİNÇÜ 1- İnce, zarif 2- İnci
  2242. YİNDEK Daimi, ebedi, sürekli, kalıcı
  2243. YİR Yer, toprak, arazi, arz, yeryüzü, dünya
  2244. YİRÇİ Kılavuz, izci, rehber, yer bilen, yer bildiren
  2245. YİRDEŞ Yurttaş, hemşehri, aynı toprağı paylaşan
  2246. YİRDİNÇÜ (Yirtinçü) Evren, kainat
  2247. YİRGA Mesut, mutlu, mutluluk dolu
  2248. YİRTİNÇÜ Evren, kainat
  2249. YİSUN (yasun, yosun) Doğa, tabiat, yeşillik - Çengiz Kaan dönemi bilginlerinden
  2250. YİSUNAY birl. Yisun/Ay
  2251. YİSUNBOĞA birl. Yisun/Boğa - Çağatay hanlarından
  2252. YİSUNBUDAK birl. Yisun/Budak - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey
  2253. YİSUNER birl. Yisun/Er
  2254. YİSUNTİMUR birl. Yisun/Timur - Çağatay hanlarından. Çağatay han’ın torunu
  2255. YİTER Varis, mirasyedi
  2256. YİTİK 1- Yetik, olgun 2- Keskin 3- Kayıp
  2257. YİTİRMİŞ Yitik, kayıp, kaybetmiş, yoksul
  2258. YİTÜT Meziyet, maharet, beceri
  2259. YİZEK Askeri kılavuz, öncü
  2260. YOĞANAK Yığınak, kütle
  2261. YOĞÇI Yoğ’çu, yun yapan, yokluk çeken, yas tutan, yasçı
  2262. YOĞUN Kalın, gür, iri, sık, sıkı, cüsseli, fazla, fazlalaşmış, katılaşmış
  2263. YOĞUNALP birl. Yoğun/Alp
  2264. YOĞUNAY birl. Yoğun/Ay
  2265. YOĞUNBAY birl. Yoğun/Bay
  2266. YOKUŞ Yukarı, yukarı doğru çıkan, dik yol, bayır - Tiyeli Türkleri, oymak beylerinden
  2267. YOL Üzerinden gidilen. . . mec. 1- Kut, mut, baht, yazgı, kader 2- Örf, adet, töre, gelenek teamül, ilke, tarz, gidişat
  2268. YOLA 1- Örf, adet, usul, erkan 2- Meşale, kandil - Bulgar hanlığı dönemi, bey ve komutanlarından
  2269. YOLAÇ Yol gösterici, mihmandar, rehber, önder, öncü
  2270. YOLAÇAN birl. Yol/Açan Önder, öncü
  2271. YOLAÇBEK birl. Yolaç/Bek
  2272. YOLAÇBÖRİ birl. Yolaç/Böri
  2273. YOLAÇHAN birl. Yolaç/Han
  2274. YOLAK birl. Yol/ak 1- Dürüst, namuslu, temiz 2- Çığır, yenilik, gidişat 3-Kısa yol, kestirme yol
  2275. YOLALDI birl. Yol/Aldı 1- İlerleme kaydeden, gelişen, uzman, profesyonel 2- Terbiyeli, yola gelmiş, geleneklerine bağlı
  2276. YOLAY birl. Yol/Ay - 1- Kazak hanlığı dönemi, beylerinden (Çariçe Katerina’ya isyanıyla ünlenmiş bir Türk beyi) 2- Manas destanında adı geçen bir bey
  2277. YOLBAK (Yolbaka, yolbakan) Konuksever, misafirperver
  2278. YOLBİLİR birl. Yol/Bilir Görgülü, bilgili, usul erkan sahibi
  2279. YOLBUĞA birl. Yol/Boğa - Baybars Han’ın komutanlarından
  2280. YOLÇU 1- Önder, başkan, şef, lider 2- Peygamber, nebi 3- Gelenekçi, muhafazakar 4- Yolcu, yola çıkmış, yolunda giden
