Baş /
Kur’an-ı Kerim /
35/90 - Beled (beled[iye]>şehir) Suresi (20 ayet)
| لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ | ١ | (1) Yemin ederim şu beldeye; |
| وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ | ٢ | (2) Senin de içinde oturmakta olduğun o beldeye; |
| وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ | ٣ | (3) Ana babaya ve bunlardan meydana gelen çocuklara! |
| لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ | ٤ | (4) Hiç kuşkusuz biz insanı zorluklarla mücadele etme gücüyle yarattık. |
| اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ | ٥ | (5) O, hiçbir kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? |
| يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالاً لُبَداًۜ | ٦ | (6) "Pek çok mal harcadım" diyor. |
| اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ | ٧ | (7) Onu kimsenin görmediğini mi sanıyor? |
| اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ | ٨ | (8-9) Ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi? |
| وَلِسَاناً وَشَفَتَيْنِۙ | ٩ | |
| وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ | ١٠ | (10) Ve ona iki yolu göstermedik mi? |
| فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ | ١١ | (11) Fakat o, sarp yolu göze alamadı. |
| وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ | ١٢ | (12) O sarp yol nedir, bilir misin? |
| فَكُّ رَقَبَةٍۙ | ١٣ | (13) Köle âzat etmektir. |
| اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ | ١٤ | (14-16) Veya bir kıtlık gününde yakını olan bir yetimi yahut aç açık bir yoksulu doyurmaktır. |
| يَت۪يماً ذَا مَقْرَبَةٍۙ | ١٥ | |
| اَوْ مِسْك۪يناً ذَا مَتْرَبَةٍۜ | ١٦ | |
| ثُمَّ كَانَ مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا بِالْمَرْحَمَةِۜ | ١٧ | (17) Sonra iman edip birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden ve acımayı öğütleyenlerden olmaktır. |
| اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ | ١٨ | (18) İşte bunlar hakkın ve erdemin yanında olanlardır. |
| وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ | ١٩ | (19) Âyetlerimizi inkâr edenler ise bâtılın ve erdemsizliğin yanında olanlardır. |
| عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ | ٢٠ | (20) Onların hakkı, üzerlerine kapatılmış bir ateştir. |
- Diyanet İşleri Başkanlığı mealidir.
