O Göz Ki Seni Gördü

Ol göz ki seni gördi ol niye nazar itsün
Şol cân ki seni tuydı tende ne karâr itsün

Işkuna düşen âşık derdüne yanar her dem
Vaslundur ana dermân hekîm ne tîmâr itsün

Işkun ezelî şâhum yoklukda komış varı
Bu remzi duyan âşık yoklugı şikâr itsün

Sen bir ganî sultânsun bî-hadd ü bî-pâyânsun
Vasfun kaleme sıgmaz dil niçe şümâr itsün

Bu çeşniyi tadana bu gevheri yudana
Derdüne düşen câna hekîm ne tîmâr itsün

Gerçek sana kul olan gönlini sana viren
Kendüde seni bulan kancaru sefer itsün

Bu sırrı duyan kanı key ârifise cânı
Açıldı güher kânı alana haber itsün

Bu yolda muhkem durduk nefsin boyunın urduk
Sen şâha gönül virdük düşmân ne zafer itsün

İmdi key Yûnus kalmış hazretde yüzi kara
Çün nesnesi yok müflis neyile bâzâr itsün

N'itsün bu Yûnus n'itsün bu yola niçe gitsün
Gönlini sana virüp gözlerin humâr itsün

~ Yunus Emre


(Günümüze aktarımı)
O göz ki seni gördü, o niye nazar etsin?
Şu can ki seni duydu, tende ne karar etsin?

Aşkına düşen aşık, derdine yanar her dem,
Vaslındır ona derman, hekim ne tımar etsin?

Aşkın ezeli şahım, yoklukta komuş varı,
Bu remzi duyan aşık, yokluğu şikar etsin.

Sen bir gani sultansın, hadsiz ve tükenmezsin,
Vasfın kaleme sığmaz, dil nice şümar etsin.

Bu çeşniyi tadana, bu gevheri yutana.
Derdine düşen cana, hekim ne tımar etsin.

Gerçek şaha kul olan, gönlünü sana veren,
Seni kendinde bulan, nereye sefer etsin.

Bu sırrı duyan hani, arif ise çok canı,
Açıldı gevher kanı, alana haber etsin.

Bu yolda sağlam durduk, nefsin boynunu vurduk,
Sen şaha gönül verdik düşman ne zafer etsin.

Şimdi Yunus çok kalmış, Hazrette yüzü kara,
Bir nesnesi yok müflis, neyiyle ile pazar etsin?

N'etsin bu Yunus n'etsin bu yola nice gitsin,
Gönlünü sana verip gözlerin humar etsin.