  2281. YOLDAM 1- Uysal, yola gelen, yolunda giden 2- Usul, metod, tarz
  2282. YOLDAN
  2283. YOLDAŞ Aynı yolun yolcusu, aynı yolu paylaşan, aynı yola gönül vermiş, aynı yola baş koymuş, aynı, töre ya da prensipler üzerinde, fikir ve gönül birliği eden, çok yakınlaşmış dost, dava arkadaşı
  2284. YOLDAŞBEGÜM birl. Yoldaş/begüm
  2285. YOLER birl. Yol/Er
  2286. YOLERİ birl. Yol/Eri 1- Töreye bağlı, edep erkan sahibi, bilgili, deneyimli 2- Tarikat ehli, tarikata ya da bir şeyhe bağlı kişi
  2287. YOLKUL birl. Yol/Kul
  2288. YOLKULA birl. Yol/Kula - Kıpçak hanlarından. Toktamış han’ın babası ( Bazı kaynaklarda, "yolkulu" olarak geçiyor. )
  2289. YOLKULU birl. Yol/Kulu mec. Töreye ve kurallara bağlı, irşad olmuş
  2290. YOLLUK (Yolluğ) 1- Kutlu, mübarek 2- Olgun, ergin 3- Halas bulmuş, huzura kavuşmuş, mesut, bahtiyar
  2291. YOLOĞLU birl. Yol/Oğlu 1- Fedai, sedengeçti 2- Adak, adanmış, kurban 3- Bağlı, kendini töreye ya da şeyhe bağlamış
  2292. YOLSAY birl. Yol/Say
  2293. YOLSEV birl. Yol/Sev
  2294. YOLTAY birl. Yol/Tay - Manas destanında adı geçen bir bey
  2295. YOLUKARSLAN birl. Yoluk/Arslan - Kırman salçukluları, beylerinden. Melik Arslan’ın oğlu
  2296. YOLUM Usul, kaide, prensip
  2297. YONAT Tam, eksiksiz, kusursuz
  2298. YONCA Sulu yerlerde yetişen bir bitki türü
  2299. YONGA (Yonca)
  2300. YORÇI (Yorçu)
  2301. YORÇU 1- Askeri kılavuz, öncü, yol gösteren 2- Yorumcu, yorumlayan, eleştirmen
  2302. YORDAM 1- Alışkanlık, eğilim, usul, meleke, beceri 2- Jest, eda, işve, naz
  2303. YORGA (Yurga) Rahvan giden at
  2304. YORNUK İstirahat, istirahatgah, dinlenme yeri
  2305. YOSUNBUKA birl. Yisun/Buğa - Koço Uygurları, prenslerinden
  2306. YOVAŞ (Yavaş) Çelebi, efendi, ağırbaşlı, halim
  2307. YÖĞRÜK Yörük, göçebe
  2308. YÖNDEM (Yöntem) Usul, tarz, teamül, töreye uygun biçimde olan - Harzemler devleti beylerinden
  2309. YÖNET 1- Biçim, tarz, yöntem 2- uygun, uyumlu, uysal, geçimli
  2310. YÖNTEM (Yöndem)
  2311. YÖNTEN Uslup, tarz, biçim
  2312. YÖRGENÇ Dağ dönemeci, dağ yolu
  2313. YÖRTEM Usul, biçim, tarz
  2314. YÖRÜK (Yöğrük, yürük) Yürüyen, yürüyücü, göçen, göçücü, göçebe
  2315. YÖYEN Mevsim, sezon
  2316. YUDUM (Yutmak. . . dan)
  2317. YUĞAK Bir su kuşu
  2318. YUĞKA İnce
  2319. YUĞRUŞ (Yukruş, Yukruç) Eskiden, halktan biri olmasına rağmen, gösterdiği performans ve yararlılıklardan sonra, bey mertebesinde değerlendirilerek, devletin üst düzey kademelerinde görev alan kişi.
  2320. YULA 1- Su kaynağı, yerden fışkıran su, göze 2- Işıldak, ışık veren, meşale, kandil
  2321. YULAK (Yula)
  2322. YULU Adalet
  2323. YULYU (Yulu, yuluk, Yulug) 1- Yardımcı, yardımsever, fedakar, adil 2- haraç, cizye, vergi 3- traş, traşlı, bakımlı 4- Yağma, yağmacı
  2324. YULUĞ TİGİN birl. Yuluğ/Tigin - Bilge Kağan ve Kül Tigin’in yeğeni
  2325. YULUĞBİRİM birl. Yuluğ/Birim - Uygurlar döneminde alınan mahsul vergisi
  2326. YULUK 1- Traşlı, matruş, bakımlı 2- Yağmacı
  2327. YULUK ARSLAN birl. Yuluk/Arslan - Artukoğulları beylerinden. İlgazi Beğ’in oğlu.
  2328. YULUM 1- Fedakar, yardımsever 2- Yolcu, yoluna bağlı, töresine bağlı
  2329. YULUMHAN birl. Yulum/ Han - Buhara hanlığı, hanlarından.
  2330. YULUMBAY birl. Yulum/Bay
  2331. YULUN Yolcu, yola giden
  2332. YUM Mutluluk, neşe, ferahlık, rahatlık
  2333. YUMAK Yumlu, yumulu
  2334. YUMLU Mutlu, kutlu, mübarek, huzurlu
  2335. YUMRU 1- Yumulu, yumuk, yumruk 2- İri, heybetli, gösterişli - Göktürkler dönemi beylerinden. Kürşad’ın kırklarından.
  2336. YUMUK Gül, goncagül
  2337. YUMUŞ (Yumuç) 1- Söz, öğüt, nasihat 2- Emir, ferman, buyruk 3- Müjde, müjdeli haber 4- Yumuk, yumulmuş, yumruk
  2338. YUMUŞAY birl. Yumuş/Ay
  2339. YUMUŞBAY birl. Yumuş/Bay
  2340. YUMUŞER birl. Yumuş/Er
  2341. YUMUŞGA Bir dağ yemişi
  2342. YUMUŞHAN birl. Yumuş/Han
  2343. YUMUTGAN Yapıcı, birleştirici, pozitif kişilik
  2344. YUNAK Üzerinde çamaşır döğülen ve yıkanan, büyük taş parçası
  2345. YUNMUŞ Yıkanmış, temiz, titiz, arık
  2346. YUNT 1- Çadır, oba, ev, yurt, vatan 2- Terbiyesi tamamlanmamış, yarı yabani at 3- Uygarlık, medeniyet
  2347. YUNTAL birl. Yunt/Al
  2348. YUNTBAY birl. Yunt/Bay
  2349. YUNTBİL birl. Yunt/Bil
  2350. YUNTER birl. Yunt/Er
  2351. YUNTSAY birl. Yunt/Say
  2352. YURÇI 1- Becerikli, mahir 2- Yirçi, yer gösteren, rehber
  2353. YURDAER birl. Yurda/Er
  2354. YURDAKAN birl. Yurda/Kan
  2355. YURDAKUL birl. Yurda/Kul
  2356. YURDUM Vatanım
  2357. YURGA Rahvan giden at.
  2358. YURT 1- Vatan, kutsanmış toprak 2- Kaynak, asıl, kök 3- Uygarlık, medeniyet 4- Çadır, oba, ev
  2359. YURTAL birl. Yurt/Al (. . almak. . dan)
  2360. YURTALP birl. Yurt/Alp
  2361. YURTAN birl. Yurt/An
  2362. YURTAY birl. Yurt/Ay
  2363. YURTBAY birl. Yurt/Bay
  2364. YURTBEK birl. Yurt/Bek
  2365. YURTBİLDİ birl. Yurt/Bildi
  2366. YURTER birl. Yurt/Er
  2367. YURTERİ birl. Yurt/Eri
  2368. YURTHAN birl. Yurt/Han
  2369. YURTKAN birl. Yurt/Kan
  2370. YURTLAK Yurt, vatan, sonradan yurt edinilmiş yer, yurtlaştırılmış yer.
  2371. YURTNOYAN birl. Yurt/Noyan - Nogay hanlığı dönemi, beylerinden.
  2372. YURTSAY birl. Yurt/Say
  2373. YURTSEV birl. Yurt/Sev
  2374. YUTLUK Kayıp, zarar
  2375. YUTUM Yudum, damla, tike, parça
  2376. YUVANÇ Teselli
  2377. YUVANIŞ (Yuvanç, yavanıç)
  2378. YÜCE Yüksek, ulu, alicenap, haşmetli
  2379. YÜCEL Yücelik, ululuk, haşmet.
  2380. YÜĞNEK Alçak gönüllü, mütevazı. - Dede Korkut destanlarında adı geçen bir bey.
  2381. YÜĞNÜK Salih, temiz
  2382. YÜĞRÜK Yürük.
  2383. YÜĞÜNT Reverans, selam
  2384. YÜKNÜ Secde, secdede olan
  2385. YÜKSEL Yükseklik, ululuk, büyüklük
  2386. YÜKSELAY birl. Yüksel/Ay
  2387. YÜKSELEN Ulu, kişi.
  2388. YÜKSELGÜN birl. Yüksel/Gün
  2389. YÜKSELİŞ Büyüklük, ululuk, ikbal
  2390. YÜKÜN Baş eğme, saygı duruşu, tazim. ( Kuran’ın ilk çevirisinde, İ. S. 10. Yz. Bu sözcük, "Namaz" karşılığı olarak da kullanılmıştır. )
  2391. YÜKÜNÇ Eğilme, reverans
  2392. YÜKÜNGEN Eğilen, reverans yapan, saygılı
  2393. YÜKÜNTÜR Baş eğdirir, diz çöktürür.
  2394. YÜKÜNÜK Eğilme, reverans
  2395. YÜKÜNÜR İbadet eden
  2396. YÜLEK Okun arkasındaki, denge tüyü.
  2397. YÜLEK HAN birl. Yülek/Han
  2398. YÜLEKBAY birl. Yülek/Bay
  2399. YÜLEKBEGÜM birl. Yülek/Begüm
  2400. YÜLEKBİGE birl. Yülek/Bike
  2401. YÜNKÜL Hafif, narin
  2402. YÜRE Daire, helezon, çember
  2403. YÜREĞİR Yürekli, cesur
  2404. YÜREKLİ Cesur, korkusuz.
  2405. YÜRİK Yaşam, hayat, , ömür, geçim.
  2406. YÜRÜKALP birl. Yürük/Alp
  2407. YÜRÜKBİGE birl. Yürük/Bike
  2408. YÜLÜK (Yülek)
  2409. YÜLÜK ARSLAN birl. Yülük/Arslan - Uygur yazıtlarında adı geçen bir bey.
  2410. YÜRÜKBİLGE birl. Yürük/Bilge
  2411. YÜRÜKER birl. Yürük/Er
  2412. YÜRÜKTİMUR birl. Yürük/Timur - Koço Uygurları, prenslerinden.
  2413. YÜRÜM Yaşam, hayat, ömür
  2414. YÜZAK birl. Yüz/Ak Masum, günahsız.
  2415. YÜZAKI birl. Yüz/Akı Masumiyet, tgemizlik, namus, namusluluk, başarı, beceri
  2416. YÜZAY birl. Yüz/Ay
  2417. YÜZBAY birl. Yüz/Bay
  2418. YÜZBEG (Yüzbek-Yüzbey) birl. Yüz/Beg, bek, bey - Babür Han dönemi bey ve komutanlarından.
  2419. YÜZBEGÜM birl. Yüz/Begüm
  2420. YÜZBİKE birl. Yüz/Bike
  2421. YÜZHANIM birl. Yüz/Hanım
  2422. YÜZKARA birl. Yüz/Kara
  2423. YÜZLÜG (Yüzlüg, yüzlük) Soylu, dürüst, namuslu.
  2424. YÜZÜAY birl. Yüzü/Ay